Altın Palmiye’nin En İyileri

Eğer bir oyuncunun gözü paradan başka bir şey görmüyorsa, kariyerinin zirve noktası kazanacağı bir Oscar heykelciğinden ibarettir. Bir yönetmen adını tarihe altın harflerle yazdırmak istiyorsa elde edebileceği en büyük onur Altın Palmiye’yi kaldırmaktır. Türkiye sinemasından Yılmaz Güney, Şerif Gören ve Nuri Bilge Ceylan’ın tadabildiği bu sinemanın en büyük ödülü, 70 yıla yakın bir süredir dünya sinemasının en nadide eserlerini onurlandırmaya devam ediyor. Film.com ekibi ise bugüne kadarki Altın Palmiye kazananları arasında bir sıralama yapma yoluna girmiş. Fakat sakin olun! Herkes, Altın Palmiye gibi bir ödülü kazanmış filmlerin kendi aralarında sıralanmaması gerektiğinin farkında. Aşağıdaki liste, sinemanın en iyileri arasında en büyük etki bırakanlar şeklinde yorumlanabilir. Listenin tümünü görmek için şuraya tıklayabilirsiniz. Peki sizin en beğendiğiniz Altın Palmiye ödüllü film hangisi?

10. “Farewell My Concubine”

Yön: Chen Kaige (1993)

9. “The Silent World”  

Yön: Jacques-Yves Cousteau & Louis Malle (1956)

Bugüne kadar Altın Palmiyeyi kazanan iki filmden biri olan The Silent World, sinemanın kurmaca olmayan dünyasının en görkemli parçalarından biri. Yönetmenlerinden Louis Malle’ın bu başarısı ile Altın Palmiye’yi kucaklayan en genç sinemacı (23 yaşındaydı) ünvanına eriştiğini de belirtelim.

8. “The Piano”

Yön: Jane Campion (1993)

Muhteşem kadınların muhteşem yönetmeni, aynı zamanda Kış Uykusu’na Altın Palmiye’yi layık gören jürinin de başkanı olan Jane Campion, adını tüm dünyaya duyurduğu The Piano ile Palmiye’yi kazanan ilk ve tek kadın yönetmen olmuştu. Bu unvanını da hala koruyor. Filmin herhangi bir montaj işlemine tabi tutulmadığının da altını çizelim.

7. “The Tree of Wooden Clogs”

Yön: Ermanno Olmi (1978)

6. “Apocalypse Now”

Yön: Francis Ford Coppola (1979)

Amerikan sinema tarihinin en etkileyici, en görkemli filmlerinden olan Apocalypse Now’ın bu listede bu kadar üst sıralarda yer almasına kimsenin itirazı olmayacaktır.

5. “4 Months, 3 Weeks and 2 Days”

Yön: Cristian Mungiu (2007)

Rumen Yeni Dalgası, yeni bin yılın en önemli sinema olaylarından biri ve Cristian Mungiu’nun kısa kariyerinin en çarpıcı eseri olarak 4 Months, 3 Weeks and 2 Days için de sinema tarihinin en iyi, en rahatsız edici filmlerinden biri diyebiliriz.

4. “All That Jazz”

Yön: Bob Fosse (1980)

3. “Taxi Driver”

Yön: Martin Scorsese (1976)

“Are you talking to me?”

2. “Keeper of Promises”

Yön: Anselmo Duarte (1962)

O+Pagador+De+Promessas+

1. “La Dolce Vita”

Yön: Federico Fellini (1960)

Fellini’nin Roma toplumuna yaptığı Dante-vari yolculuk… Fazla söze gerek yok.

Diğer yazıları Burak Hazine

Zvyagintsev ile Rusya, Devlet ve Leviathan Üzerine Bir Söyleşi

Andrei Zvyagintsev’in kibar ama ağzı sıkı olduğuna dair bir ünü var. Anlaşılması...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir