Sesime Gel (2014) Were Dengê Min

En son F Tipi Film ile dikkatleri üzerine çeken Hüseyin Karabey’in son filmi Sesime Gel, ülkemizin gündemini on yıllardır meşgul eden ve adı artık Kürt Meselesi olarak dillendirilen olgunun üzerine kurulu cesurca bir yapım. Özellikle son yıllarda Türkiye sinemasında fazlasıyla karşımıza çıkan Kürt Meselesi temalı filmlere bir yenisini ekleyen Karabey, Sesime Gel’de 60 yaşındaki bir kadın ve 8 yaşındaki torununun Van’ın kırsallarında geçen umuda dayalı yolculuğunu konu ediniyor.

Berfe Nine, asker tarafından köyden toplanan erkeklerin arasındaki oğlunu kurtarmak için yoktan silah var etmek zorundadır çünkü bölge komutanı bir köstebekten o köydeki her evde silah bulundurulduğuna dair ihbar almıştır. Bunun karşılığında köyün erkeklerini karakolda esir etmiş, onları evine teslim edebilmek içinse her evden bir silah getirilmesini şart koşar. Fakat Berfe Nine’nin evinde ölen babasının antika tüfeğinden başka silah yoktur. Oğlunu kurtarmak içinse ne yapıp edip bir yerlerden silah bulmalıdır ve bunun için de sekiz yaşındaki torunu Jiyan’ı yanına alıp uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkar. Koruculara, Irak ve İran’la illegal ticaret yapanlara, kendi yeğenine güvenmek zorunda kalacağı sınavlardan geçer, silahı bulduktan sonra ise görme engelli üç köy ozanı ile kilometrelerce yol kat edeceği bir maceraya başlar.

20142489_2

Yönetmen Karabey, Kürt milletinin doğuda ve güneydoğuda gördüğü muameleyi ele alırken elinden geldiğince ılımlı bir yol izliyor. Her ne kadar verdiği demeçte uzun yıllardır iki milletin birbirine düşman kesilmesinin sebeplerinden biri de sorunların anlatılırken abartılıyor olmasından, haliyle tebessüm ettiren bir film yapmaya özen göstermeye çalıştığından bahsetse de Türk askeri konusunda dürüst ama antipatik bir çerçeve çiziyor. Haliyle filmde seyirci için sempati ve antipati duyulan iki kutup oluşuyor. Berfe Nine ve torunu Jiyan’a, onların bu uzun yolculuğunda ikiliye eşlik eden, onların karşısına çıkan pek çok masum karaktere sempati beslememek elde değil. Sebebi ise tamamen masumiyetlerinden kaynaklanıyor. Bir annenin oğlunu askerin elinden kurtarmak için gece gündüz demeden, o yaşta, sıcağın altında, kilometrelerce yol kat etmesi belki kültürümüzde çok da olağandışı değerlendirmeye açık değil fakat Karabey’in anlatımıyla çok daha farklı bir boyuta ulaştığı aşikar. Üstelik performans sergileyen kişilerin profesyonel oyuncular olmadığı, bölgenin yerlileri olduğu düşünüldüğünde bu boyutun bir tık daha değiştiğini söyleyebiliriz.

Berfe Nine’ye eşlik eden üç ozanın kalabalık bir köy ahalisine anlattığı hikaye şeklinde seyreden Sesime Gel, seyircinin zihninde yer edinmeye fazlasıyla müsait güzel bir eser. Mekanların havası kadar sıcak müzikleri, doğanın her türlü mucizesinden yararlanan görüntüleri ile daha da zenginleşen filmin 33. İstanbul Film Festivali Altın Lale ulusal yarışmasının unutulmayacak yapımlarından olacağı kesin.

Diğer yazıları Burak Hazine

DGA Ödülleri

Yorumlar burada, kazananlar işe aşağıda: Film: Michel Hazanavicius, The Artist Belgesel: James...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir