Kurosawa’dan Dreams (Düşler) Üzerine

Akira Kurosawa… Dünya sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmış büyük sinemacı… Uzak Doğu kültürünün doğayla iç içe yaşayan bağında sadeliğin görüntüsünü yansıtan Yasujiro Ozu ve beraberinde Kaneto Shindo, Masaki Kabayashi gibi köklü Japon yönetmenlerinden dış dünyada adını daha sık duyuran Kurosawa’nın filmlerine baktığımızda gerek doğa-insan-umut üçlemesi gerekse düşler diyarından gelmiş kadrajının çeşitliliğini görmekteyiz. Filmlerindeki en önemli unsurun karakter temalı olduğunun altını çizmekte yarar var. Sinema uğraşının, onu hayata bağlayan en önemli tutku olduğunu yine kendisinin demeçlerinde görürüz. Onun için hayatını sinemaya adamış demek yanlış olmaz sanırım. Çünkü Kurosawa, yaşamı boyunca 57 yıl süregelen sinemacılık kariyerinde 30 küsur film çekerek yönetmenliğinin dışında senaristliği ile de göz dolduran yapıtlara imzasını atmıştır. Uzak Doğu kültürünün sinemayla bütünleşmiş halini ustaca yansıtan Kurosawa, sinematografik açıdan da oldukça etkileyici bir tutum sergilemiştir. Özellikle Seven Samurai (Yedi Samuray, 1954) filminin çekimlerinde doğa ile insan arasındaki ahengi (karakter karamsar olunca yağmurun yağması, karakter umutlu olunca bahar temalı görüntüler) karakteriyle bütünleştiğimizde hissederiz. Belki de sinema tarihinde ‘güven’ olgusunun vücut bulmuş halini bu filmde görürüz. Yedi Samuray, oldukça önemli bir film olup Kurosawa’nın ustalaşmasına örnek verilebilecek mihenk taşıdır. Filmin kurgusunda Japon sinemasının alışılmış ölçütünden kaçan yönetmen, kısa planların birbirlerine bağlandığı hızlı bir kurgu ile devrim niteliğinde bir özgünlüğe erişmiş, özgün kamera hareketleriyle de göz doldurmuştur. Fakat Kurosawa’nın filmleri genel izleyicinin dışında, işlemeye çalıştığı derin anlamlar baz alındığında izlenmesi zor filmler olduğundan kendisinin özel bir izleyici kitlesi olduğunu söyleyebiliriz. Kurosawa da tıpkı Ozu gibi, Tarkovsky gibi, Bergman gibi zamanı yavaşlatarak imgelerin gücünden faydalanmaya çalışan, kadrajının içinde doğanın renklerini ustaca kullanmasını bilen bir sihirbaz. Kurosawa, sinema kariyerinde onlarca başyapıt çıkarmış ve sinema dünyasına; Rashomon (1950), Seven Samurai (1954), Yojimbo (1961), Dersu Uzala (1975), Kagemusha(1980), Ran (1985) gibi filmlerin başını çektiği tekniğiyle sinema dersi olabilecek yapıtları bizlere bırakmıştır. 1990 yılının dünyasında yaşlanmış olmasına rağmen bitmeyen sinema tutkusunun özverisiyle Dreams (Düşler) filmine imzasını atarak savaş karşıtı bir tutum sergilemiş ve tüm dünya halklarında hafızaları tazeleyecek barışçıl ve doğadan yana 8 ayrı hikayeden (rüyadan) olaşan derin bir çalışmaya imzasını atmıştır. Düşler filminde Kurosawa, insanlığa günah çıkarması için adadığı ve Tanrı eli değmiş diyebileceğimiz mistik havasıyla son tangosuna iki kala (Ağustos’ta Rapsodi, 1991; Madadayo, 1993) ayakta alkışlanacak bir film doğurmuştur.

Diğer yazıları Güney Birtek

!f İstanbul Başlıyor!

İş Bankası Maximum Kart’ın ana partnerliğinde düzenlenecek 17. !f İstanbul Bağımsız Filmler...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir