34. İFF Günlükleri #2: Meleğin Yüzü, Sarmaşık & Şimdi Herkes

Şimdi Herkes

Zeynep Dadak ve Merve Kayan ile olan ilk tanışıklığımız geçen seneki Mavi Dalga ile oldu. Bu toprakların sinemasında kadın eli değmiş filmlere pek alışkın olmadığımız için heyecanlıydık tabii, üstelik bir değil, iki kadın yönetmen birden bu projenin sahibiydi. Lakin belki ilk uzun metraj denemeleri olduğundan, belki de bir koltukta iki sinemacının oturmasının her zaman iyi sonuçlar vermeyeceğini bildiğimizden; pek çok konuda kararsız bir filmdi Mavi Dalga.

Bu sefer karşımıza bir kısa film ile çıkmayı tercih eden Dadak ve Kayan ikilisi, aslında sinemanın riskli sularına geri dönüş yapıyorlar (kendilerinin 2010 tarihli Bu Sahilde isimli bir kısa filmleri daha mevcut). Kısa metrajın her daim daha riskli olduğunu düşünme sebebim biraz iddialı aslında. Bana kalırsa bir kısa filmin gri zonda olma ihtimali neredeyse hiç yok. Ya iyidir ya da kötü; ya hatırlanır ya da tamamen unutulur. Şimdi Herkes de iddialı olmayan bir film. Okçuluk yapan beş arkadaşın oynadığı, aslında hepimizin bildiği bir “katil kim” oyununun içine sokuyor yönetmenler bizi. Beş kişiden birini katil seçiyorlar, katil birini öldürüyor. Eğer topluluk bir konsensüs oluşturup katili doğru tahmin edemezse masumlardan biri ölüyor. Oyunun kuralları basit olmasına basit fakat bu kısa filmi seyredene kadar -şahsen oynamış olduğum- bu oyunun aslında neleri işaret ettiğine pek de kafa yormamıştım.

şimdi herkes sinematopya

Hepimiz düzenin içinde birer kurban adayıyız. Aramızda katiller var ve biz onlardan hesap sormadıkça, onları tanımayı reddettikçe masumlar bir bir ellerimizden kayıp gidiyor. Üstelik o masumlardan biri olmaya adayız. Sistem acımasız. Sen, toplumun bir parçası olarak ona uygun davranmazsan ve bu vesileyle sistemi alt edemezsen ödeyeceğin hesap korkunç boyutlara ulaşabiliyor. Tüm bunları değiştirmenin tek bir yolu var; o da katilin kim olduğunu bulmak. Bulmak derken, kedi fare oyunu da değil mesele. Önemli olan her şeyi bir kenara koyup katilin o olduğunu kabullenmek ve haykırabilmek. Geriye kalan tek şey ise çevrendekilere de bunu belli çerçeveler doğrultusunda kabul ettirebilmek.

Her şey bir yana; bu ne kadar korkunç bir oyunmuş yahu?!

Diğer yazıları Burak Hazine

Altın Koza’da Yabancı Film Rüzgarı

Bu yıl 16 – 22 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Adana Büyükşehir Belediyesi...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir