Kurosawa’dan Dreams (Düşler) Üzerine

4. Düş: Tünel

Tünel düşü, filmin en etkileyici sahneleri arasında başı çekiyor diyebiliriz. Çünkü Kurosawa, bağıra bağıra tam bir savaş karşıtı olduğunu gösteriyor. İnsanların bir hiç uğruna savaşarak ölümleri doğrultusunda, tünelden geçmeye çalışan komutanın ölü bir orduyla karşılaşması üzerinden geçen diyaloglara baktığımızda savaşın tüm zulmünü, acısını yüreğimizde hissediyoruz. Atmosfer, görüntü yine mükemmel. Tünel düşünde komutan, ölmüş askerleriyle yüzleşiyor.

Komutan:
-Er Noguchi.

Asker:
-Emredin komutanım!

Komutan:
-Sen…

Asker:
-Doğru mu komutanım ? Çatışma da öldüm mü? Ben, gerçekten de öldüğüme inanamıyorum komutanım. Eve gittim, annemin benim için yaptığı yemekleri yedim. Gayet iyi hatırlıyorum.

Komutan:
-Bunu daha önce de anlatmıştın. Vurulmuştun, baygındın… Sonra uyandın, ben yaranla ilgilenirken sen yine bunları söyledin. Rüyaydı, baygınken rüya görüyordun… Ama beş dakika sonra öldün. Gerçekten de öldün.

Asker:
-Anlıyorum… Ama annemle babam öldüğüme inanmazlar. (Asker ilerdeki ışığı göstererek, gözyaşlarıyla) Burası evim. Annemle babam hala beni bekliyorlar…

(Komutan büyük bir üzüntü içinde)
-Bu gerçek, öldün sen. Üzgünüm ama öldün. Kollarımda can verdin.

dreams sinematopya 4

Asker ışık yanan yere baktıktan sonra arkasına dönerek ağlak bir şekilde yavaşça tünelin karanlığına karışır. Komutan ise askerine bakarak göz yaşlarını tutamaz. Sonrasında ise ölü bir asker ordusu komutana yaklaşır.

Yüzbaşı:
-Üçüncü müfreze üsse dönmüştür komutanım! Zayiat yoktur.

(Komutan perişan bir halde):
-Dinleyin. Neler hissettiğinizi anlıyorum. Ancak, maalesef üçüncü müfreze imha edilmiştir. Hepiniz çarpışmalarda öldünüz. Üzgünüm, ben ölmedim hayattayım. Yüzlerinize bakamıyorum. Sizi ölüme gönderdim. Benim suçum. Bu anlamsız savaşta tüm sorumluluğu alabilirdim. Bunu yapmadım, düşüncesizce davrandım. Şimdi sizlere bakarken, büyük bir acı çekiyorum. Dürüst olmak gerekirse sizlerle beraber ölmek isterdim. İnanın bana isterdim. Sizlere kahraman diyorlar ama bir köpek gibi ölüp gittiniz. Lütfen geldiğiniz yere dönün ve huzur içinde uyuyun.

Düşte geçen bu diyalogların tamamını yazmak istedim çünkü insani açıdan oldukça önemli olduğunun altını çizmeye çalıştım. Evet, her şey aslında komutanın dediği; “Sizlere kahraman diyorlar ama bir köpek gibi ölüp gittiniz.” cümlesindeki acı söylemde. Savaşların bir hiç uğruna çıktığına dair demeçler sunuluyor. Bu düş hakkında, insanlığın utanç tüneli desek yeridir. Savaşların yarattığı toplumsal travmalar uzun yıllar boyunca insanlığın kamçısı olmaya devam etti/ediyor. İnsanlık, geçmişten hiçbir ders çıkarmayarak günümüzde savaşlara devam ediyor. Yakın zamanda büyük savaşların çıkmasına zemin hazırlıyor. Bu tehlikeli gidişatın tek sorumlusu ne yazıkki insanlıktan başkası değil.

Diğer yazıları Güney Birtek

Bergman’ın Oda Üçlemesi / Bölüm 2: Kış Işığı

Tanrının Sessizliği “Eğer tanrı yoksa, bu gerçekten bir fark yaratır mı? Hayat...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir