Belgesel Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2016-01-26 21:23:06Z | http://piczard.com | http://codecarvings.comÉlã

Published on Şubat 5th, 2016 | by Yaşam Kaya

Bizim Korkunç Ülkemiz: Suriye’yi Cehenneme Çevirenlerin Öyküsü

Share Button

Marsilya Uluslararası Belgesel Festivali’nde uluslararası yarışma bölümünde büyük ödüle layık görülen Bizim Korkunç Ülkemiz, Suriyeli ve Esad muhalifi eski komünist Yassine Al Haj Saleh’in kendi ülkesindeki Rakka yolculuğunu bir belgesel bütünlüğünde seyirciye gösterirken, ülke olarak derinden hissettiğimiz Suriye savaşının kimleri nerelere savurduğunu net olarak bize anlatıyor. IŞİD (ISIS) karşıtı ve Özgür Suriye Ordusu destekçisi bir isim olan Saleh, genç fotoğrafçı Ziad Homsi ile birlikte Suriye’ nın kırık dökük, harabeye dönmüş topraklarında sıra dışı bir serüvene çıkıyor. Serüven sırasında gerçek politik gündemi burnumuzun dibine kadar sokan film, aslında muhalif olarak gözüken isimlerin istemeden IŞİD gibi bir terör örgütünü nasıl Suriye’de hortlatmışlar detaylarıyla ortaya çıkarıyor.

Suriye Savaşı ile ilgili biraz geçmişe gitmekte yarar var. Türkiye’nin bu paylaşım savaşına dahil olup Emevi Cami’nde namaz kılma hayaliyle epeyce sertleşen, insanlık dışı IŞİD gibi bir terör örgütünün Suriye Türkiye hattında cirit atmasına neden olan olaylar zinciri, milyonlarca Suriyeli masum sivilin Avrupa’ya göç etmesine sebep olup, sonuçları itibariyle dünyanın bir numaralı gündemi olmayı halen sürdürüyor. Öyle ki, Türkiye’de ülke tarihinin en büyük katliamını gerçekleştiren IŞİD teröristleri bizim topraklarımızı ‘Orta Doğu’ coğrafyasına çevirmek için ellerinden geleni yaptı. İşte ülke olarak yaşadıklarımızın belki yüz binlerce kat daha beterini yaşayan Suriyeliler, ‘Bizim Korkunç Ülkemiz’ diyenlerin elinde daha bir korkunç hale dönüşüyor. Esad gibi bir diktatörün alternatifi ne Özgür Suriye Ordusu olabilir ne de IŞİD gibi insanlıktan çıkmış caniler bu düzene alternatif sunabilir. Diri diri insanları kesenlerle, teslim olacak askerleri havada kurşunlayanlardan insanlık beklemek delilikten öteye geçmez!

Duma – Guta Bölgesi’nde Sözde Özgürlük Yaşayanlar!

bizim korkunc ulkemiz sinematopya 2Filmde Yassine Al Haj Saleh, Lübnan’daki sürgün yaşamından çıkıp Duma – Guta Bölgesi’nden geçerek ailesinin yaşadığı Rakka’ya ulaşıyor. Duma – Guta bölgesinin tamamı Özgür Suriye Ordusu’nun denetiminde olduğu günlerde eşi ve belgesel yapımcılarıyla şehre giden Saleh, bize sözde özgürlüğün görüntülerini sunuyor. O görüntülerin içinde dikkat çekici ayrıntılar mevcut. Mesela başı açık şekilde şehirde dolaşan belgesel ekibindeki kadınlara şehir insanları nefret dolu gözlerle bakıyor. Belgeseli çeken ekip kadınlara nefretle bakan sakallı cübbeli insanların yanına gidip ‘Neden böyle bakıyorsunuz?’ sorusunu yöneltiyor. Cevap ise gayet açık; ‘Bu şehirde kadınlar başı açık gezemezler, kadınların sadece gözleri gözükmeli!’ Şimdi gelin beş sene önceye dönelim, yani Esad döneminde şehir nasılmiş birlikte bakalım. Kadınlar erkekler gibi istedikleri gibi gezebiliyor, şehrin hükümet kurumlarında çalışıyor, sosyal hayatın tamamında yer alıyor. Şimdi bunun adına özgürlük mü diyoruz? Saleh kendisini bir rüyada zannettiği için özgürlük olduğunu söyleyecek kadar aklını kaçırmış. Halep’te tıp okurken Esad’dan zulm görmüş, bu sebeple Esad karşıtı Özgür Suriye Ordusu’nun IŞİD gibi uyguladığı İslami kuralları görmezden geliyor.

Rakka’da Tükenmiş ve Yok Olmuş Bir Halk!

Yassine Al Haj Saleh, Rakka’daki kardeşinin yanına giderken uzun yolculuklardan, kum fırtınası içindeki çöl rüzgarlarının içinden geçiyor. Bazen çölde bir çadırın içinde aç susuz bir iki gün bekliyor. Hem Esad uçaklarından hem de IŞİD’den kaçmak zorunda. Belgesel esnasında daha çok o anda yaşanılan olaylara değiniliyor. Savaşın yıkıcı etkisi bazı çatışma karelerinde gösterilirken, IŞİD’in yaptığı katliamlar kameraya yansımıyor. Uluslararası arenada tanınmış bir isim olan Saleh, Rakka’daki kardeşinin evinden telefonla ve internet üzerinden televizyonlara canlı yayına katılıp sözde devrimin hangi boyutlara ulaştığını dünyayla paylaşıyor, ama Rakka’ da yaşayan masum sivillerin IŞİD tarafından nasıl katledildiğine pek değinmiyor. O daha çok Esad’ ın devrilmesine odaklanmış, çevresinde olup bitenlerden çokta haberdar değil. Yüz binlerce sivilin açlıkla, hastalıkla, bombalarla öldürülmesi bir kenarda öylece dururken, Esad döneminde barış içinde yaşayan insanların hali Saleh’ i pek ilgilendirmiyor.

Fransız Kültür Merkezi’nde geçtiğimiz hafta izlediğimiz ‘Bizim Korkunç Ülkemiz’, Özgür Suriye Ordusu’ nun etrafında toplanan, ne idüğü belli olmayan insanların Suriye’yi nasıl bir uçuruma sürüklediğini anlatmış. Belgesel film, Esad rejimini kötülemek için çekilmiş olsa da, IŞİD gibi terör örgütünün Suriye topraklarında olgunlaşmasını sağlayan unsurların Özgür Suriye Ordusu’nun politikalarında gizli olduğu gerçeğini istemeden göstermiş. Yassine Al Haj Saleh, zamanında kendi ülkesinde işkence görüp tutuklanırken, Esad’ ın gidişini büyük bir arzuyla istiyor. Tek adam ve soydan devam eden diktatöryal bir sistemi savunacak halimiz yok elbette, ama devrim demek yaşanılan koşulların olumlu yönde bir adım ileriye gidilmesi demektir. ÖSO ve IŞİD gibi terör hareketleriyle devrim değil olsa olsa yobaz-gerici bir ayaklanma olur. Zaten bu ayaklanma da şu anda zor durumda, Suriye’de kendisine yer bulamamış durumda; ki o kadar batı ülkesinin desteğine rağmen!

Bizim Korkunç Ülkemiz belgeseli tarihe istemeden farklı bir not düştü: Suriye’yi korkunç hale getirenler, batı kaynaklı ayaklanmanın etrafında toplanan şeriat düzeni özlemindeki yobazlar, yamyamlar! Sonuç bölümündeki ayrıntıya dikkat ederek ekrandaki olayları izlemeli!


Yazar Hakkında

1999 yılından bu yana sinema, tiyatro, jazz, blues ve arkeoloji üzerine yazılar yazmaktadır. 2 YIL Taraf Gazetesi, 4 yıl BirGün Gazetesi, 2 sene İstanbul Art News, 3 yıl Turkish Review' da yazılar yazdı. Şu anda Sinematopya, Life Art Sanat, Tiyatronline, Tiyatro Gazetesi'nde, Artful Living'de köşe yazarıdır. Ntv Radyo'da sanat eleştirileri konuşmaktadır. UK Leeds'te Psikoloji eğitimi aldı.



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑