Y Tu Mamá También (Ananı Da!) – Bir Cuarón Filmi

2001 yapımı bağımsız kült film ‘Y tu mamá también‘, 17 yaşlarındaki iki gencin ve Luisa adındaki İspanyol bir kadının, Cennetin Ağzı denilen bir plaja yolculuk yaparken yaşadıklarını anlatır. Arkadaşlık, aşk, seks üçgeninin birbirlerini nasıl dengeleyemediğinin üzerinde duran film, Meksika sinemasının ve yol filmlerinin en güzel örneklerinden birisi.

TENOCH ve JULIO

Üniversiteye başlamak için gün sayan Tenoch ve Julio’nun hayatları, sevgilileriyle sevişmek, ot içmek ve havuza gitmekten ibarettir. Sürekli gevezelik eden, hemen her şeye kahkaha atan fazlasıyla neşeli karakterlerdir. Tabii sadece ilk bakışta. Bu en iyi arkadaşlar, birbirlerinden mental olarak birazcık uzaklaştıklarında, daha önce kimseye anlatmadıkları çocukluk anılarının etkisiyle duygusallaşıp mutsuzlaşırlar. Ergenlik döneminin bir etkisi olarak, birbirlerine ve diğer arkadaşlarına sahipken bu yaşanması istenmemiş anılarına, beyinlerinde bir duvar örüp hapsederler ve inanılmaz pozitifleşirler.

Filmin başında ikisinin de sevgilileri aynı uçakla Avrupa’ya okula giderler. Bu durum Tenoch ve Julio‘yu fazla üzmez. Kafaya hiçbir şeyi takmayan ergenler olarak, bölgelerindeki devrimcilerin trafiği tıkadıklarından şikayet ederler. Ülkenin politik durumuyla en yakın ilgileri budur. Ancak Tenoch, babasının okumasını istediği bölümü değil, edebiyat okuyup yazar olmak istediğini söyler. Burada belki de çok genç oldukları için bu kadar umarsız olduklarını, ergenlikten kurtulunca farklı insanlar olabileceklerinin sinyallerini verirler.

adsiz

BENİMKİ DAHA UZUN, LUISA

Birbirleriyle sürekli yarış içinde olan ancak aynı dövmeyi paylaşacak kadar da yakın arkadaşlardır. Yine de erkekliğin ve gençliğin getirdiği o yarışma duygusundan kurtulamazlar. Tenoch hemen her şeyde bir adım öndedir. Daha zengindir. Daha hızlı yüzer. Yine de Julio’nun bir Salieri kompleksi yaşadığı söylenemez, fazla kafaya takmaz. Ayrıca onunki daha uzundur ve bu onlar için hayattaki birçok şeyden önemlidir.

Luisa filmdeki en derin, en güçlü karakterdir. Tenoch ve Julio’yla tanıştıktan sonra ikisinin de hayatlarını sonsuza kadar değiştirir. Ancak ikili onun için bir eğlence malzemesi olmaktan öteye geçemez.

Önlerine çıkan herkesle sevişme eğilimi olan çocuklar, Luisa’yı ‘Cennetin Ağzı’ diye kafadan attıkları hayali bir plaja götürüp seks yapma planları kurarlar. Doğaçlama olarak onu denize çağırdıklarında, Luisa pek yüz vermez. Onun hikayesi başkadır çünkü. Luisa zamana önem verir. Zaman Luisa için her şeydir ve o zamanını, her anı güzel yaşayarak mutlu bir şekilde nefes alıp vererek, her saniyeyi hissederek geçirmek ister. Sonsuza kadar yaşamak ister. Luisa kaybolup gitmekten korkmaktadır. Halasına bakmak zorunda olduğu için gençlik yıllarını harcamıştır, gelecekte ise onu daha kötüsünün beklediğini bilmektedir. Sonuçta elinde olan şimdiye sımsıkı sarılır ve hayatını böyle yaşar.

ARABAYI AL GİDİYORUZ

Luisa kocasının onu aldattığını öğrenince kaçıp gitmek ister. İspanya’dan geleli çok olmadığı için sığınacak fazla limanı olmayan Luisa, Tenoch ve Julio’nun denize gitme teklifini kabul eder. İkisi de şaşırır çünkü ortada Cennetin Ağzı adında bir yer yoktur. Başka bir arkadaşlarından güzel bir plaj öğrenip oraya gitmeye karar verirler. Mexico City’den Julio’nun ailesinin arabasıyla ayırılıp, bilmedikleri bir denize doğru yola çıkarlar. Bu, filmdeki en zekice ayrıntıdır. Orada bir yerlerde bir denizin olacağını bilmektedirler ama oraya tam olarak nasıl gideceklerini bilemezler. Bu yolculukta Tenoch ile Julio’nun arkadaşlığı ve cinselliği tekrar keşfi de tıpkı o deniz gibidir. Sorsanız seks hakkında her şeyi anlatabilirler. Ancak o denizi bulana kadar kendileri ve birbirleri hakkında bilmedikleri ne kadar çok şeyin olduğunun farkında değillerdir.

MANİFESTO’NUN 5. KURALI’NA GÖRE…

Yolculuğun ilk yarısında sürekli Luisa’ya bir şeyler anlatırlar. Neredeyse hiç susmazlar. Onlar da Luisa’yı tanımak isterler, ancak Luisa daha akıllı olduğu için konuşmayı çaktırmadan kendisi yönlendirir. Lafı sekse getirir ve ne kadar tecrübeli olduklarını sorgular. Başından beri onunla sevişmek istediklerinin farkındadır.

Tenoch ve Julio arkadaşlıklarının kurallarını çizdikleri bir manifestodan bahsederler. Kurallardan birisi, kankanın sevgilisiyle yatmamaktır. Aralarında hiçbir sır yokmuş gibi görünen bu çocuklar, birbirlerinin sevgilileriyle sevişmişlerdir ve bunu ölüme kadar saklamaktadırlar.

Tenoch her konuda konuşan, sürekli gülen, asla sessizleşmeyen biri olarak, yolculuk esnasında, süt annesinin büyüdüğü köyü görür. Bunu kendisine saklar. Julio’dan kopmaya başlamıştır sanki, konuşamayacağı konular üst üste birikmiştir.

Luisa da kendini biraz açar. Gençken yapamadığı her şeyi, şimdi, bugün yapmak isteyen bir kadındır. Bu yaşına kadar sadece iki erkekle sevişmiştir ve daha fazlasını istemektedir. İlk sevgilisi ölmüş, ikincisi ise onu aldatmıştır. Aradığı şeyin üçüncüsü olmadığının farkındadır. Bir yandan da yolda gördüğü küçük çocuklara, hep anne olmayı isteyip bunu başaramamış bir kadın olarak davranır. Hala aldatıldığı için ağlamaktadır ve hala zamanın hızlı geçmesine üzülmektedir. Yine de mutlu olmayı öğrenmiştir artık.

dafd

KISKANÇLIK MESELESİ

Julio ve Tenoch kaldıkları otelde duş alırken, Tenoch şampuan istemek için Luisa’nın odasına girer. Luisa ağlıyordur ve Tenoch özür dileyerek çıkıp gitmeye çalışır. Ancak Luisa Tenoch’la sevişmek ister ve tabii istediğini alır. 30 saniye bile dayanamayan Tenoch’u, kapıdan Julio görür. Hiçbir şey söylemez.

Julio, Luisa’nın Tenoch’u tercih etmesini kaldıramaz ve büyük sırrını intikam arzusuyla Tenoch’un suratına vurur: “Ben senin sevgilinle yattım.” Bunu söyler söylemez pişmanlık duyar. Aslında hissettiği şey, uzun zamandır içinde biriken suçluluk duygusudur. Ağlayacak hale gelir. Tenoch çok sinirlenir ve tüm gece sıkıntılı geçer.

Luisa aralarını kendisinin bozduğunu düşünüp, durumu eşitlemek için Julio’yla sevişmeye başlar. Bu kez de Tenoch, manifestoyu kendisinin de çiğnediğini öfkeyle itiraf eder ve büyük bir kavga başlar. Artık ikisi de eşittir. Birbirlerinin sevgilileriyle ve Luisa’yla sevişmişler, aynı derecede suçu yüklenmişlerdir.

SEXO COLECTIVO ve TEKİLANIN ZARARLARI

Bu olaylar yaşanırken, bir yandan da olmayan denizin yolunu kaybedip karanlıkta, ağaçlıkta bir yere saplanırlar. Her şeyi boş verip arabada uyurlar. Plaj artık ikisinin de umrunda değidir. Sabah olduğunda, gece göremedikleri denizi karşılarında bulurlar.

Bir süre sonra barışan Tenoch ve Julio, eski hallerine döner. Deniz kenarında top oynayıp arkadaşlıklarını pekiştirirler. Dostluklarını bozan günahlar gibi, çadırdaki yiyecekleri açıkta bırakıp domuzların kamplarını bozmalarına sebep olurlar. Domuzları ve suçluluk duygularını kovup sarhoş olurlar.
Sarhoş olunca Julio, Tenoch’un annesiyle de yattığını söyler. İkisi de kahkahalara boğulurlar. Luisa onları odasına götürür ve ikisiyle de sevişmeye başlar. Tekilanın etkisiyle Tenoch ve Julio, öpüşmeye başlarlar.

Luisa kayıktayken o yörenin insanlarına, parmağıyla işaret ettiği koyun ismini sorunca şöyle bir cevap alırlar: “İsmi Cennetin Ağzı.” Julio ve Tenoch birbirlerine bakarlar. Tıpkı cinselliklerinin dengesiz ve önceden kestiremedikleri, zevk ve pişmanlık veren doğasını yeniden keşfettikleri gibi, tuhaf bir şekilde Cennetin Ağzı’nı da keşfederler. Tabii ikisi de eşcinsel değildir ve olmayacaklardır. Bu sert tecrübenin ardından evlerine dönerler. Luisa plajı terk etmek istemez. Bu onu son görüşleri olur.

ytumamatambien0

DAĞILALIM

Birbirlerinden tamamen kopan Tenoch ve Julio, neredeyse hiç görüşmedikleri ve eski samimiyetlerini kaybettikleri bir zamanda yolda karşılaşırlar. Bir kahve içmek için otururlar. İkisi de yeni sevgililer bulmuş ve üniversiteye başlamışlardır. Tenoch Julio’ya, Luisa’nın öldüğünü söyler. O zamandan beridir kanser olduğunu ve bunu herkesten gizlediğini. Birkaç aylık ömrünü Cennetin Ağzında tamamlamıştır. Son konuşmalarından birisi bu olur ve ayrılırlar. Hayat onlar için devam etmektedir.

tumblr_o841ge3e3x1sn8ghao1_500

 

İbişcan Er

 

Diğer yazıları Konuk Yazar

Glass Harmonica (1968) Cam Armonika’nın Uğursuz Sesi

Rus sanatçı Andrey Khrzhanovskiy’nin 1968 yapımı animasyonu Cam Armonika’yı aslında hepimiz biliyoruz....
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir