Avrupa Sineması

Published on Ekim 4th, 2016 | by Merve Düzelten

Krzysztof Kieslowski – “Üç Renk” Sinema Dersleri: Mavi

Share Button

KÜP ŞEKER SANATI

(Müzik)

– Müziği beğendin mi?

– Şeye benziyor…

– Evet.

– Seni gördüm. Bu şimdilik benim için yeterli… Çabalayacağım.

Kieslowski:

Bu sahne, filmin 40 veya 50. dakikalarında Juliette Binoche’un onu seven adamla buluştuğu sahne. Bir müzik çalıyor. Nerden geldiğini bilmiyoruz. Daha sonra sokakta flüt çalan müzisyeni fark ediyoruz. Burada “Beyaz”daki şeyin aynısını yaptık. Orada Karol’un da metroda harmonica çaldığı bir sahne var.

[…]

Bu dakikada, Juliette –Julie- adamı reddediyor ve adam ortamı terk ediyor. Müziğin şurada oturan müzisyenden geldiğini görüyoruz.

Bu bir küp şeker, bir bardak kahvenin içine düşmek üzere. Peki, yakın çekimdeki bu takıntılı davranış ne anlama geliyor? Basitçe, bir kadın kahramanın dünyasını onun bakış açısından, böyle küçük şeylere odaklanarak; bir şey yaptıktan sonra gerisini önemsemediğini örneklerle açıklayarak göstermeye çalışıyoruz. Kendi dünyasının ve yakın çevresini sakin tutmaya çalışıyor. Filmde buna benzer birçok detay var. Küp şeker kahveyi emerken, kahramanın diğer hiçbir şeyi önemsemediğini göstermek için çok kritik çekimler yaptık. Ne diğer insanları, ne ne yaptıklarını, ne çocuğu, ne de onu seven ve onu bulmak için büyük bir çile çeken adamı.

Hiç umursamıyor.

juliette-binoche-three-colors-blue

Sadece küp şeker önemli ve kasıtlı bir şekilde kabul etmediği şeyleri dışarda bırakmak için ona odaklanmış. Bir küp şekerin kahveyle ıslanmasını, kahveyi emmesini ve kahverengiye dönüşmesini çekmek kolay gibi gözüküyor. Eğer kahveyi şekerin üzerinden alırsak rengi tekrar beyaza dönüşüyor. Küp şeker beyaz, karakter kahveye dokunuyor ve küp şeker tekrar kahverengiye dönüyor.

[…]

Burada kronometreyi başlatabiliriz.

Tamamen ıslanması için 5 ya da 5 buçuk saniye sürmeli. Sadece 5 saniye sürmesinden nasıl emin olunabilir?

O kadar da kolay değil.

Sıradan  bir küp şeker alalım, şunun gibi ve kahvemde ıslatalım.

Kronometreyi başlatacağım.

Başla!

8 saniye… 3 saniye daha uzun. Biz 5 saniyede ıslanan bir şeker hazırlamak zorundaydık. “5 saniyeden daha fazla uzun sürmemesi gerektiği” gibi bir detaya karar vermiştik. Yarım gün boyunca, asistanım 8 ya da 11 saniye değil de tam olarak 5 saniye -ya da 3 saniyede bile- ıslanan küp şekeri bulabilmek için bütün küp şekerleri denedi. Sonunda bir tanesini istediğimiz şekilde bulabildik.

Hadi zamanı tutalım.

4 buçuk saniye…sürdüğünü görebiliriz.

Bu tarz bir çekim için yeterince hızlı ıslanan bir küp şeker arıyorduk. Aptal bir kahveyi emen aptal bir küp şekerin neyini önemsiyoruz ki? Hiç bir şeyini…tabi bir kadın kahramanın bir dakikalığına dünyasına girmemişsek. Kendisini seven adamı reddetmek için küp şekeri kahvesinin dibine yolluyor ve ona odaklanıyor. Bu adam bir zamanlar onun sevdiğiydi. Adamın teklifini reddetmek istiyor, onu unutmak istiyor. Çünkü bu müzik ona reddettiği şeyleri hatırlatıyor.

Bana seyirci hakkında ne düşündüğümü soracak olursanız, seyircinin bakış açısı hakkında… Şu aptal küp şekere dönerim ve her zaman bunu akılda tutmaya çalışırım.

Özel gösterimler, deneme çekimleri yapmıyoruz. Ben bir izleyicinin bir şekerin ıslanmasının 4 buçuk saniye sürdüğünü, 8 buçuk saniyenin fazla olduğunu anlayabileceğine inanıyorum.

100718-bleucube

– Bu müziği nerden biliyorsun?

– Bir çok şarkıyı uydururum. Çalmayı seviyorum.

Küp şeker düştü, kahve döküldü ve kahraman müzisyene yaklaştı. İşte diyalog…

Burada kahraman, farklı insanların dünyanın farklı yerlerinde aynı şeyi düşünebildiklerini öğreniyor. Bu tema, farklı yerlerde farklı nedenlerle aynı şeyleri düşünen insanların üzerine yoğunlaşıyor. İnsanları birbirine bağlayan şeyler hakkında bir şeyler söyleme çalışıyorum. Bu da bu hissin kanıtı ve bu müzik de…

Bütün bu notalar bir yerlere savruluyorlar; onları birleştirecek, sıraya koyacak birini bekliyorlar.

Gerçek şu ki, farklı adamların, farklı anlarda, farklı yerlerde, farklı sosyal statülerde bu notaları aynı şekilde dizebilmeleri; bütün erkeklerin birbirine bağlı olduğunu gösteren bir işaret.

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=hsLxTo0bQbQ&index=45&list=LL1y0jWK5ceS_T7G19BeFJtw


Yazar Hakkında

94'te Kocaeli'de doğdum. Dişimdeki domates kabuğunun kusuruna bakmayın. Ben de memnun oldum.



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑