Gelecek 25 Yılda Geçen 10 Muhteşem Bilim Kurgu Filmi

Kuyruklu yıldıza indirilen modülü saatlerce, heyecanla izlediğimiz, Christopher Nolan imzalı Interstellar’ın aklımızı çeldiği bu fütürist günlere, önümüzdeki 25 yılı konu alan 10 klasik bilim kurgu filmini derleyerek biz de bir katkı sağlamak istedik. 25 yıl içinde  biz de bir işletim sistemine aşık olacak duruma gelir miyiz bilmiyoruz ama bu 10 film bunun ve daha fazlasının olacağından baya emin.

1. Back to the Future Part II / Geleceğe Dönüş 2 (1989)

Yönetmen: Robert Zemeckis

back-to-the-future-part-ii-1989-sinematopya

Ne yazık ki artık 2015’in Robert Zemeckis imzalı, 1989 yapımı zamanda yolculuk filmin sunduğu kadar heyecan verici ve eğlenceli olmayacağını biliyoruz. Her ne kadar uçan arabalarımız ve robot petrol ofisi çalışanlarımızın bir kaç ay içinde gerçek olmayacağını bilsek de, film çoğu açıdan ileri görüşlü bir film diyebiliriz.

Özellikle yemek sahnesi sırasında genç Mcflys‘ın (iki MCflys da Michael J.Fox tarafından canlandırılıyor) kafasına taktığı gözlük biçimindeki telefon, tuhaf bir biçimde Google Glass’ın cafcaflı bir prototipi denilebilir. Bu arada, gösterilen değişik retro-fütürist moda trendleri, Hill Valley’deki 80’ler pop kültürünü yaşatan dükkanlar da dahil, doğu Londra’da henüz pek de revaçta değil.

Ve tabi Zemeckis’in gerçekleşmek üzere olan iki önemli öngörüsünü unutmayalım. Nike’ın tasarımcılarından Tinker Hatfield filmde kullanılan kendi bağcıklarını bağlayabilen spor ayakkabılarını yakın zamanda mağazalarda bulabileceğimizi duyurdu bile. Daha iyisi, Hendo Hover, gelecek yılın sonunda 10.000 doları gözden çıkaran meraklılarına uçan kaykay Hoverboard’ları teslim edeceğine dair sözünü verdi bile.

2. Rollerball (1975)

Yönetmen: Norman Jewison

rollerball-1975-sinematopya

Göz ardı edilemeyecek kadar iyi bir yönetmen olan Norman Jewison, 1973’de William Harrison’un kısa hikayesinden beslenen Broadway yapımı Jesus Christ Superstar’ı kendi tarzıyla, bilim kurgu öğeleri ile desteklenmiş bir drama olarak yeniden yorumladı. Rollerball, tüm devlet görevlerinin güçlü uluslararası şirketler tarafından yerine getirildiği bir 2018 Amerika’sıyla bizi selamlıyor. Savaş kavramını yok ettiği ve büyük toplumsal problemleri çözdüğü iddia edilen bu küresel şirketler, karakterlerden birinin de dediği gibi “bireysel çabanın gereksizliği kanıtlamak için”, itibarlı sporları destekleyerek şiddet dolu küresel bir fenomen yaratırlar.

Bugün bakıldığında filmin en çarpıcı noktası açlık oyunları ile olan bağlantısı; James Caan, yıldız oyuncu olarak ününü kullanır ve oyunun faşist sırlarını ortaya çıkararak toplumsal ayaklanmanın tohumlarını serper.

Diğer yazıları Konuk Yazar

Bir Zamanlar Üçlemesi: Once Upon a Time in the West / Bölüm 1

Hobbes Üzerinden Bir Zamanlar Batıda, Leone’nin klasik Western türünün özelliklerini tam anlamıyla...
Devamı

3 Comments

  • Çok güzel bir seçki olmuş. Benim özel favorilerim ise; renkli ama karanlık bir masal olan Akira, hem insanoğlunun hem de onun köle muadili olarak tasarlanan replicantların içsel yolculuğunu gözler önüne seren destansı film-noir Blade Runner ve belki de çok yakın zamanda başımıza gelmesi en olası senaryolardan birini şimdiden bize yaşatan Her. Fakat ben burada Artificial Intelligence da olmalı diyorum. Nedense bu tip listelerde hep eksikliğini hissederim ve ne için böyle es geçildiğini pek anlayamam :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir