Saraybosna’da Ölüm (2016)

Bir Hurdacının Yaşamı ile Oscar ödülüne dahi yaklaşarak ismini uluslararası arenada zikrettiren Danis Tanovic’in prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan yedinci filmi Saraybosna’da Ölüm, tek mekanda geçen ve Avrupa’nın tarihini değiştiren olayların irdelendiği bir tiyatro oyunu aslında. Tiyatro oyunu dememin tek sebebi birazdan bahsedeceğim detaylar değil; Tanovic’in senaryoyu uyarladığı eser de 2014 tarihli, tek kişilik bir monologdan oluşan Hotel Europe isimli bir sahne gösterisi. Malum gösteride bir sahne sanatçısı elinde valizi ile sahnenin ortasına gelip Avrupa’nın kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası üzerine birkaç kelam ediyor. Tanovic ise bu monologu biraz daha genişletip, Avrupa toplumunun günümüzdeki halini de eleştirir bir oyun ortaya koyuyor.

Filmin açılış sahnesinde Saraybosna’yı tepeden görebileceğimiz, yüksekçe bir yapının teras katında bir televizyon programının çekimlerine tanıklık ediyoruz. Avusturya Macaristan İmparatorluğu döneminin veliahtı Franz Ferdinand’ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi meselesini hepimiz biliyoruz; işte bu programda da tam olarak Ferdinand’ın katli ve onu öldüren Sırp gencin kahraman mı yoksa katil mi olduğu üzerine bir tartışma dönüyor. Bir yandan da Saraybosna’nın yüksek binalarıyla iç içe olan en fazla iki katlı konutlarıyla döşeli, çarpık bir başkenti seyrediyoruz geri planda. Çekimlerde sunucu kadın değişen konuklarına 100 yıl önce gerçekleşen ve bir dünya savaşı başlatan bu olay üzerine sorular yöneltiyor; aslında gerek sunucu kadının gerekse de katılımcıların söyledikleri itibariyle kendimizi gerçek zamanlı bir tartışmanın içinde hissediyoruz. Çok geçmeden teras kattan giriş kata iniyoruz ve lüks bir otelin resepsiyon bölmesinde buluyoruz kendimizi. Bir yandan otelin müdürü, savaşın başlangıcının yüzüncü yılı için kente gelen Avrupalı bürokratları ağırlayacak olmanın telaşı içindeyken öte yandan iki aydır maaşlarını alamayan otel işçilerinin bu önemli olayın arefesinde iş bırakma eylemine gideceklerini öğreniyor ve bu meseleyle nasıl başa çıkacağı üzerine kafa yoruyor. Diğer taraftan ise otelin en önemli odasına, Avrupa’dan çok önemli bir isim misafir olarak geliyor. Odasına yerleştirilen kamera sayesinde onun, düzenlenecek davette Bosna Hersek’in tarihi üzerine konuşma yapacak biri olduğunu anlıyoruz. (Ki bu kişi de Hotel Europe’da performans sergileyen kişinin de ta kendisi).

saraybosna'da ölüm sinematopya 2

Tanovic’in filmdeki üslubu ve tekniği, Avrupa’nın karmaşasını anlatan bir oyundan uyarladığı eserinde tam da beklenen bir çizgide kendini bulmuş. Tamamen bir otel binasının içinde geçen birbirinden çok farklı hikayeler, dinamik bir kameranın peşinden sürüklenen seyircilere harikulade bir ağ ve ilişki içinde lanse ediliyor. Çoğu zaman resepsiyon görevlisi olan bir kadın olmak üzere, genelde bir karakterin adımlarını takip ediyoruz ve bu vesileyle birbirinden farklı malum hikayeleri tek bir evren altında işlemeye çabalıyoruz. Tanovic ise bunu yapmamıza müsaade ederken oldukça akıcı ve sade bir anlatım kullanıyor. Seyirci televizyon programının çekimleri esnasında yaşananları, otel içindeki krizle aynı kefe içinde buluşturmada çok da zorlanmıyor. İşin güzel yanı ise otelde yaşanan kriz durumunun gerek çözüm metotları, gerek karakterler, gerek yönetici ve işçilerin resmedilişi, gerek hareketli anlatım tekniği ile günümüz Avrupasına fazlasıyla uyumlu oluşu. Tanovic tüm bunları resmederken taraf tutmayı tercih etmiyor, yalnızca benzetme yoluna giderek bir takım gerçekleri seyircinin gözüne sokmaya çalışıyor.

Saraybosna’da Ölüm, gösterildiği her festivalde övgüler almış, günümüz ve yakın tarih Avrupası için de çok güzel çıkarımlarda bulunup durumları harikulade resmetmeyi başaran lezzetli bir taşlama örneği. Kimin masum, kimin suçlu olduğu tartışmaları hala sürerken bir yandan yaşananlar, bundan yüzyıl önce tanıklık edilenlerle kıyaslandığında çok da aşağı kalır gibi değil. Tanovic’in bunu gözlemleme gücü ne kadar iyiyse, anlatım gücü de o kadar etkileyici.

Diğer yazıları Burak Hazine

Diplomatie (2014) Diplomasi

Yeni Alman sinemasının önemli yönetmenlerinden Volker Schlöndorff’un son filmi Diplomasi, İkinci Dünya Savaşı’na...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir