Animasyon

Published on Haziran 19th, 2014 | by Burak Hazine

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2 (2014)

Share Button

Eğer bundan dört sene önce birileri Oyuncak Hikayesi 3’ün animasyon Oscar’ını kazanmasını istemediyse bunun tek sebebi Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’in ne kadar başarılı bir film olduğuydu. Chris Sanders ile yazıp yönettiği ilk filmin ardından gelen devam filminde ipleri tek başına eline alan yönetmen Dean DeBlois, biraz kendisinden biraz da arkadaşından devraldığı mirası hakkıyla işleyerek küçük bir çocuk olarak yarattığı Hıçkıdık karakterini sorumlulukları olan bir yetişkine büründürüyor ve Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2 ile herkesi soluksuz bir maceraya davet ediyor.

İlk filmin yapısına ve anlatım stiline sadık kalan DeBlois, bu kez Berk halkıyla ejderhalarının nasıl barış içinde, özgürce yaşadığını anlatarak filmini açıyor. Bu barış ve özgürlük vurgusu daha sonra filmin seyredeceği ana hattın temel iki ögesini oluşturmak için de bir nevi ipucu aslında. Hemen ardından yeryüzünde türünün tek örneği olduğu düşünülen kediden-bozma-ejderha Dişsiz ile esas kahramanımız Hıçkıdık’ın dostluklarının ne kadar ilerlediğine dair, semalarda süregelen bir yolculuğa davet ediliyoruz ve böylece anlatıcı, görevini olay örgüsüne bırakıyor. Dişsiz ve Hıçkıdık, Berk’in dışındaki adaları keşfetmeye çıktığı bir gün yüzlerce ejderhaya ev sahipliği yapan devasa bir mağara keşfediyor ve o ejderhaların gözcüsü gizemli bir ejderha sürücüsü ile tanışıyor. Aynı zamanda ejderhalardan bir ordu yaratıp diğer insanlara hükmetme gayesi taşıyan Drago Kanlıyumruk’un da hem bu gizemli adadaki hem de Berk’teki ejderhalar için harekete geçtiğini öğrendiklerinde muhteşem ikili zorlu bir sınav vermek üzere yepyeni bir maceraya atılıyor.

how-to-train-your-dragon-2-film-picture-11

Serinin ilk filminin seyirciyi bu kadar kendine bağlamasındaki en büyük etmenlerden biri, hiç şüphesiz ki, filmin yalnızca çocuklar için yaratılmamış oluşuydu. Gerçi artık yapım şirketleri belli kitleleri hedeflememeyi çoktan öğrendi lakin Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2’nin öğretilerine bakacak olursak yaşı daha küçük kitleye daha fazla hitap ettiğini söyleyebiliriz. Fakat özellikle belirtmek gerekiyor ki bu durum yalnızca filmin öğretileri ile alakalı. Daha önce de çok farklı animasyonlarda karşımıza çıkan maceracı ruhlu isyankar çocuk ile korumacı ve otoriter bir baba ilişkisi Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisinde hükmetmeye devam etse de ikinci filmde özellikle sadakat, sevgi, bağlılık ve hırs gibi bir takım temel eğilimler üzerinde duruluyor. İlk filmde öznel olarak ete kemiğe bürünmüş bir kötü karakterin yokluğuyla şekillenen farklılık, ikinci filmde kötünün alası bir karakter vücut bulunca ortadan kayboluyor. Haliyle bu kanlı canlı kötü karakterin karşısında dikilen gerek kemik kadro gerekse yeni katılan karakterler arasındaki etkileşimler de bu tür temel duygular etrafında şekilleniyor. Yönetmen DeBlois’nın bu konuda yaptığı tercihlerse aynı şeyleri sık sık seyretmekten sıkılmış seyirci kitlesi için ilaç gibi gelebilir zira bu temel öğretiler filmde o kadar da göze batacak cinsten yansıtılmıyor. Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2’yi ilkine göre daha da olgunlaştıran elemanlar açık açık buna engel oluyor. İlk filme göre dozu çok daha yükseklere çıkarılmış aksiyon ve macera ögeleri, devam filminin esansiyel elementlerini oluşturuyor. Bunun yanında karakterlerin de artık olgunlaşmış ve kararlı duruşları filmin bizler için daha samimi ve gerçekçi gözükmesine imkan tanıyor. Özellikle Hıçkıdık’ın geçirdiği evrimin, ruhunda deli bir maceracıyı barındırmasına rağmen çılgınlıkla olgunluğu ideal bir çizgide buluşturacak şekilde dizayn edilmesi hayli dikkat çekici. Yeni katılan karakterlerin de filme tahmin edilenden fazla anlam yüklediğini söylemek pek ala mümkün. Yaratıcı ekibin takdir edilesi yönleri elbette bununla sınırlı değil. İlk filmde olduğu gibi çok çeşitli ejderhalar ve rengarenk, görkemli mekanlar filmin seyir zevkini katlamakla kalmıyor, yaşadığımız dünyaya lanet etmemize dahi sebep oluyor. Zaten Hıçkıdık’ın felsefesi de dikkate alındığında, ekibin aslında herkesin arzuladığı bir ütopya yarattığını iddia etmek çok da yanlış olmaz.

how-to-train-your-dragon-2-image-5

İlk film için yaptığı müziklerle özellikle beni kendisine hayran bırakan ve sürpriz bir Oscar adaylığı da kazanan John Powell, bu sefer ilham kaynağını değiştirmeden, çok daha hareketli ve filmin atmosferine uygun besteleriyle arz-ı endam ediyor. Aksiyonu ve macera ögesi bol filmi bu müzikler eşliğinde seyretmek koltuklardan biraz olsun havalanmaya yetiyor.

Tek başına değerlendirildiğinde güçlü bir animasyon, önceki film ile değerlendirildiğinde ise hiçbir zaman bitmesini arzu etmediğimiz bir serinin fazlasıyla tatmin edici devam filmi olma özelliğini taşıyan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2, Dreamworks ekibinin dört yıllık çalışmasına değmiş gibi gözüküyor. Şirketin bir diğer başarılı serisi Shrek’e rakip olmaya aday olan bu taze serisinin şimdiden heyecan duyduğumuz üçüncü filmini seyretmek için ise bu kadar beklememize gerek kalmayacak. DeBlois’nın üçüncü kez yönetmen koltuğuna oturacağı Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 3 için öngörülen vizyon tarihi 2016.

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2 (2014) Burak Hazine
Senaryo
Teknik
Seslendirme
Müzik
Yönetmen

Sonuç:

4


Kullanıcı Oyları: 4.9 (3 oy)


Yazar Hakkında

İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de 6 sene sonunda tıp doktoru oldu. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya'yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor. E-posta: info@sinematopya.com



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑