Fütürizm Fütürizm Olalı Bu Denli Komiğini Görmedi: Swiss Army Man (2016)

Filmekimi 2016’nın fütürizm açısından en dikkat çekici filmi olan “Swiss Army Man (Çakı Gibi)” geçtiğimiz günlerde festival gösterimiyle bizlerle buluştu. Amerikalı müzik videosu yönetmeni ve Grammy En İyi Kısa Müzik Videosu Ödülü sahibi Daniel Kwan ile Daniel Scheinert’in senaryosunu yazdığı bu çarpıcı başyapıt, sinema tarihi açısından şimdiye dek irdelenmiş konuları sil baştan değiştiriyor. Özellikle Amerikan Sineması’nın “The Lobster” gibi konularla geçtiğimiz yıl biraz daha yaklaştığı “Fütürist Sinema” algısı, böyle yapımların gücü sayesinde Hollywood sektörüne giriş yaptı. Fakat Amerikan Sineması’nın konu bağlamında aksiyon ya da dram ağırlıklı olaylara ağırlık vererek ilerlemesi, dar alana sıkışmış sinema yapısını günden güne çıkmaza sokuyor. Yönetmenler Dan Kwan ve Daniel Scheinert, Avrupa Sineması’nın yansımalarını “Swiss Army Man” filminin içine serpiştirerek, alışık olmadığımız sürrealist bir masalı komedinin zirvesinde işlemeyi başarıyorlar.

screen-shot-2016-04-04-at-1-37-08-pm

İntihar etmek üzere sahil kenarında boynuna ip geçirmiş Hank, neden hayattan vazgeçtiğini anlatırken birden sahile vuran cesetle karşılaşır. Cesedin yanına giden genç adam, durmaksızın gaz çıkaran ölünün suyun üstünde motorlu tekne gibi hareket ettiğini görünce, intihardan vazgeçip onunla denizde yolculuğa çıkar. Aşık olduğu kadından kaçan, modern toplumun kurallarını reddeden Hank’ın konuşan bir cesetle kurduğu ilişki, içinde yaşadığımız dünyanın kurallarını eleştiren bir yapıya bürünür. Mesela çok arzuladığı bir kadını elde edemeyen bir insan, kendi duygularının içinde boğularak hayata tutunmaya çalışacaktır. Ceset Manny’nin kendisini tanıma serüveni içinde arkadaşının sevdiği kadına cinsel arzular beslemesi ve ereksiyon olmuş cinsel organıyla ormanda iki kafadarın yönlerini bulması, erkek egemen dünyayı kıyasıya eleştirir. Modern toplum kuralları içinde aşkın ne denli sınırlı yaşandığını konuşan, algılayan bir cesetle gösterilmesi filmin en büyük zirvesi diyebilirim. Sonuçta intihardan vazgeçen, cesetle arkadaşlık kurarak hayatta kalan, aşık olduğu kadının otobüste çektiği fotoğraflarına bakarak iç çeken Hank ve kim olduğunu, nereden geldiğini bilmeyen ceset Manny arasındaki ilişki; insanın görünen yüzüyle kendi ölmüş vicdanı arasındaki bağı harikulade mukayese ediyor. Ağzından su çıkaran, devamlı gaz çıkararak hızlı ilerlemeler kaydeden, arkadaşı Hank’a istem dışı yardımda bulunan Manny, ölmüş insanlığın en büyük görünen yüzü! Ama konunun sonunda Hank’ın modern dünyaya ulaşması, akabinde tüm yaşadıklarının bir kadına saplantıyla gerçekleşmiş eylem olduğunun ortaya çıkışı bizleri bütünüyle ters köşeye yatırıyor. Ama filmin içindeki fütürist konu, komediyi alabildiğine zirveye taşıyarak muhteşem bir senaryoyu gözler önüne sermiş.

swiss-army-man_1080193

Daniel Kwan ve Daniel Scheinert ikilisi yönetim/senaryo alanında öylesine çarpıcı noktalara ulaşıyor ki; sistemin çarkı içinde oradan oraya savrulan insanlığın gerçekleri suratımıza bir tokat gibi iniyor. Konunun işlenişinde görsel algının gücü sonuna dek kullanılmış. Aslında kaçık bir adamın hayal dünyasına yolculuk yaptığımız olaylarda, son sahnede bile derin fütürizm konu bizimle geliyor. Ölen insanlığın temsili konumundaki Manny’nin modern dünyayı terk edişi ve bunu izleyenlerin yüzündeki gülümseme, iyiliklerin hiçbir zaman toplum yapımıza ulaşamayacağını anlatmış. Yönetmen ikilinin cesaretine hayran kalmamak elde değil. Böyle projelerin artarak çoğalması, yeni dönem film görüntüsünün artık bu noktalardan beyazperdeye yansıyacağına işaret ediyor. İlerleyen yılların sinema algısı apaçık karşımızda! Paul Dano’nun Hank ile yarattığı sinerji, olayın nirengi noktası olurken, özellikle delirmişlikle gerçeklerden kaçış arasındaki ince çizgi oyuncunun doğal rol yeteneği sayesinde ön planda. Daniel Radcliffe, Harry Potter serisinden tanıdığımız heyecanlı genç değil artık. Komediyi bu denli başarılı biçimde sırtlayan oyuncu, Manny’de bedenini öylesine etkin kullanıyor ki, yaşayan cesedin umarsız tavrına hayran kalıyoruz. Filmde bir son sahne var ki, gülerek insanlara veda eden karakter beynimize beynimize komediyi işliyor.

Swiss Army Man (Çakı Gibi) senaryosuyla, yönetim biçem teknikleriyle fütürizm üzerine yapılmış bir başyapıt. İçinde yaşadığımız dünyaya yaptığı ironi dolu göndermelerle öylesine vurucu bir film ortaya çıkmış ki; insan tekrar tekrar izlemek ve yaşamın acımasız gerçekleriyle yüzleşmek istiyor!

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Baby Driver (2017): Müziğin Yarattığı Mükemmel Ahenk

Edgar Wright’ın aynı zamanda yazar ve yönetmen koltuğuna ilk kez tek başına...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir