İnsan Avı (A Most Wanted Man)

İngilizlerin casusluk romanı üzerine tanınan ünlü yazarı John le Carré, Almanya’nın Hamburg şehrinde konsolos olarak görev yaparken “A Most Wanted Man” adlı romanını kaleme alır. Romanı okuyan birisi olarak, yazar 11 Eylül sonrası ‘Müslüman’ diye tabir edilen El Kaide’ye yönelik uluslararası operasyon tekniklerinin gizemli anlatımları bol bol romanın konusunda kullanılmıştır. Carré için Türk asıllı El Kaide üyesi Murat Kurnaz’ı yazdığı dahi söylenmiştir. Bu tez bana pek inandırıcı gelmiyor. Sonuçta yazarın bir dönem İngilizlerin meşhur istihbarat birimi MI6’da çalıştığını varsayarsak, elinde El Kaide bağlantılı birçok öykünün olduğunu anlarız. Böyle bir düşünceye sebep olan durum, filmin senaryosunda yer alan Türk aile. Almanya’da milyonlarca sayıya ulaşan ve İslam denildiğinde akla gelen ilk millet olan Türklerin konuya dahil edilmesi pekala normal bir durum. Her neyse, konuyu çok dağıtmadan filme giriş yapalım.

İnsan Avı (A Most Wanted Man) Anton Corbijn yönetiminde, Andrew Bovell’ in senaryosunu yazdığı bir öykü. Konuda Müslüman Çeçen Savaşçı Issa Karpov (Grigoriy Dobrygin) kaçak olarak Almanya’ya giriş yapıyor. Radikal Müslüman olduğu için Alman istihbaratınca takibe alınan Karpov, Bir Türk ailenin yanına sığınıyor. Karpov’un Almanya’ya giriş yapmasının sebebi ise bir banka sahibiyle görüşmek. Günther Bachmann’ın (Philip Seymour Hoffman) başında olduğu ekip Çeçen savaşçıyı izlerken, karışık istihbarat çatışmaları konunun içine dahil oluyor. Kara para transferleri, El Kaide ile bağlantıları olan ajanlar derken takibin boyutu büyüdükçe büyüyor.

a most wanted man

Klasik ajan filmlerinin aksine ‘İnsan Avı’ mantıklı kurgusuyla seyirciyi ters köşeye yatıran yapım özelliğine sahip. Son dönem dünya politikasının ürünü olarak ortaya çıkan senaryonun kusursuz yazıldığını belirtmeliyim. Kafada soru işaretleri bırakarak ilerleyen olay örgüsünde yönetmenin diyaloglara ağırlık vermesi, Müslüman/Hıristiyan çatışması içinde politik kargaşanın derinlerine inmesi fevkalade iyi işlenmiş. Tüm bu olumlu düşüncelerimin yanında Corbijn’in senaryonun düz mantık ilerleyen gizemine fazlaca yenik düştüğünü gördüm. “Lantana” ile çok sayıda ödül kazanan Avustralyalı senarist Bovell, romanın anlattıklarına çoklu ilişki biçimleri ekleyerek senaryonun gizemine derinlik katıyor. Aksiyonu olmayan derinlikten bahsediyorum. Issa Karpov rolünde Grigoriy Dobrygin, ilk sahneden son sahneye kadar sakin kişilikteki karakterini muhteşem analiz etmiş. Şubat 2014’te yölmeden önceki son rolünü oynayan Philip Seymour Hoffman, Günther Bachmann karakterinin zeki yapısını olaya katarken, sürükleyiciliği karakterinin ince zekasında yüzümüze çarpıyor. Aksiyonu olmayan olaylar zinciri içinde doğal oyunculuk yeteneğini konuşturan Hoffman, ajan grubuna liderlik yapan Bachmann’ı seyrine doyulmaz ‘akıl-zeka’ aksiyonuna dönüştürmüş. Willem Dafoe, Nina Hoss, Daniel Brühl, Robin Wright, Rachel McAdams… kalabalık kadrosuyla muhteşem bir bütünlük kuran filmin diğer oyuncuları.

Ajan filmleri içerisinde bambaşka yerde duran, güncel konusuyla insan zihnini yormaya müsait ‘İnsan Avı’, küresel dünyada kimlerin ‘av’ve ‘avcı’ olduğunu çarpıcı konusuyla önümüze koymuş. İzlenmeli peki? Kesinlikle bu önemli yapımı görmelisiniz!

Diğer yazıları Yaşam Kaya

İran Sineması’nda Genç İsyan: Ava

Geçtiğimiz 17. !F İstanbul’da izlediğimiz İran Sineması’ nın yeni parlayan isimlerinden Tahran...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir