Umut Dolu Bir Müzikal: God Help The Girl

God Help The Girl filmi, Glasgow’da kurulmuş “Belle and Sebastian” grubun vokalisti aynı zamanda da şarkı yazarı olan Stuart Murdock’un bir projesinden ibaret. Bir turne sırasında aklına gelen, genç bir kızın hikayesini anlatan şarkılar serisi fikrini 2009 yılında zaten hayata geçirmiş olan Murdock, film sektörüne müzikal düzeyli girişinin ardından projeyi filmleştirmeye karar vermiş ve sonunda da senaryosunu kendi yazdığı, yönetmenliğini kendi yaptığı, projeyle aynı ada sahip olan God Help The Girl filmi ortaya çıkmış.

Film, Eve’in (Emily Browning) hastaneden kaçışıyla başlar. Hayatını yaşamak, özgürlük için hastane kaçan Eve bir bara gider. Orada James (Olly Alexander) adlı bir gitaristle tanışır ancak yakınları pek uzun sürmez. Hastaneye geri döndüğünde cezalandırılan Eve, hayatını yoluna koymaya karar verir. Bir müzik aşığı, bir şarkı yazarıdır. Fakat hastanedekiler onun sağlığına kavuşmadan müzikle uğraşmasına izin vermez. Sonunda Eve hastaneden tekrar kaçar ve James’in yanına gider. Yapacak bir işi olmadığı için James’in verdiği müzik dersine yardımcısı olarak katılır ve ders sırasında şarkı yazarı olma hayalleri kuran Cassie (Hannah Murray) ile tanışır. Üçlü, çok yakın arkadaş olurlar, birlikte müzik yapar, gezerler. Hayatı yoluna girmiş olan Eve, bir müzik grubu kurmaya karar verir, şarkılar yazar ve konser hazırlığına başlar. Fakat Eve’in erkek arkadaşıyla tanışan James yıkılır, tatile giden Cassie’den de uzak kalan Eve yeniden eski düzensizliğe düşer.

Eve, nevroz teşhisi konulmuş ve de hastanede tedavisi süren 20’li yaşlarda genç bir kız. Ne eğitimine devam edebildiği ne de bir işte çalışabildiği için boş zamanı çok, o da bu boş zamanlarını kitap okuyarak, radyo dinleyerek, yazarak ve müzikle uğraşarak geçiriyor. Fakat müzik Eve için bir uğraş olmaktan öte. Piyano çalmaktan ve kendi yazdığı şarkıları söylemekten fazlasıyla keyif alıyor, hatta müzik onun için en temel ihtiyaçlardan bile önce geliyor. Bu sevginin sebebi ise Eve’nin paylaşacak kimsesi olmaması. O, yaşadıklarını müzikle anlatıyor, müziği adeta bir günlük gibi kullanıyor. James de Eve gibi 20’li yaşlarının ortasında. Bir adamın evinde, kiraladığı bir odada kalmakta ve üniversitenin havuzunda çalışmak dışında tek yaptığı şey müzikle uğraşmak. Öğrenmeyi seven, çekingen biri olan James’in en büyük hayali pop dünyasına adını hangi puntoyla olursa olsun yazdırmak, pop müziğine bir katkıda bulunmak. Yollarının Eve ile kesişmesi ise bu hayalini gerçekleştirmesi için bir fırsat. James’in Eve ile olan ilişkisi ise müzikal düzeyde olmanın ötesinde, romantik bir ilişki. James Eve’den fazlasıyla hoşlanır, fakat hislerini dinle getirecek cesareti kendinde bulamaz.

Cassie ise James’in özel ders verdiği zengin aile kızı. Özel bir koleje giden Cassie’nin en büyük hayali ise şarkı yazmayı öğrenmek. Eve’i James yoluyla, bir ders sırasında tanıyan Cassie, kendi şarkısını yazmanın aslında ne kadar kolay olabileceğini görür. Karşısına çıkan bu arkadaşlık ve yeni dünya onu fazlasıyla etkiler, içine alır.

god help the girl sinematopya 2

Üçlünün arkadaşlığı, Glasgow gençliği kadar karmaşık aslında. James’in filmde belirttiği üzere İskoçya sokaklarında müzik yapan yüzlerce genç, onlarca müzik grubu var ve hepsi aynı sokaklarda yaşamakta. Bu karmaşık düzene bir gönderme ise Cassie, James ve Eve’in arkadaşlığıdır. Üç farklı karakter, aynı amaç uğruna müzikle birleşmiştir. İskoçya sokaklarına yayılmış olan müziğin, birleştirici gücü de bu yolla temsil edilir. Fakat üçlünün tercih ettiği pop müzik, İskoçya’da yok olmuş bir türdür. Bu türün yerini alternatif, rock, metal, gothic, punk gibi türler almıştır. Filmin bu yöndeki eleştirisi ise, yaptıkları pop müziğinin “serseri” diye tabir edilen kesime ait olmayanların, özlenmiş İskoç halkının tercih edeceği bir tür olması. Bunun örnekleri ise grubun çaldığı dans salonu ve konuşmalarda sürekli olarak geçen, Anton üzerinden de tasvir edilen serseri gençlerdir. Onlar, İskoç halkına yakışmayan, İskoçya’yı bilmeyenlerdir.

Eve’in müziğinden bahsetmek gerekirse, onun müziği Anton’un da tabiriyle “çocuksu”dur. Fakat bu çocuksuluğun altında iki farklı gönderme vardır. Bunlardan ilki, Eve’le alakalıdır. Freudal bir nevrozun yalnızca çocuklukta yaşanmış travmalardan kaynaklanabileceği bilgisi ve Eve’in kötü bir geçmişi olduğunun sürekli olarak vurgulanması; Eve’in gençlik döneminde cinsel bir travma yaşadığı, bu nedenle hastaneye yerleştirildiği ve masum çocukluk evresini yani travma öncesi dönemi hatırlattığı için de çocuksu melodiler tercih ettiği yorumunu güçlendirir. Aynı şekilde sözlerdeki sıradanlık ve güncellik, geçmişe ket vurmaktır. Geçmişine dair hiçbir şey hatırlamak istemeyen Eve, yalnızca bugünününden bahsetmeyi yeğler. İkinci gönderme ise yine İskoç halkınadır. Özlenen geçmişe ve sersiliğin olmadığı masum zamanlara yapılan bir vurgudur. Çocuksu müziğin etkisiyle üç arkadaşın da geçmişten farklı ve “iyileşmiş” oluşu da, bu masumiyete olan ihtiyacı belirtir.

Keyifli müziği kimi zaman bunaltsa da, renkli atmosferiyle akıcı bir yapım olan God Help The Girl, son zamanlardaki sorunları, dertleri ve kederleri unutturmak için izlenmesi gereken bir film. Son olarak da filmdeki şarkıların oyuncular tarafından yeniden seslendirildiğini belirtmekte fayda var.

Diğer yazıları Sinematopya

İmkansız Diye Bir Şey Yoktur: Mission Impossible 5

Başrolde Tom Cruise’un yer aldığı Mission Impossible serisi, Christopher McQuarrie’nin ekibe katılmasıyla...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir