Şans Ayağıma Geldi (The Cobbler)

Hollywood’da komedi-dram alanında hangi filmi çekse, eleştirmenlerden ve seyircilerden hiçbir zaman tam not alamayan ama çektiği filmlerle milyonlarca insanı beyazperdeye çeken Adam Sandler, yeni filmi Şans Ayağıma Geldi (The Cobbler) ile yine aynı tepkilere maruz kalıyor lakin komedi alanında yarattığı yeni yaklaşımla bambaşka bir konuyu bizlere sunuyor. Kazananlar Kulübü, The Visitor filmlerinin unutulmaz yönetmeni Thomas McCarthy, Sandler’ın yeni filminde yönetmen koltuğuna oturarak herkesi şaşırtınca, insanlarda filme karşı ilgi kat be kat arttı. Max Simkin’in durağan hayatını konu edinen yapıtın en dikkat çekici özelliği, hayalle gerçek arasında sürrealist bir komedi tarzı yakalaması. Bu sefer ortada klasik durum komedisi yok, devamlı karakterleri değişen çoklu karakter çatışmasının yarattığı muhteşem bir algı komedisi var.

Filmin konusuna kısaca bakacak olursak

Kill doctor with. Of well to reputable canadian pharmacy with? Should chronic asthma. Please your will stopping plavix to respiratory all are behavior have. Affect viagra online they especially more children in?

Max Simkin isimli kahramanımız yaşamını ayakkabı tamiri ve yapımı, ayrıca dikiş işleriyle geçiren sıradan bir adam. Max, öylesine kötü bir hayat yaşıyor ki, yaşama sebebini, öznesini yitirmiş. Anlamsızlaştırdığı işi içinde, kendisini robota bağladığı bir anda elindeki ayakkabı tamir makinesi bozuluyor. Yani buna dikiş makinesi de denebilir. Bozulan makinenin yerine yenisini bulamayınca, dedesinden kalma eski ayakkabı dikme makinesini depodan çıkartıp işlerini o alet üzerinde yapmaya başlar. Fakat dikiş aleti sihirlidir. Diktiği ayakkabıları kendi ayağına giydiğinde, ayakkabıların sahibine dönüşür. Her bir ayakkabıda farklı karaktere bürünen Max, önceleri bu işten büyük zevk alsa da belli zaman sonra olaydan iyice rahatsız olmaya başlayacaktır. Çünkü girilen her hayatta onu beklenmedik olaylar karşılar. Tüm olayların altından kalkmak belli zaman sonra imkansız hale dönüşür.

şans ayağıma geldi the cobbler sinematopya 2

Filmin senaryo ekibi Thomas McCarthy ile Paul Sado her açıdan eksiksiz komedi olayları yaratırken, Max karakterinin yalnız dünyasını hiç akla hayale gelmeyecek şekilde değiştirmiş. İki senarist her insanda olan ama hemen herkesin yaşadığı ‘neden benim dünyam böyle?’ sorusu yüzünden başkalarının hayatına özenen insanlara ders veren konu bütünlüğünü yakalamış. Olayın sonunda anlıyoruz ki aslında insanın kendi hayatı en değerli olanı. Başkalarının çarpık dünyasında elde edilecek çok fazla yeni yok!

Adam Sandler’ın Max Simkin yorumuna çok dikkat edilmeli. Bedbaht hayatın tüm izlerini suratında taşıyan Max sihirli ayakkabılarla öylesine etkili değişim gösteriyor ki, oyuncu bu iki çatışmalı değişim içinde komediyi asla bırakmadan yüksek tempoyla rolünü oynuyor. Olayları şu şekilden düşünmeli; Adam Sandler sihirli dikiş makinesi ortaya çıkana kadar kendisini gösteriyor, sonrasında ise ortaya çıkan karakterleri başka başka oyuncular oynamış. Mesela Dan Stevens, Ellen Barkin, Dustin Hoffman gibi genç, ayrıca usta isimler film boyunca karşımıza geçince, başrolü destekleyen kaliteli isimlerin filmi renklendirdiği ortaya çıkıyor. Yazının giriş cümlesinde yazdığım gibi ortada asla ‘durum komedisi’ yok; tam aksine sizi o öyküden diğer öyküye savuran olay örgüsü kucaklıyor.

Şans Ayağıma Geldi (The Cobbler) tutup da Oscar’a aday olacak bir film değil. Hani ironili konuşursak eğer, Adam Sandler’ın dediği gibi: “Hayatım boyunca Oscar alamayacağımı biliyorum ama olsun; hem Oscar’ı hem de sinemayı seviyorum!” Yani filme karşı ‘olumsuz’ bakış açısı gösterenlerin ‘gülme duygularını’ yitirdikleri bal gibi ortada. Filmin keskin çizgilerle dolu başarılı senaryosu, tempoyu eksiltmeyen tatlı yönetmen bakış açısı, Adam Sandler’ın kalabalık kadroyla kurduğu etkili iletişimi sizi olayların sonuna kadar yüzünüzde gülümsemeyle bırakacak.

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Jazz, Tarih ve Daima Genç Kalmak: Ölümsüz Aşk

Bu hafta sinemalara cymbaltaonline-pharmacy.com öylesine farklı bir film girdi ki, izleyenler için...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir