Üçkağıt Dolu Bir Film: Focus

Sinema dünyasının bazı vazgeçilmezleri vardır, en azından gişe beklentisi fazla olan yapımlar için durum böyle. I Love You Phillip Morris ve Crazy, Stupid, Love filmlerinin senarist-yönetmen ikilisi Glenn Ficarra ve John Requa’nın son filmi Focus da gişede büyük başarı yakalamayı bekleyen birçok filmde olduğu gibi vazgeçilmezlerle dolu bir yapım. Dolandırıcılık ve aşk temalarının harmanlandığı filmin başrollerini ise komedi ve aksiyon filmlerinin tecrübeli oyuncularından Will Smith ile beyazperdenin yeni yüzlerinden Margot Robbie paylaşıyor.

focusNicky (Will Smith) kendisi gibi bir üçkağıtçı olan Jess (Margot Robbie) ile şans eseri tanışır. Jess’in isteği üzerine onu ekibine dahil eder. Yakınlaşan ikili, Nicky’nin Jess’i bırakıp gitmesiyle birbirinden uzak kalır. Aradan geçen üç yılın ardından Nicky’nin, bir “tezgah” sırasında Jess’le karşılaşması bütün planları altüst eder.

Nicky, tıpkı dedesi ve babasında olduğu gibi bir üçkağıtçıdır. Küçük yaşta öğrendiği meslekte en iyilerden biridir. Her türlü numarayı bilir, kimden nerede ve nasıl para kazanabileceğinin farkındadır. Kendi kurduğu ekibi ve düzeni vardır. Küçük işlerle büyük paralar kazanmayı başaran ve riskten uzak duran birisidir. Babası ve dedesi arasında yaşananlar hep aklında olduğu içindir ki Nicky, yalnız kalmaktan yanadır; çünkü ona bir dolandırıcının asla duygularını işine karıştırmaması öğütlenmiştir. Jess ise hayatta kalmak için yankesiciliği seçmiş biridir. Göz alıcı güzelliği, hafif dokunuşlarıyla Nicky’nin de tabiriyle adeta hayalet gibidir, elinin varlığı fark edilmeksizin istediğini alabilir. Kendi ayakları üzerinde durabilecek kadar güçlü bir kadın olan Jess, Nicky gibi mesleğin içinden gelmese de hızlı öğrenen ve çabuk uygulayan yapısıyla kendini geliştirip bulunduğu duruma ayak uydurmayı başarıyor.

Filme dönmek gerekirse daha önce de bahsettiğim üzere film, gişede başarı elde etmeyi bekleyen birçok yapımda olduğu gibi vazgeçilmez unsurlar içeriyor. Bunlardan ilki, çarpıcı ve de akılda kalıcı bir isim, bu durumda Focus. İkinci öge filmin başrollerindeki isimler, ki kadro oluşturulurken bu hususta yapılan tercihler bir hayli başarılı: Sinema dünyasında birçok başarıya imza atmış, sempatik ve tecrübeli bir isim olan Will Smith ve son dönemin popüler isimlerinden Margot Robbie. Filmin “popüler”liği üzerinden devam gerekirse romantizm ve dolandırıcılık temalarının bir arada işleniyor oluşu, bu konuda konuşma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. My Mom’s New Boyfriend ve Thick as Thieves’i andıran, Leverage dizisini anımsatan bir yapım olmanın ötesine fazla gidemiyor. Ancak film içindeki romantik öğelerin fazlalığına rağmen kısa ve abartısız bir biçimde yerleştirilmiş oluşu ve de tümüne yayılmasıyla bir fark yaratıyor. Aynı şekilde aşk temasının film genelindeki yayılımı, filmin esas konusu olan olaylar dizisinin arka planda kalmasını engelliyor.

focus sinematopya 2

Görsel anlamda hiçbir efekt içermeyen filmin en güzel yönü “con”lar, yani üçkağıtlar sırasındaki çekimlerin verdiği keyif. İlk andan itibaren başlayan ve izleyiciyi içine çeken hırsızlık dünyasıyla merak uyandırmayı başarıyor. Aynı zamanda basit taktikler üzerinden gidişiyle de seyirciyi bir anlamda uyarıyor. Odaklanmanın ne kadar önemli olduğu ve göz açıp kapayıncaya kadar neler olabildiğini fazlasıyla çarpıcı bir objektiften yansıtarak, kandırılmanın pek de zor olmadığını başarıyla vurguluyor. Filmin ikinci bölümünde, yani aradan geçen üç yılın ardından gerçekleşen olaylarda ise bir gizem yaratılıyor. Nicky ve Jess’in içinde bulundukları durumun öngörülemeyen noktalara gelişiyle Usual Suspects, The Departed ve Sherlock Holmes filmlerini akla getiren senaryonun bir yerden sonra tahmin edilebilmesi bir hayal kırılığı yaratsa da, en son sahnede yapılan küçük bir sürpriz durumu kurtarıyor. Fakat belki de filmi gerçekten ilginç kılan nokta, Nicky’nin kumar merakı üzerinde durulmasına karşın bu merakın olayları umulan yere sürüklememesi, aslında izleyiciyi tuzağa düşüren ve bu konu üzerine odaklanmasını sağlayan bir kandırmaca oluşu. Belki yaptığı tercihlerdeki riskler göz önünde bulundurulduğunda kumar bağımlılığının bunda bir etken olduğu yorumu yapılabilir; ancak izleyicinin film esnasındaki beklentisi göz önünde bulundurulduğunda gerçekten de başarılı bir numara olduğunu kabul etmek gerekli.

Toparlamak gerekirse Focus, gişe başarısı arzulayan ve de bu amaç için özenle tasarlanmış bir yapım. Fakat birçok filmin aksine Focus, bu başarıyı hak ediyor. Gerek akıcılığı, gerek filmin atmosferi, gerek senaryosu düşünüldüğünde kült bir film olamayacak da olsa keyifle izlenmesi gereken bir yapım.

Diğer yazıları Sinematopya

Sinematopya Yazarlarıyla Oscar 2015 Sohbeti

Heyecanla beklediğimiz 22 Şubat gecesi öncesinde Sinematopya yazarları olarak Oscar adayları ve...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir