Nietzsche Felsefesinden Yola Çıkan En İyi 15 Film

14. Hitler, the Rise of Evil (2003)

Hitler-the-Rise-of-Evil-sinematopya

Bu iki parçalı, Kanada yapımı, yarı biyografi özelliği taşıyan mini seri Hitler’in gençlik yıllarından mutlak güce giden yolunu anlatıyor. Film geçmişteki olayları Adolf’un gözünden gösteriyor. Gerçekle arasında bazı farklılaşmalar olsa da film gerçek hikayenin ana temasına sadık.

2003 tarihli bu eser Hitler’i Avusturya’da babası ölmüş, sevgiden yoksun bir çocuk olarak göstererek başlıyor. 10 yıl sonra çocuğu bu sefer sanat okulundan sanatçı yeteneği eksik diye reddedilirken görüyoruz… Bu, annesininde bahsettiği üzere, Hitler’in soğuk gerçeklerle karşılaştığı çok önemli bir an. Gözlerinden tüm dünyasının yıkıldığını görüyoruz. Annesi de ölen Adolf, Viyena’ya taşınsa da iş bulamıyor, çok geçmeden ise evsiz kalıyor.

Şehrin antisemitik görüntüsü, onun egosunu okşuyor, böylelikle Adolf talihsizliği için Yahudileri ve komünistleri suçlamaya başlıyor. 1914’de Münih’e taşınıp 1. Dünya Savaşı sırasında Alman ordusuna katılıyor. Ana cephelerde gösterdiği üstün cesaret için terfi ediliyor ama asker arkadaşları onu ekstrem düşünceleri yüzünden deli olarak değerlendiriyor. Yaralanıp hastaneye kaldırılıyor ve hastanedeyken Alman ordusunun başarısızlığını duyuyor. Bu, gelecek kariyerini politikaya çevirmesine sebep oluyor. Kötülüğün etkisine girdiği bir dönüşüm noktası da diyebiliriz.

Hitler’in gerçek hayat hikayesi güç istenci felsefenin uygulanmış hali. Paradoks ise Nietzche hala hayatta iken felsefesinin daha çok solcular anarşistler ve Siyonistler tarafından savunulduğunu bilince ortaya çıkıyor. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, felsefesi sağcı Alman militarizmini etkilerken, İkinci Dünya Savaşı sırasından üstün insan genellikle Aryan ırkını tanımlamak için kullanılıyor.

Naziler Nietzsche’nin felsefesini kendi terimleriyle yorumladıklarından dolayı savaştan sonra uzun yıllar boyunca bu filozof unutulmak istendi veya görmezden gelindi. Kaufmann, Nietzsche’nin ismininin temizlenmesi için elinden geleni yapmış olduğu için şanslı sayılırız.

Diğer yazıları Konuk Yazar

LGBTİ Sineması’na Bakış: Asya’dan En İyi 10 Film

Her ne kadar 2001 yılına kadar eşcinsellik Çin’de ruhsal bir hastalık olarak...
Devamı

6 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir