Hacker: Hollywood’dan Öte Değil

Teknolojinin gelişimi, her zaman askeri bir boyuta ulaşmıştır. Demirin eritilmesiyle mızrağa ve kılıca geçişten, barutun kullanımıyla tüfeklerin ortaya çıkışından, uçaklarla birlikte hava saldırılarının başlamasına kadar birçok askeri yeniliğin sebebi teknoloji olmuştur. Son yeniliklerden biri de internet ve bilgisayarla birlikte ortaya çıkan siber saldırılardır.

Michael Mann’in Blackhat (Hacker) filmi de siber saldırılar üzerinde dönen bir yapım. Başrolünde Thor ve Avengers serilerinden tanınan Chris Hemsworth’ın yer aldığı filmde, Çin’deki nükleer reaktörebir siber saldırı gerçekleşir. Kimliği belirsiz hackerı bulamayan Çin Savunma Teşkilatı, Amerikan güvenlik birimleriyle ortaklaşa bir çalışma yürütmeye karar verir. Askeri düzeyde ülkesindeki en başarılı hackerlardan olan Chen (Leehom Wang), bu çalışma için eski bir dostu olan mahkum hacker Nicholas’ı (Chris Hemsworth) hapisten kurtarır. Günlerce süren çalışmanın ardından Amerika’dan Hong Kong’a, ordan Çin’e, Malezya ve Endonezya’ya uzanan bir maceranın sonunda saldırgan bulunur. Fakat yapılan fedakarlıklar, Nick’i (Nicholas) iki seçenekli bir yol ayrımında bırakır.

Film, tam bir Amerikan filmi. Zeki, kaslı, yakışıklı, teknolojiden çok iyi anlayan, hayat tecrübesi de bir o kadar yüksek olan Nick’i Thor’un oynuyor olması da bir rastlantı olmasa gerek. Etrafındaki herkesi kendine hayran bırakan, her maceraya atlayan Nick, gerçeklikten çok uzak, fazlasıyla fantastik bir karakter. Fakat gerçekçi olduğu hissini vermeye çalışan bir hikayeye böylesine fantastik bir karakterin dahil edilmesi filmin verdiği keyfi de olumsuz anlamda etkiliyor.

Filmdeki patlama ve ölümler, Michael Mann’in Public Enemies filmini izlemişler için pek de sıra dışı gelmeyecektir. Hikayeyi derinden etkilemeyen, sadece tahmin edilemez bir hava yaratmayı amaçlayan bu gereksiz sahneler ve olaylar, filmin havasını bozarak filmin konusunda saçmalara sebebiyet veriyor. Bütün bu lüzumsuzluklar ve abartılara rağmen filmin en büyük eksiği, mantık süzgecinden yoksun oluşu. Nick’in Amerikan Hükümeti tarafından aranan bir kaçak olmasına rağmen tüm ihtiyaçlarını saniyesi saniyesine temin edebiliyor oluşu, ülkeye yapılmış saldırı sonucu başlatılan operasyonun minimalliği, olayların dış dünyayı etkilemiyor oluşu, son olarak da final sahnesindeki kayıtsızlık filmdeki mantıksızlıklar zincirinin temelleri. Onun dışında günlerce açık kalan telefonlar, bir anda değişen kıyafetler, her gün düzenli taranan saçlar… Kısacası filmde bir çizgi film havası hakim.

Blackhat (Hacker), sinemaya film seyretmek için gidenlerin tercih etmemesi gereken bir yapım. Onun dışında kafa dağıtmak ve boş zamanı değerlendirmek için gidilebilir.

Diğer yazıları Sinematopya

Chappie (2015)

İnsanlar ve makineler arasındaki mücadelenin edebiyat ve sinemadaki yeri kuşkusuz herkesçe biliniyor....
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir