25 Efsanevi Yönetmen-Oyuncu İşbirliği

15. John Cassavetes & Gena Rowlands (7 film)

Seyredilmeli: Faces, A Woman Under the Influence & Opening Night

John Cassavetes & Gena Rowlands

Listenin ikinci karı-koca/oyuncu-yönetmen çifti Cassavetes ve Rowlands oluyor. 1954 yılında, her ikisi de oyuncu iken tanışıp evlenen çift ilk olarak 1963 yılında, Cassavetes’in anaakıma en yakın eseri A Child is Waiting’de birlikte çalışmıştı. Bu filmde Rowlands yardımcı roldeydi, başrolde ise Judy Garland yer alıyordu. Esas patlama noktaları ise beş sene sonra Faces ile gerçekleşti. Filmin yapımı üç sene sürmüştü ve büyük bir bölümü de Cassavetes’in evinde çekilmişti. Üç Oscar adaylığı elde eden Faces, Venedik Film Festivali’nde toplamda 5 ödüle layık görülmüştü. Sonrasında yaptıkları komedi örneği Minnie and Moskovitz’i bir kenara koyarsak, 1974 tarihli A Woman Under The Influence, her ikisi için de bir dönüm noktası oldu ve Oscar’a aday gösterildiler. Rowlands, bu filmde aklını oynatan bir kadına hayat veriyordu -ki sinema tarihinin en görkemli aktris performanslarından birine imza atmıştı. Bu filmden sonra üç çalışmada daha bir arada olan ikilinin birlikteliği, Cassavetes’in 1989’da ölümüyle sona erdi.

14. Paul Thomas Anderson & Philip Seymour Hoffman (5 film)

Seyredilmeli: Boogie Nights, Magnolia & The Master

Paul Thomas Anderson & Philip Seymour Hoffman

Ölümüyle herkesi şok eden Hoffman ve yaşayan yönetmenler arasında en yenilikçi ve eleştirel dili en güçlü isimlerden Anderson’ın bir araya geldiklerinde ortaya koyduğu filmlere hayranlık beslememek mümkün değil (gerçi Hoffman’ın oynamadığı Anderson filmi sayısı yalnızca bir). Hard Eight’le başlayan işbirlikleri sayesinde Hoffman kendi gücünü tüm sinema camiasına göstermiş fakat esas patlamayı Boogie Nights ile yapmıştı. Punch-Drunk Love’da daha küçük bir rolle karşımıza çıkan Hoffman, Magnolia’da ise bir öncekine kıyasla daha sempatik bir karaktere hayat veriyordu. There Will Be Blood’da yanına bir diğer güçlü aktör Daniel Day-Lewis’i almayı seçen Anderson, sonraki filmi The Master’da Hoffman’a hayatının performanslarından birini sunma imkanı veriyordu.

13. Ingmar Bergman & Liv Ullmann (9 film)

Seyredilmeli: Persona , Cries and Whispers & Autumn Sonata

Ingmar Bergman & Liv Ullmann

Tarihin en efsanevi çiftlerinden Ingmar Bergman ve Liv Ullmann’ın beyazperde işbirliği, ortaya kendileri kadar efsanevi filmlerin çıkmasına yardımcı olmuştu. Bergman, aynı oyuncularla çalışmayı sevdiği için bu listede iki kez yer alan yönetmenlerden biri. Hayat arkadaşı Ullmann’la biri televizyon dizisi olmak üzere 9 çalışmada bir araya geldiler. 1966-1977 yılları arasında yaptıkları filmler klasik sinemanın mihenk taşları arasında yerini aldı. Aynı Max von Sydow gibi Ullmann da Bergman’ın kasvetli sineması için en uygun tercihlerden biriydi. Ünlü aktris, Bergman’la yaptığı filmler sayesinde pek çok ödüle layık görülse de ikilinin en çok sevilen ve bilinen filmi, Ullmann’ın konuşmayı kesen ünlü bir aktrise hayat verdiği Persona oldu.

12. Federico Fellini & Marcello Mastroianni (5 film)

Seyredilmeli: La Dolce Vita, 8 ½ & Ginger and Fred

Federico Fellini & Marcello Mastroianni

Fellini ve Mastroianni’nin kaderiydi birlikte çalışmak. Ünlü aktörün oyunculuk stilindeki hafif absürtlük ile Fellini’nin sürreal dokunuşları birbirini harika bir şekilde tamamlıyordu. Yönetmen, Rossellini’nin yeni gerçekçi başyapıtlarının senaristi olarak ve La Strada, The Nights of Cabiria gibi kendi filmleriyle uluslararası arenada kendini tanıtmayı başarmıştı, Mastroianni’nin şöhreti ise daha çok İtalya ile sınırlıydı. Ne zaman ki 1960 tarihli La Dolce Vita’da bir araya geldiler, o zaman her ikisinin de kariyerinde bir sıçrama yaşandı. Altın Palmiye’den tutun, pek çok ödüle kavuşan bu film tüm dünyada bir hit haline geldi. Üç yıl sonra lotoyu bir kez daha 8 ½ ile tutturdular. Bu filmler Fellini’yi bugün bilinen auteur kimliğine kavuşturdu, Mastroianni’yi ise Avrupa’nın en büyük yönetmenleriyle birlikte çalışacak üne sürükledi. 8 ½’ın ardından 17 yıl boyunca birlikteliklerine ara verseler de daha sonraki çalışmalarıyla, öncekilerin tadını yakalamayı hiçbir zaman başaramadılar. Yalnızca 1986 tarihli Ginger and Fred eski atmosferi yakalayabildiler.

11. Yasujirô Ozu & Setsuko Hara (6 film)

Seyredilmeli: Late Spring, Early Summer & Tokyo Story

Yasujirô Ozu & Setsuko Hara

12 yıl boyunca Ozu ve Hara toplamda altı film yaptılar ve bunların her biri, sinemanın en önemli eserleri arasında yerini aldı. Öyle ki Tokyo Monogatari, şimdilerde tüm dünyadan yüzlerce yönetmen arasında yapılan ankette tarihin en iyi filmi olarak kabul görmüş bulunuyor. Söz konusu altı filmin altısı da Hara’nın kariyerindeki en iyi işler olarak gösteriliyor; tesadüfe bakın ki Ozu’nun kariyeri için de Hara’yla yaptığı filmler konusunda aynı şeyi söylemek mümkün. Hara, henüz 43 yaşındayken, 1963 yılında oyunculuğu bıraktı -ki o sene Ozu da hayata gözlerini yummuştu-, bir anda halkın ve sinemaseverlerin gözünün önünden de kayboldu. Sebebi bilinmese de bu kayboluşun ardında Ozu’nun ölümüyle gelen romantik boşluk olabileceği dedikoduları dönmeye başladı. Hiçbir zaman evlenmeyen Hara, Japonya’da “ebedi bakire” olarak anılmaya başladı ve Ozu’yla beraber filmlerini çektikleri Kamakura’ya taşındı. Hala da orada yaşıyor.

Diğer yazıları Burak Hazine

The Place Beyond the Pines (2012) Babadan Oğula

2010 tarihli, farklı bir aşk bakış açısı sunan filmi Blue Valentine ile...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir