The Lovely Bones: Sadece Peter Jackson Severlere

Birçok sinemasever, özellikle de fantastik filmlerden hoşlananlar, Peter Jackson adını çok iyi bilir. Lord Of The Rings ve Hobbit filmlerinin yönetmeni, kendi yazar ekibiyle (Fran Walsh ve Philippa Boyens) beraber Alice Sebold’un The Lovely Bones adlı kitabından esinlenerek bir film yapmaya karar verdiğinde de aynı sinemaseverlerin heyecanlandığı sanıyorum. En azından yazıyı okurken bu filmden bihaber olanların hemen IMDB’ye girip filmi aratacağından, hatta bazılarının bununla zaman kaybetmeyip hemen en yasal yollardan filme ulaşacaklarından eminim. Bu sayfayı kapatıp filmi izlemek isteyenlerden ricam ise en azından yazıyı sonuna kadar okumaları.

Susie (Saoirse Ronan), 14 yaşında genç bir kız çocuğudur. Mutlu bir ailesi, ergenlikle birlikte genişlemeye başlayan kendi küçük dünyası ve bir de fotoğraf merakı vardır. Kendini bu küçük dünyaya, hayallere ve fotoğrafçılığa öylesine kaptırmıştır ki, kendini takip eden komşusu Bay Harvey’i (Stanley Tucci) fark edemez ve bir cinayete kurban gider. Hayattan kopamayan Susie iki taraf arasında, arafta kalır. Bir tarafta olayı kabullenemeyen ailesi, özellikle de kızının katilini arayan babası vardır. Babası Jack (Mark Walhberg) için kızının ölümü bir takıntı haline gelmiş, durumdan rahatsız olan annesi Abigail (Rachel Weisz) evi terk etmiştir. Öbür tarafta ise işlediği suça rağmen cezasız kalmayı başarabilen katili vardır ve öldürme arzusundan bir türlü vazgeçememektedir. Susie ya yaşananları kabullenip ailesini özgür bırakacak ve onların hayatını mahvetmekten vazgeçecek ya da intikamı alınana kadar bekleyecektir.

the lovely bones sinematopya 2

Şimdiden söylemekte gerek var, The Lovely Bones filmi Peter Jackson hayranlarını yüzüstü bırakan bir yapım. Neresinden tutsan elinde kalan filmde alkışlanması gereken tek başarı Stanley Tucci’nin performansı. Saoirse Ronan’ın film çekildiği zaman 15 yaşında olduğu ve karaktere bir şeyler katmaktan ziyade yalnızca yönetmenin sözünü dinleyen iyi bir kız olabileceği de dikkate alındığında, filmdeki oyunculukları yerden yere vurmamak imkansız. Rachel Weisz kendi standardında kalmış, büyük bir rol üstlenmemiş. Zaten filmin büyük bölümünde ortalarda yok. Fakat filmde önemli bir rol üstlenen ve kesinlikle altından kalkamayan biri varsa o da Mark Wahlberg. Prodüksiyonun da yardımlarıyla 70’ler Amerikasına uygun bir muhasebeci olmanın çok ötesinde kalmış. Uzun saçları, umursamaz tavırları, yapmacık hareketleriyle filmi katletmiş. Evin anneannesi rolündeki Susan Sarandon da yine yapmacılıkta, nedendir bilinmez ortalarda dolanan, bir görünüp bir kaybolan biri olarak oldukça alakasız ve başarısız. Filmin senaryosu ise çok daha kötü. Bir cinayet işleniyor, cinayetin sebebi olarak bir adamın aile özlemi ve kıskançlığı gösteriliyor, cinayetin nasıl olduğuna dair hiçbir detaya yer verilmeden bir vahşet dillendirilmeye çalışılıyor. Bütün bunların altında ise çok ağır ve ilahi bir manipülasyonla “doğru” olan vurgusu yapılıyor. Susie’nin araftayken dünya ile olan iletişiminden arafın betimlenişine kadar birçok noktadan yapılan bu vurguların sonunda ise ilahi adalet mesajı veriliyor. Masumiyet, intikam ve vicdan meselesini ele alırken böyle dini bir perspektiften yaklaşmanın yaratabileceği algı düşünülmüyor.

Özetlemek gerekirse, film gerçekten kötü. Kötü olmanın ötesinde, etki düzeyi öylesine yüksek ki insanları inanmak istedikleri şeylere körü körüne bağlama durumu söz konusu. Açıkça söyleyebilirim ki izlerken gerçekten çok zorlandığım, dalga bile geçemediğim ender filmlerden biri. Spoiler vermek gibi olmasın ama yalnızca cinayetin nasıl işlendiğini görmek için iki saat on dakikalık bir filmi izleyip hayal kırıklığına uğramak ve sonunda da filmin bu denli basit bir film olduğunu görmek adeta sinemaseverlere vurulmuş bir tokat, edilmiş bir hakaret. Neyse ki Stanley Tucci var, o da olmasa izlemiş olmanın pişmanlığını kaldıramazdım.

Diğer yazıları Sinematopya

Sean Penn Dolu Bir Aksiyon: The Gunman

Bağımsız yapımlar dışındaki birçok filmin “yeni” yerine “yine” sözcüğünü kullandığını fark edenlerin...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir