Eleştiri

Published on Mart 26th, 2016 | by Yaşam Kaya

1

Harikulade Bir Mitolojik Öykü : Batman v Superman: Adaletin Şafağı

Share Button

Chris Terrio ve David ikilisinin elinden çıkan Batman v Superman: Adaletin Şafağı filmini Zack Snyder yönetirken, şimdiye dek alışık olmadığımız biçimde iki süper kahramanın aynı şehir içinde karşılaşmasını farklı bir konseptle izliyoruz. Gotham’ın efsanelere bürünen sıra dışı süper iki ismi fantastik kurgu içinde başka bir eylemin ögesi olup sinemada eski öyküden çıkıp yanımıza fırlamıyor. Çizgi romandan başlayıp yıllardır bilindik olayların gölgesinde ‘dünyayı kurtaran’ Batman ve Superman bu sefer Yunan mitolojisinden esintilerle beyazperdedeki yerini almış. Bundan önce Hollywood sektörünün insanlık mitlerinden esinlenerek ürettiği başarısız filmlere tanık olduk, hatta bu filmlerin mitoloji ruhunu anlamadığını, insanın kendi gücünün farkına varması gerçeğini kavrayamadığını detaylarıyla anlatmıştım. Bu kez hepimizi ters köşeye yatıran, tarihsel anlamda bir üst çıtaya çıkan ve gerçek dünyayla bütünleşen öykü çıkıyor karşımıza

Zack Snyder zeki bir adam. ‘300 Spartalı’ filmini 2006 yılında hem yazmış hem de yönetmişti. O deneyimden kazandığı mitolojik ruhu Batman v Superman üzerinde kurgulayarak çarpıcı bir işe imza attığını cümle aleme duyurdu. Peki nasıl oldu bu iş? Gotham şehrinin koruyucusu olan Batman, dünyayı uzaylı istilasından kurtaran Superman’in günden güne insanlığın gözünde Tanrı’ya dönüşmesini tehlikeli olay olarak görmektedir. Superman Tanrı olmak gibi bir niyeti olmadığını söylese de, insanlığın elde edemeyeceği güçlere sahip olduğu düşüncesi dünyevi inançlara sahip toplumu derinden sarsar, o artık insanlığın yeni Zeus’udur. Gökyüzünden uçarak gelir, tüm kötülükleri defeder, çaresizlere elini uzatır. Batman bu durumun insanları umutsuzluğa sevk edeceğini düşündüğü için ‘üstün insan’ kavramını araştırmaya başlar. Karşısına “Diana Prince / Wonder Woman” adında bir kadın çıkınca, dünyada gerçekten ‘üstün yetenekli’ insanlar olup olmadığını belgelerle görmek için uğraş içine girer. Amacına ulaşır da. Yunan mitolojisinde adı geçen ‘Poseidon’ aslında bir insandır, elindeki üç başlı mızrakla denizde hayatına devam etmektedr. Diana Prince ise Zeus’un eşi olarak bahsi geçen Hera’dır, ama bu Hera kötülüklerin karşısında yer alır, insanlığın barış içinde devamı için çabalar. Batman birçok farklı özelliklere sahip ‘üstün’ insanların video çekimlerine ulaşır. Superman’i insanları kullanmakla suçlayarak onunla savaş noktasında bir çekişmeye girer, fakat genç, zengin, teknoloji patronu Lex Luthor adındaki Alman asıllı Amerikalı ikilinin arasını bozup, uzaylılardan elde ettiği gücü kötü amaçları için kullanacaktır.

batman v superman 2 sinematopya

Konuyla ilgili daha fazla detay vermemem gerekli, yoksa tüm olayın esprisi kaçacak. Film öylesine çarpıcı karelerle başlıyor ki, oturduğunuz koltuğa çivilenip kalıyorsunuz. Snyder, Batman’in hayat öyküsüyle derin bir şok yaratıp, nefessiz biçimde izleyeceğimiz öyküyü, yan unsurları çok olmasına rağmen harikulade işlemiş. Konu içinde konu, olay içinde olay karmaşasını çözmeye çalışırken iki süper kahramanın mitolojik olgularla tanışması son sahnedeki savaş bölümlerinde tüm bilinmezliği ortadan kaldırıyor. İnsanlık tarihinin başlangıç noktasını oluşturan Yunan mitolojisini bilmeyenler kesinlikle filmi izlememeli. Öyle bazı Türk eleştirmenlerin yazdığı gibi filmin anlaşılırlığında asla problem yok. Koltuğuna oturup ‘beğendim-beğenmedim’ ölçütünde kritiği normal sinema seyircisi de yazar. Önemli olan burada filmin senaristlerinin ve yönetmenin ne anlatmak istediğini kavrayabilmek, alt metni okuyabilmek!

Batman V Superman: Adaletin Şafağı filminde görüntü yönetmeni Larry Fong kusursuz bir şaheserle bizlere göz ziyafeti sunuyor. Yönetmenin anlatmak istediğini kavrayan Fong, üstüne basa basa söylüyorum, son savaş sahnesindeki bıçak sırtı gibi değişen görüntüleri olağanüstü yakalamış. Ben Affleck ‘Batman’ rolünde yılların getirdiği birikimi, karakter canlandırmadaki ustalıkla birleştiriyor. Tempo anlamında, duygusal geçişlerden aksiyon bölümlerine kadar Affleck’in elinde sürüklenen öyküyle savruluyorsunuz. Henry Cavill ‘Superman/Clark Kent’ rolünde ‘işte bu gerçek Superman’ dedirtiyor kendisine. Bu iki oyuncunun kusursuz rol analizleri yönetmenin anlatmak istediğini kolaylaştırmış. İçinde yaşadığımız dünyayla yüzleşen süper kahramanlar, terörizmle, Rus dolandırıcılarla uğraşıp Gotham’ın kurtarıcısı rolüne bürünüyor.

Filmin savaş sahnesinde gelip olaylara yapışan Gal Gadot, ‘Diana Prince / Wonder Woman’ yorumuyla bir sonraki filmin habercisi olmuş. Superman’in son karedeki mezarlık sahnesini anlatmayacağım, çünkü bundan sonra gelecek olan serinin bu çizgiden ilerleyeceği artık kesin. Unutmadan söyleyeyim, Kevin Costner’ın kısacık görünüp kaybolduğu sahne herkeste derin şaşkınlık oluşturuyor.

Batman V Superman: Adaletin Şafağı filmine puan verecek olsaydım, 10 üzerinden 9 puanı kesinlikle filmin hanesine yapıştırırdım. Her açıdan eksiksiz biçimde oluşturulan bu mitolojik masalı ajandanıza not edin, mutlaka izleyin!


Yazar Hakkında

1999 yılından bu yana sinema, tiyatro, jazz, blues ve arkeoloji üzerine yazılar yazmaktadır. 2 YIL Taraf Gazetesi, 4 yıl BirGün Gazetesi, 2 sene İstanbul Art News, 3 yıl Turkish Review’ da yazılar yazdı. Şu anda Sinematopya, Life Art Sanat, Tiyatronline, Tiyatro Gazetesi’nde, Artful Living’de köşe yazarıdır. Ntv Radyo’da sanat eleştirileri konuşmaktadır. UK Leeds’te Psikoloji eğitimi aldı.



One Response to Harikulade Bir Mitolojik Öykü : Batman v Superman: Adaletin Şafağı

  1. Adem says:

    http://www.ranini.tv/haber/22728/1/2017-altin-ahududu-odullerinde-kazananlar-belli-oldu..
    Bir tek bizdeki cahiller değil , sinema alanındaki çoğu kimse seni ve filmi anlamadı büyük yetenek :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑