Annemin Şarkısı Filminin Yönetmeni Erol Mintaş Röportajı

20. Saraybosna Film Festivali’nde Bela Tarr’ın başkanlığını yaptığı jüriden büyük ödül olan Saraybosna’nın Kalbi’ni kazanan Klama Dayikamin (Annemin Şarkısı) filminin yönetmeni Erol Mintaş ile Cineurope ekibinin yaptığı ve filmin odağındaki ilişkiler, Kürtler arasındaki hikaye anlatma gelenekleri ve filmin finansal desteği konularına odaklanan röportajı sizler için çevirdik. 

Hikayenizin odağında niçin anne-oğul ilişkisi var?

Ben Kürtlerin ana dilleriyle olan tüm bağlarının kesildiği 90’larda  büyümüş bir Kürdüm. Benim için annem, ana dilimi canlı tutması açısından önemli bir figürdü. Bana Kürt gelenekleri gereği pek çok hikaye anlatırdı; belki de bu yüzden hikaye anlatıcılığa büründüm. Bu yüzden anne oğul ilişkisi benim için çok önemli.

annemin şarkısı erol mintaş

Ana karakterin kız arkadaşı Zeynep asimile bir Kürt ve kendisi Kürtçe yerine Türkçe konuşmayı tercih ediyor. Genç Kürtler ve onların kimlik arasında ne gibi bir ilişki var? Zeynep, arkadaşı Ali ile olan ilişkisine nasıl yaklaşıyor?

Türkiye’deki Kürt toplumunu düşündüğümüzde, bizim Kürt olarak yaşayabilmemiz için iki yol var. Bir taraf asimilasyonla mücadele ediyor ve kültürleri ile dillerini canlı tutmaya çalışıyor. Diğer taraf ise devletin sebep olduğu şiddet olaylarından korktuğu için anadillerinden vazgeçiyor. Zeynep bu ikinci topluluğun bir parçası. Ailesi Kürdistan’dan İstanbul’a taşınmış ve kızları eğer bu yeni sisteme adapte olmazsa zorlu bir yaşam çekeceğinden korkmuş. Benim ailem bile, ben çocukken bana Kürtçe konuşmamamı ya da okulda Kürt olduğumu söylemememi tembihlerdi. Zeynep de Türkçe konuşuyor çünkü ailesi ona Kürtçe öğretmemiş. Ali ile Zeynep arasındaki ilişki tuhaf bir zemine oturmuş durumda ama Zeynep hala ilişkilerini sürdürmeyi ve korumayı istiyor. Bu konuda hayli azimli bir kız.

annemin şarkısı 4

Ali’nin annesi Nigar karakterine hayat vermesi için profesyonel olmayan harika bir oyuncuyu tercih etmişsiniz. Kendisiyle nasıl tanıştınız?

Kendisi benim arkadaşlarımdan birinin annesi. Ermeni soykırımı ile alakalı bir konferansta tanışmıştık. Bir Ermeni mahallesinde yaşıyorlar ve bir gün onu, eski günler hakkında konuşması için davet ettiler. Onun yüzünü ve gözlerini, ne kadar etkileyici biri olduğunu gördüğümde bu rol için doğru seçim olacağını düşündüm. Başta filmde rol almayı kabul etmedi. Uzun süre onu ikna etmek için çabaladım; hatta ailesini de bu konuda bana yardımcı olmaları için kendi tarafıma çekmeyi başardım. Yapmayacağını söylediğinde anne rolü için oyuncu arayışlarına girdik fakat hala onu düşünmeye devam ettim. Ona, eğer rol almayı kabul etmez ve bu yüzden filmi zamanında yetiştiremezsek, Kültür Bakanlığı’ndan aldığım maddi desteği iade etmem gerekeceğini söyledim. En sonunda köyün muhtarı olan kuzeni tarafından bu rolü kabul etmesinin Kürt dili ve kültürü için önemli bir şey olacağı konusunda ikna edildi. Ve her şey, gelmiş geçmiş en profesyonel aktrismişçesine bir performans sergilemesiyle son buldu. Tek kelimeyle görkemliydi.

annemin şarkısı 3

Onun karakteri, tüm dostlarının köylerine geri döndüğüne inanıyor. Türkiye’de yerlerinden yurtlarından edilen Kürtler için yuva hasreti oldukça önemli olmalı.

Türkiye’de onun gibi pek çok insan var; sadece Kürtler değil, mesela Karadeniz bölgesinden gelen göçmenler de evlerinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Ben üniversitedeyken azınlık hakları üzerine bir grup çalışması yapmıştık ve bu sırada böyle insanlarla tanıştım. Zaten filmin ortaya çıkış fikri de buradan gelmişti.

Filmin finansmanı nasıl sağlandı ve dünya prömiyeri için Saraybosna’yı seçmenizin sebebi nedir?

Bütçemiz yaklaşık olarak 300 bin Euro’ydu ve Kültür Bakanlığı ile Cinemas du Monde ve 1000 VOLT’tan kazandığımız iki post-prodüksiyon ödülünden gelen desteklerle bütçemizi oluşturduk. Finanse etmek için hayli bir sert film yapıyorduk ama Kürt toplumundan ve bazı online yardım sitelerinden destek aldık. Bazı Kürt iş adamları bu hikayenin tüm ulus için bir dava niteliğinde olduğunu fark etti. Bu vesileyle de nakliye ve catering gibi önemli kısımlar için sponsor bulmuş olduk.

Büyük bir festival oluşu, itibarı ve burada filmimizin büyük kitlelere ulaşabilme ihtimali Saraybosna’yı bizim için mükemmel bir yere koymuştu. Mesela bunu Berlin’de gerçekleştirmek hayli zor çünkü orada pek çok film gösteriliyor.

annemin şarkısı

Çeviri Kaynağı: Cineurope
Diğer yazıları Burak Hazine

Jîn (2013)

Beş Vakit, Hayat Var ve Kosmos gibi beğenilen filmlerin ardından çizgisini bozmadan,...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir