Hitler’e Hayat Öpücüğü Vermeye Hazır mısınız: Norviyia (Norveç)

80’lerin ünlü olmayan bir Yunan newwave/punk şarkısı şöyle diyor: “Norveç Akdeniz’e doğru yollanıyor, Norveç geliyor, yanı başındalar.” Yunan yönetmen Yiannis Veslemes’e ilham kaynağı olan bu bilinmez şarkı, Norveç filminin temelini oluşturup, 1980’li yılların Avrupa’sında geçen sıra dışı bir vampir filmimin oluşmasına sebep olmuş. Veslemes öylesine farklı yaratım meydana getirmiş ki, filminin senaryosunu ve müziklerini yaparken kafasındaki sürrealist düşünceleri harikulade biçimde beyazperdeye aktarabilmiş. Konuyla ilgili konuşmadan önce Norveç filminin neden Avrupa coğrafyası için önemli olduğuna bakalım. Norveç ülke ismi olarak aklınıza gelebilir ama bu filmin isim kaynağı olan ad, aslında bolluk içinde yaşayan yaşlı kıtanın nasıl umarsız bir hayat yaşadığını imgeliyor. Tabi umarsızlık dansın ince ritimlerinde gizli. Bunun yanında suya sabuna dokunmayan Avrupa’nın 2. Dünya Savaşı’yla yüzleşme gerçeği filmde yeniden masaya yatırılıyor. !f İstanbul’un İzmir ayağında izlediğimiz film her açıdan tartışılmalı, irdelenmeli!

Konuda durmaksızın dans eden Zano adlı vampir karakter, eğer dans etmeyi bırakırsa kalbinin duracağını zannedip öleceğini düşünmekte. Atina’nın 80’li yıllardaki bedbaht gece dünyasına hızlı giriş yapan dans tutkunu vampir, arkadaşı Jimmy ile buluşmak için şehirde belli süre kalmanın peşinde. Disco Zardos ismindeki barda gece hayatının peşinden gidip, kendi ahlak kuralları çerçevesinde kuralsız bir dünyanın peşi sıra takılıyor. Barda bir fahişe ve Norveç adında adamla tanışan Zano, etik kuralları gereği fahişeyi ısırmayıp kendine sevgili yapmanın hesaplarını yaparken, Norveç’i ısırarak kendi gibi ölümsüz bir vampire dönüştürüyor. Jimmy’e ulaşamayan Vampir Zano’yu yanındaki iki arkadaşıyla beraber tuhaf bir yolculuğun içinde görüyoruz. Bu yolculuk esnasında fahişe belli noktalarda durup bilinmez kişilerle gaz maskeleri eşliğinde cinsel ilişkiye giriyor. Zano olan biteni izleyip, gidilecek belirsiz yerlerin heyecanı içinde durmaksızın dans ediyor. Arabada, ormanda, sokakta… aklınızın gelebileceği her yerde zevk içinde edilen danstan bahsediyoruz. Vampire dönüşüm geçiren uyuşturucu bağımlısı Norveç ise Zano’nun dansına ayak uydurmayıp, sadece olanları izlemekle yetiniyor -ta ki Adolf Hitler sahneye çıkana dek! Fahişe seks yaparak kandırdığı Zano’yu atıl bir depoya getirip, Adolf Hitler’i ısırmasını, onu bu hayatta vampire dönüştürmesini istiyor. Meğer o fahişe bir SS subayı imiş!

norveç sinematopya 2

Zano, Hitler’i ısıracak mı? Fahişe neden faşizm için çalışıyor? Norveç’in olan bitenlere karşı tepkisi ne oluyor? Bu soruların cevabı filmin ilerleyen bölümlerinde karşınıza çıkarken, Veslemes sürrealizmle süslü muhteşem bir yapıt ortaya çıkarmış. Telefonla bir türlü ulaşamadığı arkadaşı Avrupa’daki bireysel dünyaları anlatırken, Zano’nun kendi ahlak kriterleri kapitalizmin ‘istediğimi benim kurallarım çerçevesinde yok ederim’ algısının bir yansıması. Norveç’in uyuşturucu çekip hiçbir şeyi önemsememesi ise Avrupa toplumunun dünyadaki olaylara karşı duyarsızlığını göstermiş. Zano’nun bitmek bilmeyen dansı eğlence düşkünü batının ahlaksızlığına parmak basarken, Fahişe’nin Hitler faşizminin ölümsüzlüğe ulaşması için çabası, Avrupa’daki ırkçılığın, savaş severliğin yeniden tırmanışa geçebileceği gerçeğini apaçık göstermiş.

norveç sinematopya 3

Veslemes’in Norveç’i fütürist bir masalı anımsatan senaryosuyla, her karede seyirciyi kendisine hayran bırakıyor. Vangelis Mourikis, ‘Zano’ karakterini öylesine derinlikli oynamış ki, insan kendisini dans ritimlerinin tınısında soyut bir resim çalışmasının içinde buluyor. Oyuncunun politik algıyı algılama biçimiyle yönetmenin kafasındakiler birebir örtüşmüş. Yönetmen, kaleme aldığı senaryosunun her bir noktasını ayrıcalıklı irdelerken, Mourikis’in düşünsel politik zekasını trajikomik karakteriyle bütünleştirmiş. Hitler’in ortaya çıkışındaki ‘uyanış’ sahnesinde kusursuz oyunculuk göze çarpıyor!

Norviyia / Norveç’in (2014) !f’te seçkin filmler arasında yer alması tesadüf sayılmaz. Eğer filmi izlemediyseniz mutlaka bir kenara not edin; çünkü bu film geleceğin sinemasının nasıl olacağını apaçık bizlere gösteriyor!

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Woody Allen’dan Şaheser: Café Society (2016)

2016 Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak gösterilen Café Society, Woody Allen’...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir