25 Efsanevi Yönetmen-Oyuncu İşbirliği

5. John Huston & Humphrey Bogart (6 film)

Seyredilmeli: The Maltese Falcon, Treasure of the Sierra Madre & The African Queen

John Huston & Humphrey Bogart

Humphrey Bogart, 30’lu yıllarda pek çok film yapmış ve Hollywood’un ünlü yönetmenleriyle çalışmıştı fakat kariyerindeki esas patlamayı yaratıp onu kültürel bir ikon haline getiren, muhteşem John Huston’ın 1941 tarihli çıkış filmi The Maltese Falcon olmuştu. En iyi film ve en iyi senaryo dahil üç Oscar ödülüne layık görülen bu filmin ardından gelen 12 yıl boyunca ikili, altı filme imza atmış ve bunlardan dördü Hollywood’un Altın Çağı diye tabir edilen dönemin klasikleri arasına girmişti. The Maltese Falcon ve Key Largo, Film Noir’nın en iyi örnekleri arasında gösterilirken The Treasure of the Sierra Madre ve The African Queen, o dönemin en büyük macera filmlerinden olmuştur. Bu son iki film ile Huston iki kez en iyi yönetmen Oscar’ı kazanmış, Bogart ise The African Queen ile en iyi erkek oyuncu kategorisinde altın heykelciğe kavuşmuştur.

4. Ingmar Bergman & Max Von Sydow (13 film)

Seyredilmeli: The Seventh Seal, The Virgin Spring & Through a Glass Darkly

Ingmar Bergman & Max Von Sydow

Listede iki kez yer alan yönetmenlerden ikincisi Ingmar Bergman ve bu seferki yoldaşı muhteşem Max von Sydow. Her ne kadar bu ikilinin yaptığı filmlerin, Bergman’ın Ullmann’la yaptığı filmlerden daha iyi olduğunu söylemek kolay olmasa da film sayısını göz önünde bulundurup Von Sydow’u daha üst sıralara koymak mantıklı geliyor. Hem ayrıca ikilinin yaptığı üç film The Seventh Seal , Wild Strawberries ve The Virgin Spring’in, Bergman’ın en çok bilinen ve övülen filmlerinden olduğu gerçeği var. Bu filmler, her ikisi için de kariyerlerinin önemli noktalarını oluşturuyor. Yaklaşık 25 yıl birlikte çalıştıktan sonra 1971 tarihli The Touch ile işbirliklerine son veren ikili, tek başlarına da harikulade işlere imza atmışlardı. Özellikle Bergman’ınkiler tüm zamanların en çok ilham veren filmlerinden bazılarını oluşturuyordu.

3. Martin Scorsese & Robert De Niro (8 film)

Seyredilmeli: Taxi Driver, Raging Bull & Goodfellas

Martin Scorsese & Robert De Niro

Scorsese’nin listede adının ikinci kez anılması elbette Robert De Niro ile birlikte olacaktı, bu konuda şüphe duyanın sinemayla ilişiği kesilse yeridir. 1973’te Mean Streets ile başlayan dostlukları sayesinde her ikisi de kariyerlerinde yükselişe geçti ve yirmi yıllık bir süreyle işbirliği yapmaya fırsatları oldu. İkinci çalışmaları Taxi Driver ise bu işbirliğinin en unutulmaz eseri olarak tarihe geçti. 1976’da Altın Palmiye’yi kazanan Taxi Driver, aynı zamanda dört kategoride Oscar’a aday gösterildi. Sıradaki film New York New York’un gişede çakılmasıyla Scorsese depresyona girdi ve kokain bağımlısı oldu. 1980’de muhteşem bir geri dönüş yaptılar ve Raging Bull ile Hollywood’un en başarılı filmlerinden birine imza attılar. De Niro, bu filmdeki performansı ile Oscar heykelciğini kucakladı. Sekiz yıllık bir ara vermeden önce kara komedi türündeki The King of Comedy’yi yaptılar ve 1990’da Goodfellas ile tekrar rüzgar estirdiler. Cape Fear ve Casino’nun ardından Scorsese’nin De Niro ile çalıştığı bir film olmasa da yönetmenin gelecek projelerinde yine bir araya gelecekleri söylentileri var.

2. Akira Kurosawa & Toshirô Mifune (16 film)

Seyredilmeli: Rashomon, Seven Samurai & Yojimbo

Akira Kurosawa & Toshirô Mifune

Kurosawa ile Mifune’nin işbirliği 17 yıldan uzun bir süreye yayılan efsanevi bir dostluktan köken alıyor. Bu süreye 16 film sığdıran ikili, böylelikle Kurosawa’nın tüm filmografisinin yarısını birlikte geçirmiş oluyor. İlk çalışmaları olan 1948 tarihli Drunken Angel’da Mifune başrolde olmamasına karşın yönetmeni o kadar etkiliyor ki Kurosawa, filmde pek çok kez odağına bu yan karakteri alıyor. Japonya’da büyük bir gişe başarısı yakalayan filmin ardından 1949’da Stray Dog ile tekrar bir araya geliyorlar; bu sefer Mifune başrolde yer alıyor. İki yıl sonra uluslararası arenada her ikisini de tanınan bir yüz haline getiren Rashomon, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü kucaklıyor. Sinema dünyasında çok önemli bir ilham kaynağı olan film, ikili için sinemada samuray dönemini de başlatmış oluyor. Dört yıl sonra gelen The Seven Samurai ise Kurosawa ve Mifune’nin en büyük şöhrete sahip filmi olarak parlıyor. Throne of Blood, The Hidden Fortress, Yojimbo, Sanjuro ile devam eden filmografileri, Red Beard ile sona eriyor. Eleştirmenlere göre Kurosawa’nın kariyerindeki en iyi dönem, Rashomon ile Red Beard arasındaki 15 sene, -yani Mifune ile çalıştığı dönem. Ve şunu da eklemek gerekir ki Mifune’nin oyunculuk kariyeri boyunca yaptığı 170 kadar film arasında Kurosawa ile yaptıkları, ona en büyük başarıyı ve şöhreti getirenler oldu. Tarihin en büyük sinema birlikteliklerinden biri.

1. Yasujirô Ozu & Chishû Ryû (52 film)

Seyredilmeli: Late Spring, Early Summer & Tokyo Story

Yasujirô Ozu & Chishû Ryû

Evet, yanlış görmüyorsunuz. Ozu ile Ryû’nun birlikte çalıştığı film sayısı tamı tamına elli iki. Ozu’nun sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden biri olduğunu düşünürsek, üstüne Ryû ile yaptığı film sayısını eklersek bu işbirliğinin listenin zirvesinde yer alması kadar doğal bir şey yok.

Ozu’nun yönetmenliğini yaptığı 54 filmden 52’sinde boy gösteren Ryû için efsanelerin efsanesi bir Japon aktör demek yalan olmaz. 64 yıllık bir oyunculuk kariyerine sahip olan Ryû, 34 yılını Ozu gibi büyük bir yönetmenle geçirdi: Kendi kariyerinin başladığı 1928’den Ozu’nun yaşamının sonlandığı 1962’ye kadar. Bu iki sinemacının isimlerinin birbirleriyle anılması kadar doğal bir şey yok aslında. Her ne kadar Ozu’nun vefatının artından ünlü oyuncu 30 sene daha bu sektörde yer alsa da kariyerinin en unutulmaz ve başarılı işlerini usta yönetmenle birlikte yapmıştı. Sinema tarihinin en görkemli birlikteliğini Ozu ve Ryû’nun yaşadığını söylemek kadar doğal bir şey yok.

Diğer yazıları Burak Hazine

Altın Küre Tahminleri ve Beklentileri

Yaklaşık 90 kişiden oluşan Hollywood Yabancı Basın Birliği’nin (HFPA) bu yıl 70....
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir