Nietzsche Felsefesinden Yola Çıkan En İyi 15 Film

3. Offret (1986)

sacrifice-the-1986-002-house-flames

Andrei Tarkovsky’nin Sovyetler’de olduğu sıralarda yazdığı ve yönettiği son film Offret. Kurgu aşamasında, kendisine kanser teşhisi konulmuştu ama yazarken ve çekerken bu durumdan haberdar değildi. Filmin ana teması ise ne tesadüftür ki ölümü tesadüfi olarak algılamak. Başrol için seçilen Anatoly Solonitsyn’in de film çekilmeden kanserden öldüğünü de bilmek olayı daha ilginç hale getiriyor.

Gazeteci eski bir aktör ve felsefeci olan Alexander, geçici olarak konuşamayan oğlu ile bir ağaç diker. Ona Pamye isimli Ortodoks bir rahibin öğrencisi olan Koloy’un efsanesini anlatır, Koloy efendisinin isteği üzere her gün ölü bir ağacı sulamak için bir dağa tırmanır, ta ki ağaç tekrar yeşerene kadar. 3 yıl sonra ağaç yeşerir.

Tam bu anda yarı-zamanlı postacı ve aynı zamanda felsefeci olan Otto elinde Alexander için bir doğum günü kartıyla gelir. Alexander birden bire arkadaşına, Tanrı ile ilişkisinin var olmadığını belirtir. Otto ayrıldıktan sonra, Alexander’ın aktris olan karısı Adeliade ve aile doktoru Viktor gölün yanına Alexander ve oğlulun yanına gelir.

Herkes doğum günününü kutlar. Parti bittiğinde, haberlerde süper güçler arasında bir nükleer savasın başladığı görülür. Alexander çaresizce tanrıya dua eder, savaşı engellemek uğruna her şeyini vereceğini söyler. Otto Alexander’a eğer hizmetçi Maria’yı ziyaret ederse dünyayı kurtarabileceğini söyler, Maria’nın cadı olduğuna inanıyordur. Alexander Maria’yı ziyaret eder, diğer sabah uyandığından her şeyin sessiz ve huzurlu olduğunu fark eder. Sonra ailesine bir oyun oynar ve onlar dışarıda iken güzel evlerini yakar. Bir anda, hiçlikten çıkan bir ambulans gelir ve onu alır götürür.

Son sahne geliyor: Maria bisikletini sürerken Alexander’ın oğlunu babasıyla geçen gün diktikleri ağacı sularken görür. Çocuk artık konuşuyordur.

Tarkovsky, filmi kendi oğluna adamıştır.

Filmin en kafa karıştırıcı tarafları Alexander’ın tanrıya dua ettiği sırada ve Maria’yı ziyaret ederken gerçekleşen olayların tuhaf sekansında. Dünya kurtarıldı ama kime borçluyuz bunu?

Alexander insanlığa insan üstü bir kurban vererek hediye sunuyor. Tarkovsky Bengi Dönüşü, Nihilizme bir panzehir olarak sunuyor.

Film her türlü okumaya açık. Yönetmen kendi kafa karışıklığını ve güvensizlik hissini işliyor sanatına. Belki de bengi dönüş filmlerini bağlayan bir konsept olarak düşünmüştür Tarkovsky. İnsanlığı kurtarmak için kendinden vazgeçen bir adam kuruyor. Sebep tanrı veya cadı olsun; sonuç değişmiyor.

Diğer yazıları Konuk Yazar

Jean Baudrillard – Kıyamet (Apocalypse Now)

Yazar: Yağız Ay Francis Ford Coppola, Amerikalıların savaşması gibi film çekiyor; Aynı...
Devamı

6 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir