Filmekimi Kritikleri: İnatçılar (Rams) & Dheepan

Dheepan

Fransız yönetmen Jacques Audiard 1994 yılında yönettiği Regarde Les Hommes Tomber ile üç dalda ‘Cesar’ ödülü alarak tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Un prophète ile 2009’da Cannes Film Festivali’nde büyük jüri ödülü kazanan Audiard, bu sefer karşımıza bir iç savaş öyküsünden yola çıkarak oluşturduğu Dheepan ile çıkıyor. Konuda Sri Lanka’dan yola çıkıp Fransa’ya, İngiltere’ye kadar uzanan mülteci öyküsünde reel gerçeklilikle başlayıp distopik dünyaya kadar uzanan film karelerine rastlıyoruz. Yönetmenin bu çarpıcı eserinde Antonythasan Jesuthasan, Kalieaswari Srinivasan , Claudine Vinasithamby, Vincent Rottiers ve Marc Zinga görev almış.

Paris’te Sri Lankalı üç mülteci üzerinden tüm dünyadaki sığınmacıların dramına dikkat çeken konuda Dheepan’ı 1980’lerde Tamil Kaplanları’nda çocuk asker olan romancı Antonythasan Jesuthasan oynamış. Hiç tanımadığı bir kadınla ve dokuz yaşındaki bir kızla Sri Lanka’dan mülteci olarak Fransa’ya gelebilmek için kimlik değiştiren Dheepan, iç savaşta tüm ailesini kaybetmiş ve yabancı olduğu bu insanlarla bilmediği bir toplumda aile olarak yaşamaya zorlanmış.

Konuya düz mantık baktığımız zaman ortada ‘mülteci’ dramıyla ilgili keskin eleştirilerin olduğu aşikar. Fransız yönetmen Sri Lanka’daki olayları pek irdelemeden, daha doğrusu üstün körü geçerek Fransa’da yaşanılanlara değinmek istemiş. Fransa’ nın ücra kasabasında, bir apartmana kapıcı olarak gönderilen Dheepan ve yanındakiler, kanun kaçaklarının, uyuşturucu ticareti yapanların, devamlı yaşanılan silahlı çatışmaların ortasında aile olma rolünü oynamaya kalkışırlar. İşte yönetmenin de en büyük handikabı burada göze çarpıyor. Sanki ortada hiç polis olmadan yaşayan bu insan yığınları diledikleri gibi istediklerini dövüyor hatta öldürebiliyor da. Dheepan yanındaki kadını ‘karım’ diyerek sahiplense de, dokuz yaşında okula başlayan küçük kız bu ikiliyi birbirine zoraki yakınlaştırıyor.

dheepan sinematopya

Suçluların dünyasında steril kalmak kolay olmayacağı için, yönetmenin iç savaştan kaçan bu insanları bir çete savaşının içine sokma gayreti filmin konusunu izlenemez düzeye indirmiş. Dramatik kurguda yanlışlar yapan Audiard, savaş olgusunu gözümüze sokmak için gereğinden fazla emek harcamış. “Sri Lanka’da bir iç savaş var, ama bak Fransa’da da kuralsızlık, çete kuralları hakim” diye diye ilerleyen olaylar fazlaca can sıkıcı. Üç insanın fazlaca dramatik olan hayatı gereğinden fazla duygusal boyutlara ulaşmış.

Antonythasan Jesuthasan, Dheepan karakterine keskin bakış açıları sunarak yaklaşmamış olsaydı, filmin izlenir hiçbir noktası olmayacaktı maalesef. Karakter canlandırmadaki ustalığını konuşturan Jesuthasan, Kalieaswari Srinivasan ve Claudine Vinasithamby ikilisinin düşük performansını görmemizi engellemiş. Özellikle Srinivasan’ ın akıl tutulması yaratacak düzeyde sıkıcı oynadığı Dheepan’ın karısı rolü filmin en kötü bölümlerini bizlere yansıttı. Duygu göstermekten yoksun kadın oyuncu yönetmenin de işini epeyce zora sokuyor.

Jacques Audiard geçmişteki başarılarının aksine Dheepan filminde bizleri bütünüyle hayal kırıklığına uğrattı. Mülteci sorununa dokunmasının üstüne sanatsal olarak pekte kaliteli olmayan filmin tek vurucu noktası, mülteciler için Avrupa’nın da kurtuluş için bir yer olmadığı mesajı!

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Cate Blanchett Hayranlığımızı Perçinleyen “Carol”

Amerikalı usta yazar Patricia Highsmith’in “The Price of Salt” adlı romanı, 1950’li...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir