Animasyon the-glass-harmonica-sinematopya

Published on Kasım 2nd, 2014 | by Konuk Yazar

Glass Harmonica (1968) Cam Armonika’nın Uğursuz Sesi

Share Button

Rus sanatçı Andrey Khrzhanovskiy’nin 1968 yapımı animasyonu Cam Armonika’yı aslında hepimiz biliyoruz. Yaklaşık 10 yıl önce (evet o kadar oldu) Mor ve Ötesi, Uyan adlı şarkıları için hazırladıkları klipte bu kısa animasyondan görüntüler kullandılar. O dönem birçok izleyici tarafından ilk defa tanınan ve sevilen bu eser -şarkının sözlerinin animasyonla oldukça uyumlu oluşunun da bunda büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum- içerdiği politik ve toplumsal pek çok gönderme sayesinde bugün de sık sık akla geliyor.

Khrzhanovsky 1939’da Moskova’da Sovyet Rusya’nın ortasında doğmuş bir sanatçı. Cam Armonika onun ilk eseri ve aynı zamanda Sovyet Rusya’da yasaklanmış ilk animasyon olma ününü taşıyor. Sanatçı bir röportajında bu dönemde, maddi olarak devlet tarafından desteklenen bir stüdyoda her yıl 40 kadar film yapıldığını ancak uygulanan yasaklar sebebiyle yaptıkları bir filmin gösterime girip giremeyeceğini bilemediklerini anlatıyor. Hatta Cam Armonika yüzünden iki yıl zorunlu ordu görevi yaptığını da ekliyor. Bugün dönüp baktığımızda Sovyetler’in hem Rusya’da hem de işgal ettiği diğer doğu bloku ülkelerde sanata karşı çok baskıcı bir duruş sergilediğini görebiliriz. Ancak bu tür ülkelerden çıkan animasyonların bugünkü teknolojiye rağmen en iyilerden olduklarını görmemek için kör olmak gerekir. Tabii bunun tek sebebinin baskılarla bilenen sanatçının yaratıcılığı olduğunu söyleyemeyiz. Animasyonların kelimenin tam anlamıyla el yapımı olması, en minimalistinden sanatçı-kalem-kağıt üçlüsünden çıkması da onların bilgisayar teknolojisi ile üretilen günümüzün tek tip animasyonlarına kıyasla daha etkileyici olmasını sağlıyor.

Cam Armonika’ya dönersek; hikayede bir sanatçı dinleyen kişilerde iyi niyet ve iyi duygular uyandıran bir müzik aleti yapar. Sanatçı bu enstrümanını, para tarafından akılları uyuşturulmuş insanların yaşadığı bir şehirde çalmaya kalkıştığında tutuklanır ve hapsedilir. Ancak enstrümanın sesi bir kere duyulmuştur ve aydınlık, gençlerin içine işlemiştir. Onların baskıya direnmesi ve sanatın gücü sayesinde şehir ikiyüzlü bürokratların elinden kurtulur.

steklyannaya.garmonika.sinematopya.2

Konuya baktığınızda oldukça basit ve yüzeysel duruyor ancak günümüzde de tecrübe ettiğimiz bazı sosyal olaylar ile bu animasyonda yaşananların benzerliği dikkat çekici. Zaten dünyanın neresinde olursak olalım; para hırsı, bazı insanların aç gözlülüğü, kendi çıkarları uğruna halkı kullanan bürokratlar her yerde var ancak sanat da her yerde var. O yüzden genellikle bu tarz animasyonlar evrensel ve ölümsüz oluyorlar.

Biçimsel açıdan animasyon çok daha ilgi çekici ve yaratıcı gözüküyor. İzlerken alışık olduğumuz üzere saniyede 15-20 karenin gözümüzün önünden geçtiği animasyonlara benzemiyor, yer yer bu hızı yakalasa da gölge tiyatrolarına benzeyen bir havası var. Çizimlere baktığınızda özellikle Rönesans dönemine ait sanatçıların tarzlarının çarpıtılmış olduğunu görebilirsiniz. Bunların yanı sıra Goya, Acrimboldo ve Dali gibi sanatçılardan da (ki bunlar sadece benim seçebildiklerim) esinlenilmiş karakterler bulunuyor. Çığırından çıkmış insanların yaşadığı bu şehrin mimarisi de Sovyetlerin her işgal ettikleri yere diktiği toplu konut mimarilerine bariz bir şekilde benziyor: gri dikdörtgenler prizması şeklinde, hapishaneleri andıran evler… Ancak bu mimari de aynı çarpıtılmış insanlar gibi Cam Armonika’nın sesiyle birlikte daha klasik türler olan Rönesans ve Rococo benzeri bir mimariye dönüşüyorlar. Özellikle şehirde yaşayan insanların fiziksel olarak birbirinden alakasız oluşunun ve de çizim şekli olarak farklı dönemleri yansıtıyor oluşunun yaşanan olayların her dönem olabileceğine ilişkin bir gönderme olduğunu düşünüyorum.

Şehirde gri prizmatik binaların arasında, şehrin geçmişine ilişkin dikkat çeken kendine özgü sadece iki yapı gözüküyor. Bunlardan biri uzaktan seçilen ve ziggurata benzeyen bir yapı bir diğeri ise saat kulesi. Animasyon boyunca saat kulesi daha fazla ön plana çıkarılmış gözüküyor. Zira vatandaşlar toplanacağı zaman bu yapının önündeki meydanda toplanıyorlar. Vatandaşların Cam Armonika ile ilk  defa karşılaşması gibi pek çok kırılma noktası burada gerçekleşiyor. Enstrümanın insanlar üzerinde yaptığı etkiden korkan bürokrat armonikayı kırıp sanatçıyı ve ‘bir genci’ bertaraf ettikten sonra halkı para vaadi ile burada kandırıyor ve onları saat kulesini yağmalamaya teşvik ediyor. Aslında bu da animasyondaki dikkat çekici bir özellik. Zira diktatörler kendilerinden önce yapılanları sevmezler ve halka ait olan toplumsal miras niteliğindeki yapıları yok etme eğiliminde olurlar. Bu animasyonda da bunu kendisine ait askerler ya da polisler aracılığı ile yapmak yerine halka yaptırması karşı karşıya kalınan durumun ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor.

steklyannaya.garmonika.sinematopya.1

Animasyon yansıttığı şehri sadece siyasi açıdan yorumlamıyor. Bireyler arası ilişkilere de göz atıyor. Bu distopik şehirde açgözlülük insanların içine öylesine işlemiş ki, ne kadar hali vakti yerinde olursa olsun kişilerin gözleri başkalarının ceplerinde. Hatta aynı evi paylaşan bir kadın ve erkek arasında bile bir sahip olma yarışı ve karşı tarafı kendi çıkarları için kullanma var. Ayrıca animasyonda çok küçük bir detay da olsa kadının toplumdaki değerinin de aşağı düzeyde olduğunu görüyoruz. Kadınlar genelde rahatsız edici bir şekilde şişman ya da çirkin olarak bir kocanın yanında gözüküyor, tek başına görüldükleri bir sahnede de bir kafesin içerisinde yüzsüz olarak dans ederken ve dengesi bir erkek tarafından belirlenen bir tahterevallinin iki ucunda bir yükselip bir düşerken gözüküyorlar. Bu durum Cam Armonika’nın şehre ikinci kere gelmesi ile değişiyor. İnsanlar fiziksel olarak düzeldikleri gibi kadınlar da daha düzgün bir muamele görüyorlar. Çoğunlukla bir erkek partner eşliğinde ya da kadın grubu içerisinde görülüyor olsalar da kadının toplumdaki yerine değinilmiş olması hoş bir şey.

Cam Armonika gençler tarafından ikinci kere şehre getirildikten ve etkisi tüm topluma yayıldıktan sonra şehrin güzelleşmesi, insanların paylaşmanın güzelliğini fark etmesinden sonra para hırsının ortadan kalkması ve yenildiğini anlayan bürokratın şehri terk etmesi bu öyküyü bir sosyalist ütopyasına dönüştürmüş. Ama buna rağmen Sovyetler tarafından bile -ki animasyon post-Stalinist ve daha liberal bir dönemde yapılmış- içerdiği anarşizm nedeniyle yasaklanmış olması ilginç.

steklyannaya.garmonika.sinematopya.3

Yazıyı bitirirken biraz da çok ilginç bir enstrüman olan Cam Armonika’dan bahsetmek istiyorum. Bu enstrüman aslında animasyonda görüldüğü üzere camdan minyatür bir kilise orguna benzemiyor. 1761’de Amerikan politikacı, sanatçı ve bilim insanı olan Benjamin Franklin tarafından üretiliyor. Franklin, şarap bardağı içerisine türlü seviyelerde su konularak ve bunların kenarlarının ıslak parmaklarla ovalanmasıyla üretilen sesten çok etkileniyor ve bunu sistemli bir enstrüman haline getiriyor. Ürettiği enstrüman farklı çaplarda olan cam kaselerin yatay düzlemde iç içe geçmesi ve bir pedal tarafından döndürülmesi ile çalışıyor. Sanatçı sürekli ıslak tutmak durumunda olduğu parmakları ile bu kaselerin kenarlarına dokunuyor ve değişik bir tınıya sahip melodik ses oluşturuyor. Bu enstrümanı bizzat Franklin’den öğrenen bir sanatçı çıktığı Avrupa turnesinde Armonikayı tanıtıyor ve özellikle Almanya’da inanılmaz bir popülerlik kazanıyor. Mozart, Beethoven vb bir çok klasik besteci cam armonika için besteler yazıyor. Franz Mesmer isimli bir doktor hastalarını bir nevi hipnoz tekniği olan ‘Mesmerism’ ile tedavi etmeyi denerken bu enstrümanı kullanıyor hatta İngilizce’de büyülenmek anlamına gelen ‘mesmerised’ kelimesi de bu kaynaktan geliyor. Bu dönemde  Cam Armonika’nın kullanılmaması için yine Alman bilim insanları tarafında büyük bir kampanya da düzenleniyor. Bu kişiler armonikanın çıkardığı sesin beyinde bir takım değişikliklere sebep olarak insanı delirttiği üzerine makaleler yayımlıyorlar. Sonuçta yıllar ilerledikçe, orkestralar büyüyor ve daha geniş kitlelere konser verir duruma geliyorlar. Bu dönemde tüm klasik enstrümanlar amplifiye edilirken cam armonikanın sesini yükseltmek için bir yol bulunamıyor ve bu enstrüman da yavaş yavaş popülerliğini yitiriyor.

Khrzanovskiy’nin de büyük ihtimalle Cam Armonika’nın insanın ruh hali üzerine yaptığı düşünüldüğü etkilerden ilham alarak yaptığı animasyon için bu enstrümanı seçtiğini düşünüyorum.

Selene Doğanlar


Yazar Hakkında

Sinematopya'da değerlendirmeleri yayınlanan konuk yazarların hesabıdır.



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑