Behmen Kubadi’den Ahmet Davutoğlu’na Kobani Çağrısı

Hepimiz Kobani’de yaşanan dehşetin ister istemez farkındayız. Her gün, teröristlerin masum insanlara çektirdiği acılar için Türkiye’nin dört bir yanında eylemler, yürüyüşler düzenleniyor ve ne yazık ki bu destekçilerin sesi kesilmeye çalışılıyor. Türkiye hükumetinin Kobani hakkındaki tutumu hala fazlasıyla politik. Sarhoş Atlar Zamanı ve Kaplumbağalar da Uçar gibi ünlü filmlerin İranlı Kürt yönetmeni Behmen Kubadi de Kobani’de yaşananlar için kendi Facebook sayfası üzerinden Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Ahmet Davutoğlu’na açık bir mektup yazdı. Mektup Arapça ve İngilizce kaleme alındığından sizler için Türkçeye çevirdik. Belki bu gönderiyi fazla politik bulacaksınız fakat elini vicdanına koyan herkese sesleniyor Kubadi…

“Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’na,

Ülkenizin sınırlarının yalnızca birkaç adım ötesinde, siz henüz ülkenizin yeni başbakanı olmuşken son on yılın en kötü felaketlerinden biri yaşanıyor. Hiç şüphe yok ki sizin ve ülkenizin siyasi geleceği, bu trajik olayın etkisinde olacaktır. Öyle olmalı ki birkaç gün önce Türk hükumetinin Kobani’nin IŞİD’in eline geçmemesi için elinden geleni yapacağına dair bir açıklama yaptınız.

Evet, bu çağrım Kobani ve oranın baskı altındaki Kürt halkı ile ilgili; ve ben bu mektubu yazdığım sıralarda yüzlerce erkek ve kadın Kürt onurlarını ellerine alıp Kobani’yi adım adım savunuyor. 

Sayın Davutoğlu,

Şu an, insanlık dışı davranışlarıyla IŞİD adeta canavarlık yapıyor, Kobani’yi bir çöp yığınına döndürüyor ve pek çok cana kıyıyor. Bu insanların, topraklarını koruyabilmek için askeri güce ihtiyacı var. Sizin ordunuz, tam teşekküllü olarak şehre yalnızca birkaç adım mesafede bekliyor ve olanları seyretmekle yetiniyor. Şunu unutmayın ki Kobani’nin IŞİD tarafından ele geçirilmesi, düşündüğünüzden çok daha kötü sonuçlara yol açacaktır. Ve tabii ki bunun etkileri Türkiye’de de hissedilecektir. Güçleriniz neyi bekliyor? Kobani’deki tüm erkek ve kadınların köle olarak esir alınacağı bir katliamı mı? En sonunda birkaç kurşun sıkıp ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını mı söyleyecekler? Politik geleceğiniz şu sıralarda şekilleniyor ve ileride bu olaylarla birlikte akıllara gelecek. Unutmayın ki Kobani’deki Kürtlere yardım etmekte gecikmeniz çok kötü ve geri döndürülemez sonuçlara yol açacaktır. Bu durumda, yalnızca dünyaya karşı değil, Türkiye’deki Kürtlere ve insanlığı seven ve topraklarınızda Kürtlerle barış içinde yaşayan Türk halkına karşı sorumlusunuz. Siz, bu insanların isteklerini yanıtlamakla hükümlüsünüz. Aynı kökenleri savunma gücü, eminim ki, sizde ve Türk halkında da mevcut. Bu yüzden de sizin bu etik ve insancıl birlikteliğin önemini hissettiğinize inanıyorum. Unutmayın ki Kürtler coğrafi olarak bir bütünlüğe sahip olmasa ve birbirlerinden uzak olsa da hepsi tek bir ruhu oluşturuyor ve bu ruhun her bir parçası tek bir yerde bırakılmış durumda. Kobani’deki Kürtler de insan ve onlar sizin komşunuz, onların gelecekleri sizin ve diğerlerinin geleceklerinden ayrılmış değil. Kobani’ye yardım etmek insanlığa ve kendinize yardım etmektir. Çünkü yakın gelecekte Kürtlere ait bağımsız bir ülke bu arzular, acılar, ateş ve küllerden doğacaktır. O gün, Kürt halkı kimlerin acı çektiğini ve kimlerin yardım ettiğini, kimlerin onların yaralarını sardığını, kimlerin yardım etmediğini ve kimlerin yardım ediyormuş gibi yaptığını hatırlayacaktır. Şimdi, hepimiz için daha önce söylediğimiz şeyler için hareket etme zamanı. Sonrası çok geç olabilir. Acı çeken masum Kürtler için kalbinizde biraz olsun hüzün varsa en azından Kobani’ye mücadele etmek için gitmeyi bekleyen Kürtlere sınırlarınızı açın. Çıplak elleriyle de olsa onlar dünyaya bininci kez topraklarını korumak istediklerini gösterme niyetindeler.

Sayın Davutoğlu,

Yarın Kobani için, sizin için ve dünya için çok geç olabilir.”

Diğer yazıları Burak Hazine

Oscar’a Doğru #1

2008 ve 2009’a kıyasla pek çok anlamda kaliteli film izlediğimiz 2010 yılı...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir