Nietzsche Felsefesinden Yola Çıkan En İyi 15 Film

7. Fight Club (1999)

Fight-Club-sinematopya

Dövüş Kulübü’nün ilk iki kuralını bozuyoruz biliyorum ama bana güvenin… Buna mecburuz. Bu film popüler kültürü delice etkilemiş bir modern zaman kültü. İlk vizyona girdiğinde bunu çok farkedemesek de sadık hayranlarının sayısı giderek artıyor.

Chuck Palahniuk’un aynı adlı eserinden uyarlanan filmde, Hollwood’un en yetenekli güzel suratlarını görüyoruz. Dövüş Kulübü, Otomatik Portakal’dan beri şiddetin ve nihilizmin kültünü sunan en güçlü filmlerden biri.

Edward Norton, insomnia hastası, geceleri destek gruplarına katılan ve desteğe muhtaç kurbanlar gibi davranan isimsiz bir beyaz yakalıdır. Bu gruplardan birinde Xanax bağımlısı tatlı bela Marla ile tanışır. Kendini üstün insan olarak tanımlayan, kendine özgü değerleri ve ahlakı olan Tyler Durden ile tanışınca ise hayatı toptan değişir.

O ve Tyler tamamı erkeklerden oluşan dövüşler düzenlemeye başlarlar. Zamanla isimsiz anlatıcı farkederdi Tyler her geçen gün daha tehlikeli oluyordur. Durdurmaya çalışır ama durum düşündüğünden daha karışıktır.

Tüm detayları dikkatle incelerseniz aslında filmin sonu o kadar da şaşırtıcı değil. Film boyunca incelenen konsept bir kez daha üst insan. Yeni bir adam kendinin ötesinde, toplum ahlakının üstünde, sadece kendisine ve kendi etiğine güvenen bir adam yaratır. Unutmadan, sahip ve köle arasındaki çatışma  bir insan akıl içinde gerçekleşebilir.

Diğer yazıları Konuk Yazar

Bir Zamanlar Üçlemesi: Once Upon a Time in the West / Bölüm 1

Hobbes Üzerinden Bir Zamanlar Batıda, Leone’nin klasik Western türünün özelliklerini tam anlamıyla...
Devamı

6 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir