Böcek (2013)

Eğer !f’in bu seneki sürprizlerini sıralayacak olsam doğum günümü birkaç ay erkene almış olmam gerekirdi. Bir yanda on üç yılda çekilen çocukluk filmleri, diğer yanda tek planda iki saati aşkın film çekerek gösterilen cesaret örnekleri… Tabii bunlar aslında festival kadar sinemanın kendisinin seyircisi için hazırladığı fakat uygun zamanı bekleyen sürprizler. Bora Tekay imzası taşıyan Böcek içinse çok daha farklı bir durum söz konusu. Bu tuhaf olduğu kadar gülmekten karın ağrıtan eseri belli kalıplara koymak, sanata ve filmin ciddiyetten-uzak-ciddiyetine yapılacak en büyük saygısızlık olabilir.

böcek4

2000 tarihli Fasulye ile kendisine sıkı bir takipçi kitlesi edindikten sonra televizyon seyircisini neşelendirme yolunu seçen Tekay, onca yıldan sonra sahte belgesel diyebileceğimiz ama aslında demesek de kabul görecek Böcek ile karşımıza çıkıyor. Film içinde film diyebileceğimiz bir teknikle, tamamen amatör ruhla hazırlanmış bir yapım Böcek. Hani çılgının biri çıkar da saçma sapan bir senaryo kurar kafasında, sonra alır eline kamerasını ve bunu kendi çapında bir film haline getirmeye çalışır ya; hah, bu da işte tarif ettiğim şeyin daha cilalısı. Aslında Böcek’in anlattığı hikaye de bu tarifin aynısı: Uğur, arkadaşı Barış’ın kuzeninden aldığı borç parayla bir DVD dükkanı açmıştır. Malum kuzen Engin’in kızkardeşi Leyla’ya ise sırılsıklam aşıktır fakat Engin, kardeşinin Uğur gibi bir çulsuz ile evlenmesine göz yumacak gibi durmamaktadır. Kendini Engin’e kanıtlamak isteyen Uğur da arkadaşı Barış ile bir süper kahraman filmi çekmeye karar verir. Filmin bir anda yazılan senaryosuna göre dev bir uğur böceği (göndermeye gel!) bunların yaşadığı şehri ele geçirmeye çalışır fakat süper kahramanımız bu canavarla savaşıp halkı kötülükten korur. Uğur ve Barış, çektikleri bu kısa filmi yönetmen Bora Tekay (evet, filmde kendisini canlandırıyor) ve senarist arkadaşı Haluk Özenç’e götürür. Bu amatörce çekilen saçmalığı beğenmeyen ikili, işin içinde para olursa daha iyisini çekmelerine yardım edecekleri garantisini verirler. Uğur, Leyla’ya kavuşmak için bu filmden başka bir çaresi kalmadığından, biraz borç para almak için Engin’in kapısını çalar. Projeyi belli şartlar altında destekleyeceğini söyleyen Engin’in Uğur’a verdiği parayı gören Bora ve Haluk’un gözlerinde bir anda Dolar işaretleri belirir ve sömürü başlar.

böcek2

Böcek, filmin içinde çekilen kısa film için kamerayı kullanan Barış’ın gözünden seyrettiğimiz bir eser. Bu anlamda tuhaf bir his yaratıyor gibi gözükse de izlediğimiz şeyin samimiyeti, doğallığı, mizahi yönü ve saflığı filmi çok özel kılmaya yetiyor. Bora Tekay’ın bazı mevzuları şakaya vurarak sinema endüstrisine ciddi eleştiriler getirdiği ise çok açık. Haluk’un Uğur’a vermeye çalıştığı senaryo dersleri ve teknik detaylardaki iğnelemelerin yanı sıra film ve televizyon dünyasının vefasızlığına da, kendisinin ve senarist arkadaşının beş parasız kalmış ve açgözlü halini resmederek taşlıyor. Bununla yetinmeyip kendisiyle de fena halde dalga geçiyor -ki Tekay’a bundan ötürü sonsuz sempati beslememek elde değil (hele o resim merakı yok mu!). Başrolde yer aldığını iddia edebileceğimiz Uğur Bilgin’in yaptığı “bir film çektiğimizi filmin ortalarında fark ettim” açıklaması da Böcek’in bir diğer güzel yönünü, esasen sinemaya hizmet etmek yerine onu kullanarak özgürlüğün sınırlarını keşfetmek amacı taşıdığını gösteriyor. Kimileri ucuz komedi filmlerinin hanelerine Türkiye rekorlarını yazdırmakla uğraşadursun, Böcek gibi özgünlükte sınır tanımayan ve Türkiye sinemasının daha önce cesaret edemediği bir işi !f programına alan festival ekibini kutlamak gerekir. Bu kıymetli filmin uzun zamandır ülkemizden çıkan en iyi komedi hicvi olduğunu iddia etmek haksız olmaz. Ne yazık ki Böcek’in dağıtıma çıkıp çıkmayacağı hakkında bir fikrim yok fakat film ekibinin korsana karşı olmadıkları konusunu ısrarla dile getirdiklerini de şöyle bir çıtlatayım.

Güncelleme: Böcek, 19 Eylül 2014‘te vizyona girecek!

böcek1

Diğer yazıları Burak Hazine

31. İstanbul Film Festivali’nin Ardından

İyisiyle kötüsüyle bir festivali daha geride bıraktık. Kısa reklamlar, dolu salonlar, yer...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir