Ventos De Agosto (2014) Ağustos Esintisi

!f İstanbul’un onlarca filmi arasında dikkatimi çeken, anlatımıyla modern dünyanın kapılarını sonuna kadar zorlayan, görüntü çekim kalitesiyle yepyeni bir yönetmenin doğumunu bize anlatan, doğal oyuncularıyla ‘karakter’ tanımlamasının nasıl olacağını tüm dünyaya haykıran Ağustos Esintisi; Brezilya’nın kuzeyindeki Alagos’un muazzam doğasını bir şiir resitali sunar gibi seyirciye anlatıyor. Daha önce 2014’te Locarno, Chicago, London, San Sebastian, Vancouver Film Festivalleri’ne katılan film, melankolik konusuyla içerisindeki sert kapitalizm eleştirisini suratımıza bir tokat gibi çarpmış. Genç dinamizmin büyüleyici konseptini cesurca beyazperdeye aktarmak herkesin yapabileceği bir uğraş değil.

Filmde Shirley büyükannesinin bakımını üstlenmek için şehirdeki yaşamına veda edip, yerel halkın kendi inancıyla baş başa yaşadığı Alagos’a yerleşir. Hindistan cevizi bahçelerinde çalışıp hayata tutunmaya çalışan genç kadın, sevgilisi Jeison’la beraber duygusal/cinsel yakınlaşma içindeyken, bir gün Jesion ‘mürekkep balığı’ yakalamak için dalış yaptığında denizin altında bir kafatası bulur. Film kafatasının bulunmasının ardından yerel inanışlarla modern dünyanın küresel değerleri arasındaki çatışmayı açıkça ortaya koyacaktır. Bulundukları bölgeye doğa sesleri üzerine araştırma yapmaya gelen bir adamın ansızın ölümü üstünden filmdeki anlatı bambaşka boyutlara uzanır.

Ağustos Esintisi’nin senaryosunu yazıp, kurgusunu gerçekleştiren, ayrıca görüntü yönetmenliğini üstlenen yönetmen Gabriel Mascaro, öylesine incelikli bir yapım ortaya çıkarmış ki metaforik anlatının ardında yatanları bulmak izleyene kalmış. Mesela filmin ilk sahnesinde Shirley bir tekneye uzanmış, Lewd’in Kill Yourself’ini dinliyor ve bir yandan da güneşte daha çok yanmak için kola ile vücudunu yıkıyor. İlerleyen bölümlerde konuda karşımıza yerel halk inanışları, yaşayışları çıkarken, bilindik semavi dinlerin dışında kendi inançlarını sergileyen insanlar ‘kurukafa’ imgesinden yola çıkarak, küresel din inançlarına karşı duruş sergiliyor. Bunun yanında kapitalizm öylesine zehirli bir ok ki, insanlar sakin köylerine uluslararası müzik endüstrisinin girişini engelleyememiş. Tracy Chapman’ın ‘Baby Can I hold You’ şarkısını dinleyen köylüler bir yandan bulundukları hayatın yerel değerlerini sürdürmeye gayreti içinde.

ağustos esintisi sinematopya

Gabriel Mascaro, bir fotoğraf çekercesine Andrey Tarkovski tarzında oluşturduğu görüntü kalitesine gizem yüklü anlar eklemiş. Mesela hindistan cevizleri arasında seks yapan sevgililer modern dünyanın seksi bile sınırlayan algısına baş kaldırıyor. Herkesin olmasını istediği seks değil, insanların kendi doğalarında yarattığı aşkın getirdiği yakınlaşma öne çıkmış. Telefonun çekmemesi, önemli bir olay için polisi aramak adına yüksek bir dağın zirvesine tırmanılması ise insanların bulundukları ortamda kurdukları güçlü iletişimi anlatma adına yerinde bir örgü! Burada doğal iletişim ve yaşantıdan bahsediyoruz. Mascora daha ilk filminde öylesine enteresan anları bize sunuyor ki, filmi gözünüzü kırpmadan şiir dinler gibi izlemek size düşüyor. Dandara de Morais’in doğal rol yeteneği film için çok büyük artı. Yani yönetmenin kafasındaki doğallığı akıllıca yorumlamış. Seks sahnelerinde, teknede güneşlendiği bölümlerde görünen ötesindekini anlatmayı başarmış.

Ağustos Esintisi’ni izlediğinizde 2015 yılında yaşadığımız dünyanın hangi kültürleri, değerleri yok ettiğini, insanları nasıl basmakalıp tek kültüre, yaşantıya yönlendirdiğini açıkça anlayacaksınız. Konu boyunca karşınıza çıkan muhteşem doğayı seyre dalın, fotoğraf kareleri arasında yerinizi bulmaya çalışın!

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Köksüz (2013)

1981 doğumlu Deniz Akçay Katıksız’ın ilk yönetmenlik deneyimi olan Köksüz, sevgisizlik üzerine...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir