Seninle Bir Ömür (The Longest Ride)

The Notebook’un yazarı Nicholas Sparks’ın çok satan romanından beyazperdeye uyarlanan Seninle Bir Ömür (The Longset Ride), George Tillman Jr yönetiminde enteresan bir aşk öyküsünü izleyenlerin beğenisine sunuyor. Geçtiğimiz hafta Tomorrowland filminde sinemaseverlerin izlediği Britt Robertson ile Hollywood’un genç yıldızlarından Scott Eastwood filmde kamera karşısında. Son dönemde ‘aşk’ filmlerindeki beklentinin seyirci açısından yüksek dozda olduğunu düşünürsek, Seninle Bir Ömür’ün oyuncu kadrosunun sağlam temeller üzerine oturtulduğunu anlarız. Aksiyon filmlerinin çarpıcı yönetmeni Tillman, kendisinden beklenmeyecek düzeyde kaliteli bir aşk öyküsünü çekerken, sıradışı senaryonun yaratıcısı Nicholas Sparks ve Craig Bolotin sinemaya damga vuracak konu zinciri oluşturmuş.

Filmde Sophia (Britt Robertson), Wake Forest Üniversitesi son sınıfında, umutlarının peşine koşturan bir öğrencidir. Daha öğrenciyken New York’ta bir sanat galerisinde stajyer olarak işe başlar. Hayatı mükemmel biçimde yolunda ilerleyen Sophia’nın bir arkadaşıyla birlikte rodeo gösterisine katılması, tüm yaşamını kökten değiştirecek olay hareketliliğinin başlamasına neden olur. Gösteride sekiz saniyelik rodeo rekorunu kırmak isteyen Luke Collins (Scott Eastwood) hazırlık yapmakta, tehlikeli gösterisine başlamak üzeredir. Luke unvanı yeniden elde edebilmek için alandaki boğayla adeta savaşmaya başlar. Boğanın gazabından kurtulmak için çitlere tırmanan Luke’un şapkası Sophia’nın üzerine gelir, “Benim için şapkama bakar mısın?” cümlesiyle beklenmedik aşk öyküsü canlanmaya başlar.

Konu tam bu nokta iken ikinci yaşam öyküsüyle karşılaşıyoruz. 91 yaşındaki Ira Levinson (Alan Alda) hayatının en önemli dönemecinde, 8 yıl önce eşi Ruth’u kaybetmiş, Black Mountain’dan başlayarak eşiyle zaman geçirdiği ve resimlerini yaptığı yerleri teker teker ziyaret etmektedir.

Ira bu ziyaretlerin birisine doğru yol almışken aracının kontrolünü kaybedip kaza yapar. Kazaya şahit olan Luke, Ira’yı arabadan çıkarır çıkarmasına ama o arabadan içi aşk mektuplarıyla dolu kutu Luke’un hayatını sil baştan değiştirecek, Sophia ile birlikte sonuna kadar duygusallığını hissettiğimiz büyülü anlara yolculuk yapacaktır.

the longest ride sinematopya 2

Konunun can alıcı noktası işte tam bu kaza anından sonra başlıyor. Filmi farklı kılan ayrıntılar senaryoda yattığı için, şimdiye dek yapmadığım biçimde konuyu detaylı yazmaya çalıştım. Ama filmdeki etkileyici son bölümü yazarak olaylara karşı oluşacak heyecanı yok etmek istemem. Sanat galerisinde çalışan kız, rodeo yapan genç erkek, hayatının aşkını kaybetmiş bir insan aynı pota içinde buluşunca, birbirini teğet bile geçmeyen hayatların nasıl iç içe girdiğini etkileyici biçimde izliyoruz. Nicholas Sparks ve Craig Bolotin senaryosunun farklılığını anlatırken buna dikkat çekmek istedim. Etkili senaryo içinde aşkın doğal anlatım sürecini sadece perdeye bakarak takip etmeniz yeterli.

Scott Eastwood, ‘Luke Collins’ rolünde maceraperest bir adamdan gerçek ilginin peşine düşen sahici birine doğru yol alıyor. Britt Robertson’un oynadığı ‘Sophia’ rolü ise mektuplardan sonra oluşan yakınlaşma içinde merkezde dururken ‘Tommorowland’ filmindeki performansının bir tık üzerine çıkmış. Britt genç ve çekici güzelliğini rolünün duygusal yapısıyla birleştirince, iki oyuncunun bütünsel ilişkisi dört dörtlük performans oluşturmuş. Öte yandan bazı sahnelerin uzun uzun duygusal girdap oluşturması her iki oyuncu için büyük handikap. Hastanede okunan mektuplardan sonra birliktelikten doğan yakınlaşmanın sorgulanması, akabinde aşkın fazlaca kör göze parmak gibi sokulması yönetmenin senaryoda sadeleştirmeye gitmemesinden kaynaklı. Filmin konusu itibariyle görüntü yönetimi de tepeden tırnağa etkileyici.

Nicholas Sparks’ın romanını okumadım, bu yüzden senaryo yazımında kitaba bağlı kalınıp kalınmadığını bilemiyorum. Lakin yönetmen George Tillman Jr aşkı öylesine saf anlatıyor ki, insan filme bakarken böyle aşkların gerçek hayatta kesinlikle yaşanmayacağını anlıyor. İki genç ve etkileyici oyuncuyu bekleyen sinema seyircisinin hayallerini, beklentilerini boşa çıkarmayan Seninle Bir Ömür, izlenmesi gereken çarpıcı bir yapıt olmayı başarıyor.

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Giants lose defense for 2017 AFL season

Greater Wester Sydney’s rash of injuries continues with defender Matt Buntine lost...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir