The Purge: Anarchy (2014) Arınma Gecesi: Anarşi

Geçtiğimiz sene kariyerinde ikinci kez yönetmen koltuğuna oturarak Arınma Gecesi isimli yeni bir kült eserin ilk adımı atan James DeMonaco, aslında sinemada ve edebiyatta işlenebilecek çok güzel bir malzeme ürettiğini muhtemelen bilmiyordu. Yakın gelecekte, ABD’nin seçilen yeni meclisi ile birlikte değişen yasalar gereği, insanların suça olan eğilimini azaltmak amacıyla yılın ilk ekinoksunun gecesinde, yalnızca 12 saatliğine tüm suçların serbest bırakılmasına müteakip zengin bir ailenin bu geceyi nasıl geçirdiğine tanık olmuştuk serinin bu ilk filminde. Çok geçmeden yapımcılar bu leziz fikirden ceplerini hayli dolduracak bir seri çıkacağını ön gördü ve DeMonaco ikinci kez yönetmen koltuğuna oturarak seriyi bir üst çıtaya taşıyan Arınma Gecesi: Anarşi ile karşımıza çıktı.

purge 1

Arınma Gecesi: Anarşi için yalnızca ürkütücü bir aklın gerilimi bol çerezlik ürünü demek doğru olmaz. DeMonaco’nun zekası hiç de küçümsenecek gibi değil. Herkesin ilgisini çekebilecek bir distopya yaratan yönetmen esas sınavını, elindeki malzemeyi ne yönde kullanacağıyla verecekti ve bu sınavdan alnının akıyla çıktığını söylemek yalan olmaz. İlk filmin aksine bu sefer ABD’nin büyük bir şehrinde, tüm şehir halkının bu arınma meselesinde nasıl hareket ettiğine göz atma fırsatı buluyoruz. Bir sene önce ölen oğlunun intikamını almaya çalışan bir baba, arabaları bozulduğu için arınma gecesi başladığında sokakta kalan bir çift ve kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürülmek istenen bir anne ile kızı, Arınma Gecesi: Anarşi filminin baş kahramanları oluyor. Beş karakter, bu acımasız, bir o kadar da anlamlandırılması güç gecede hayatta kalmaya çalışıyor fakat filmin göze hitap eden kısmı sadece gerilim türünü seven bünyeleri hedef alıyor. Yönetmen DeMonaco, kurguladığı senaryoyu sadece gözlere değil, zihinlere de yansıtabilmek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Son zamanlarda beyazperdede oldukça sık bir şekilde karşılaştığımız toplum eleştirisi, güçlü ile zayıfın mücadelesi, doğal seçilimin yasal zemine oturtulması meseleleri üzerinden akan Arınma Gecesi: Anarşi, açıkçası kendi sınırları dahilinde bu mevzular üzerine güzel çıkarımlar yapıyor. Halkın isteğiyle yine halka verilen bu ürkütücü iznin sınırları, en başta güçlüyü koruyor. Devlet erkanına zarar vermek, belli bir derecenin üstünde silah kullanmak yasak. Bankalar, bu gecenin öncesinde kasalarını boşaltıp paraları güvenli yerlerde saklıyor. İlk filmde olduğu gibi zenginler ise ya para karşılığında fakirleri arınma malzemesi olarak kullanıyor ya da çetelerle anlaşarak sokakta bulduğu insanları açık arttırmayla arınmak için satıyor. Öte yandan devlet, kentsel dönüşüme izin verilmeyen konutların sahiplerini kendi özel kuvvetlerini kullanarak bu suç gecesinde katlediyor. Halktan aldığı yetkiye dayandırdığı arınma gecesini ise nüfusu kontrol altında tutma gerekçesiyle gerçekleştirdiğini kabul ediyor. Sonuç olarak yılın 364 günü kuzu gibi hareket eden halk, yılın bir gecesinde sözde arınma sayesinde alt benliklerini (id’lerini) kontrol dışı bırakıyor.

the-purge-2-anarchy-teaser-screenshot-ritual1

DeMonaco, yarattığı distopik evrende verdiği küçük mesajlarla aslında günümüz kapitalist düzeninin gelecekte alacağı muhtemel şemalardan birini tasvir ediyor. Devletin suçla mücadele etmek adı altında ortaya koyduğu bu yeni düzene karşı çıkan muhaliflerin özellikle siyahi ırktan seçilmiş olması, yüzyıllardır süregelen güçlü-zayıf ayrımına açıkça bir gönderme barındırıyor. Filmin belki de en etkileyici sekanslarından olan açık arttırma bölümü ise bugün dahi sömürülen zayıf kesimin güçlüler karşısındaki halinin sembolik, bir o kadar da trajikomik ve çarpıcı bir betimlemesinden daha fazlası değil. Filmin zengin senaryosunda karakterlerin yaşadığı her olayın örgüsüne bakıldığında ise her zaman zayıfların/fakirlerin aleyhinde gelişmeler yaşandığını görüyoruz. Bir replikte de dile getirildiği gibi aslında hükumet, artan nüfusun kontrol altında tutulabilmesi için zenginin ayakta kalıp fakirlerin birbirleri tarafından ya da fakirlerin zenginler tarafından yok edileceği bir sistem değişikliğine gidiyor. Arınma Gecesi: Anarşi, tüm bunları anlatırken senaryonun bir takım Hollywood klişelerine takılmasını gözden kaçırabilecek kadar seyircinin kendini şımartması gerekiyor; aksi takdirde yönetmenin zekasını aşağılama gafletine düşmek işten bile değil.

Başarılı oyunculuklar ve teknik anlamda hayli doyurucu işlerle kotarılan Arınma Gecesi: Anarşi, ilk filmin kat be kat üstüne çıkan heyecan dolu ve pırıltılı yapısını muhtemelen devam filmleriyle bozacak fakat şimdilik yapılması gereken ikinci filmin tadını çıkarmak. Gerilim ve aksiyon gibi tehlikeli sularda gezen yönetmenler her zaman bu kadar ciddi toplumsal mesajlar veremiyorlar; belki DeMonaco bu açıdan en iyiyi verememiş olabilir fakat elinden geleni yaptığını düşünmemek için bir sebep yok.

Diğer yazıları Burak Hazine

Oyuncular Filmlerde Gerçek İsimlerini Kullansaydı…

Ne yazık ki insanların filmlerde Thomas Mapother IV yerine Tom Cruise ya...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir