Gittiler ‘Sair ve Meçhul’ (2014)

İlk filmi Lüks Otel’in ardından kendi kökenlerine inerek Güneydoğu’nun önemli halklarından Süryanileri ele aldığı Gittiler ile 33. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale için yarışan Kenan Korkmaz, Türkiye sinemasında bir ilke imza atarak kökenleri tarihin tozlu sayfalarına kadar uzanan bu halkla ilgili iddialı bir eser ortaya koyuyor. Birkaç sene önce TRT için çektiği Aynvert’te çektiği belgeselden yola çıkarak senaryosunu kaleme aldığı Gittiler’de güneydoğunun diğer halkları gibi günü gelince yurtdışına göç eden orta yaşlı bir adam ve onun köyde kalmayı tercih eden kardeşinin hikayesini anlatıyor.

Filmin ilk bölümü Sair’de yönetmen Korkmaz’ın malum belgeselin çekimleri sırasında tanıştığı Yuhan’ın öyküsünü dinliyoruz. Muhtar olan babası ve köyün diğer yaşlılarının her türlü işi için koşturan adam, karısı ve iki çocuğuyla birlikte babasının evinde yaşıyor. Hayatı oldukça sıradan; sabah uyanıyor, kahvaltısını yapıyor, eşini babasına kahvaltısını vermesi için uyarıyor, arabasına atlayıp şehre iniyor, akşam eve dönüyor. Fakat Yuhan’ın içinde önleyemediği bir gitme arzusu ve yalnızlık var. Odasının tavanına uzun uzun baktığı dönemlerde abisinin yanına, Stockholm’e gitme hayalleri kuruyor fakat ne babasını, ne ailesini, ne de ona muhtaç olan köy ahalisini bırakıp gitmeye gönlü el vermiyor. İkinci bölüm olan Meçhul’de ise Yuhan’ın abisi Joseph’in İsveç’teki yaşantısına göz atıyoruz. Onun da hayatı, kardeşininki gibi sıradan ve olağan. Yalnız başına yaşadığı evinden çıkıyor, çalıştığı balık restoranına gidiyor, işini yapıyor, arkadaşı Aziz’in muhabbetine katlanıyor, işe gittiği yoldan evine geri dönüyor. O da on iki sene önce geldiği İsveç’te yalnız, kimsesi yok. Arkadaşına karşı bile mesafeli, onun akşamları dışarı çıkıp birer bira içme tekliflerini hep reddediyor. Kaybettiği babasının ve ailesinin yaşadığı memleketine dönme hasretiyle yaşıyor ama dönmenin ona bir şey kazandırmak yerine ondan pek çok şeyi alıp gideceğinin de farkında. Aynı Yuhan gibi o da tavana bakıyor, sıla özlemiyle yanıp tutuşuyor. Yuhan’ın acısı babasının ölümüyle katlanırken Joseph’in yalnızlığı, arkadaşı Aziz’in bir bar kavgasında yaralanmasıyla iyice belirginleşiyor.

iff-2014_-_They_are_gone_-_Film_Still2

Kenan Korkmaz, filminin ilk bölümünde daha önce oyunculuk yapmamış, muhtemelen bir daha da yapmayacak kişilere yer verirken ikinci bölümde profesyonel isimlerle çalışıyor. İlk bölümün gerçekçi atmosferi, bölgenin her türlü dış (daha doğrusu iç) etkilenmeden uzak yalnız yapısının çıplaklıkla yansıtılıyor oluşu belgesel havası katarken ikinci bölüm yönetmenin de kabul ettiği üzere tamamen kurmaca seyrediyor. Korkmaz’ın ilk bölümdeki ıssız Aynvert çerçevelerine tezat oluşturacak şekilde ikinci bölümde Stockholm’ün şehirleşmiş yapısı ön plana çıkıyor. İki kadim medeniyetin bugünkü durumlarını bir nevi belgesel havasında karşılaştıran Gittiler, her ikisinde de aynı kandan iki karaktere yer vererek aslında modern insanın her şeyden bağımsız olarak aynı dertten muzdarip olduğunun tasvirini vurucu gerçeklerle, çarpıcı bir anlatım ve işleyişle ele alıyor. Durağan yapısına rağmen kendini seyrettirirken pek fazla sorun yaşamayan Gittiler, güçlü bir sosyopolitik eleştiri olmasının yanında psikolojik çıkarımlarıyla da dikkate değer bir film olmak için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Zıtlıkların temelinde yatan benzerliklerin ana temasında Gittiler, yakın dönem Türkiye sinemasının zihinlerde yer edinecek özgün işlerinden biri.

Diğer yazıları Burak Hazine

Philomena (2013) Umudun Peşinde

Stephen Frears’ın İngiliz sineması için gelgitli yönetmenlerinden biri demek mümkün. Dangerous Liaisons,...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir