Gone Girl (2014) Kayıp Kız

The Curious Case of Benjamin Button gibi Oscar’a oynadığı bir film yapmış olsa bile David Fincher deyince seyircinin aklına gerilim alt türünün başarılı işler ortaya koyan yönetmeni geliyor. Kariyerinin başından beri tür filmlerinde çizgisini bozmayan Fincher, en son Avrupa’dan uyarladığı The Girl With the Dragon Tattoo ile başarılı bir aksiyon gerilim örneğine imza atmıştı. Şimdiyse karşımıza yılın en iddialı gerilim filmlerinden biri ile çıkıyor: Kayıp Kız, tam da Fincher’dan bekleyeceğimiz kıvamda, onun Se7en gibi bir filmde yarattığı, o özlem duyduğumuz tüyler ürperten atmosferde bir yapım olmuş.

Ben Affleck’in hayat verdiği Nick Dunne, bir gün eve gittiği sırada dört senelik eşi Amy’yi (Rosemund Pike) bulamaz. Üstelik evin salonunda boğuşma izleri vardır. Hemen polisi arayan Nick, yaşanan olayların ertesinde medyanın da fazlasıyla ilgi göstereceği bir sır perdesinin baş aktörü olur. Amy ortada yoktur ve polisin esas şüphelisi Nick’ten başkası değildir.

gone girl sinematopya

Yönetmen David Fincher, sağ gösterip sol vurmayı seven bir isim ve bunu belli başlı filmlerinde görmek hali hazırda mümkün. Onun başında yer aldığı filmlerde seyirci adeta diken üstünde oturuyor ve bir sonraki sahnede neler olacağının heyecanıyla o an perdeye yansıyanları hızlı bir şekilde tüketmek zorunda kalıyor. Kayıp Kız’da seyircinin yaşadıkları da bundan farklı değil. Ortada çözülmesi hayli güç bir sır perdesi var. Üç bölümden meydana geldiğini söyleyebileceğimiz filmin her kısmı, akıllıca kurgulanmış bir oyunun hayret verici parçalarını oluşturuyor. Tüm bu heyecanın olumsuz yönü ise Fincher’ın Hollywood geleneklerine uyarak gizemi çözmede seyirciye hiçbir şey bırakmıyor oluşu. 150 dakika boyunca hemen hemen her sahnede merak unsuru baş gösterse de seyirci bir an olsun neler olacağına dair fikir yürütmüyor. Bunun iki sebebi var: İlki filmin oldukça hızlı akması, haliyle düşünme mekanizmasına gerekli vaktin ayrılamaması. İkincisi ise gizemin yüksek dozda tutulması ve ardından gelen ters köşe olaylar. Dediğim gibi bir Hollywood geleneği haline dönüşen bu hazırcı yönetmenlik anlayışı, artık belli başlı filmlerde eleştiriye açık kalan bir olgu değil. Fincher’ın son filmi için de bu geçerli. Esas eleştiri, bu yönetmenlik anlayışının yanına eklenen unsurlara yönelik olmalı. Fincher da usta bir isim olmasından mütevellit dikkatli seyircinin daha çok nelerden besleneceğini biliyor ve Kayıp Kız’da oralara önem veriyor.

Bu unsurlardan ilki, aslında biraz önce bahsedilen hız olgusunun esas kaynağı olan kurgu. Önceki filmlerinde olduğu gibi,  hatta bu filmlerden ikisiyle iki sene üst üste Oscar kazanan Kirk Baxter’la bir kez daha bir araya gelen yönetmen, seyirciye pek malzeme bırakmıyor olsa da uzun sayılabilecek filmine olan ilgiyi kaybettirmeyecek montajı kimin yapabildiğini bir süre önce anlamışa benziyor. Her gerilim filminde benzer bir akışın yakalanmadığını bildiğimizden mütevellit, Baxter ve Fincher ikilisinin kesme kırpma işinde modern sinemanın ustalarından biri haline geldiğini söylemek hatalı olmaz. Kayıp Kız’ın en ilgi çekici yönü olan müzikleri de yine David Fincher’ı daha önce yalnız bırakmayan Trent Reznor ve Atticus Ross ikilisinden geliyor. En baştan filmin nihai sonuna dek kulağımıza çalınan besteler, Rosemund Pike’tan sonra Kayıp Kız’da seyircinin ikinci duyusunu meşgul eden öge olarak karşımıza çıkıyor. Reznor ve Ross’un ikinci kez Oscar’ı kucaklama ihtimalinin çok yüksek olduğunu önemle belirtelim.

gone girl 2 sinematopya

Rosemund Pike demişken… Filmin odak noktası olmasına rağmen başrolde yer alan Ben Affleck’in sempatik sayılabilecek performansını tek bir bakışıyla silip atan yetenekli oyuncu, böylesi bir gerilim filminde çok da kolay olmayacak şekilde oyunculuk çıtasını yüksekte tutmayı başarıyor. Hem gözleriyle hem de sesiyle adeta büyüleyen ve performansını bu ikisi vesilesiyle yapan Pike, Kayıp Kız’ın ve senenin unutulmaz karakterleri listesine adını yazdırıyor. Filminin oyuncu kadrosunu kalabalık tutmamaya çalışan yönetmen, belli ki Pike’ın yeteneğine güvenmiş ve filmi bu anlamda onun sırtlamasına izin vermiş. Rosemund Pike da onun güvenini ve beklentisini hiç de boşa çıkarmamış.

En nihayetinde Kayıp Kız görülmesi gereken bir film. David Fincher filmografisinde üst sıralarda yer almasını beklemeyin fakat sinema açısından çok da parlak geçtiğine tatmin olamadığımız bir yılda böylesi başarılı bir gerilim filmiyle ödüllendirildiğimiz için kendinizi şanslı hissedebilirsiniz.

Diğer yazıları Burak Hazine

Gloria Fragmanı

Yönetmen: Sebastián Lelio Oyuncular: Paulina García, Sergio Hernández, Diego Fontecilla Vizyon Tarihi: Filmekimi 2013‘te...
Devamı

3 Comments

  • Ben filmi mutfakta ortaya çıkan deliller noktasında çözdüm. Benim için hiçbir sürpriz tarafı yoktu.

  • Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık. Filmin tek kötü tarafı bence senaryo gereksiz yere uzun tutulmuş. Onun haricinde oyunculuk ve konunun işlenişi gerçekten iyiydi.

  • 2 saat 29 dakikalık filmde ara vermek istediğimde filmin bitmesine 40 dakika kalmıştı. inanılmaz sürükleyici ve düşündürücü bir film. senaryonun uzun tutulmasının yanında sürekli yeni karakterler filme giriyor fakat kesinlikle boş karakterler değil. her kareyi merak ediyorsunuz. başarılı bir fincher filmi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir