Allied – Müttefik (2016)

Forrest Gump filmi ile dünyaca tanınan yönetmen Robert Zemeckis’in İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen Müttefik filmi vizyona girdi. Başrollerinde Brad Pitt ve Marion Cotillard’ın yer aldığı filmde, ülkeleri adına tetikçilik yapan iki casusun aynı kişiyi öldürme görevi sırasında tanışıp aşık olmaları ve ilişkilerini sürdürebilme mücadeleleri anlatılıyor. Brad Pitt ve Angelina Jolie’nin rol aldıkları Mr. & Mrs. Smith filmine benzerliği ve Pitt ile Cotillard arasında çıkan aşk dedikoduları medyada boy boy yer alınca dünya basınının filme olan yaklaşımı abartılı biçimde büyük oldu. Filmin anlatısı öyle büyük şaşalı haberleri kaldıracak cinsten değil. Sonuçta dönem filmi olan ve de savaş olgusunun yoğunca kullanıldığı yapımda konunun gücünden çok oyuncuların yetenekleri ön planda. Tabii ki magazinsel yeteneklerden bahsetmiyoruz.

İkinci Dünya Savaşı esnasında casusluk yapan ve bir suikastın peşinden giden Max (Brad Pitt) ile Marianne’in Fas’ta başlayan maceraları, içinde aksiyon dolu sahneleri barındıran koşuşturmaya kayıp, Londra’da aşk yüklü hikayeyle devam eden yapıya doğru uzanıyor. İkinci Dünya Savaşının politik rüzgarı bizlerde savaşın kaybedenlerini zihnimize yerleştirirken, sosyolojik biçimde romantizm yüklü bir casusluk filminin karşımızda dikiliyor oluşuna şaşırmıyoruz. Kazablanka’da geçen bölümlerden filme bakarsak, Max’in casusluk alanında çalıştığı isimler ekrana yansıyor. Frank karakteriyle Jared Harris’ın usta dokunuşlarını Müttefik isminin derinliklerinde hissediyoruz. Brad Pitt’in Fury filminden de alışık olduğumuz gibi doğunun soluk görüntüleri içinden çıkıp Londra’nın soğuk şehir yapısına ulaştığımız anda klasik savaş filmlerinde olduğu gibi görüntü kalitesinin hiç değişmediğini anladık. Burada filmin görüntü yönetmeni Don Burgess tamamen başarısız yapıda geçmişi tekrar eden bütünsel algı oluşturmuş. Savaş denilince illa ki görüntüsel yıkımın olması şart değil!

allied-teaser-trailer

Robert Zemeckis aşkı ön plana çıkarma telaşında muhteşem bir iş ortaya koyuyor. Nazilerin Londra saldırısından sonra adeta yıkımın eşliğine gelen şehrin içinden kötümser olarak değil, duygusal biçemlerde iki karakteri yan yana getirmek ve Nazilerin birer birer yok oluşlarını bu iki kişilik aşk döngüsü içine sığdırmak son derece önemli bir çalışma. Max’in kardeşi Bridget’ın cinsel yaşamındaki dönüm noktasına bakıp, şehir içinde kendi özgürlüğünü arayan insan tiplerinin varolduğunu görüyor oluşumuz farklı olarak bizleri filme kilitledi. Varoluşçuluk felsefesinin derinliklerinde gezindiğimiz için, dönemin bürokratik şartlarına bakınıp hedefe şartlanan casuslarla birlikte hızlı aksiyona dalış yaptık. Senaryodaki güçlü anlatım her açıdan takdir edilmesi gereken bir devinim!

Jared Harris, Frank Heslop rolünde iki ana rolün büyük destekçisi olmuş. Harris’ın Oscar 2017’de yardımcı rolde adaylık alma ihtimalinin yüksek oluşuna şahit olduk. Brad Pitt’in Max rolünde gösterdiği enerji dolu performans filmin kilit noktası. Tabii ki karşısında rol alan Marion Cotillard’ın iki dilli etkin olarak konuşması, aksiyonun amacına ulaşmasında en büyük destekçi konumunda. Fransızca konuşulan sahnelere dikkat etmek gerekli! Marianne Beausejour rolündeki Cotillard, bedensel güzelliğiyle ve karakter çözümlemedeki yeteneğiyle göz dolduruyor. Brad Pitt ve Marion Cotillard muhteşem ikili olduklarını ilk filmlerinde kanıtlayıp, savaşın içinden çıkıp gelen casusluk öyküsüne aşkın küçük dokunuşlarının derinliğini kazandırmışlar. Brad Pitt’in İkinci Dünya Savaşı takıntısı ne zaman biter bilinmez, ama dönem filmlerinde ortaya koyduğu üstün performans ile oyuncu için “filmde mükemmel rol analizi gerçekleştirmiş” cümlesini rahatlıkla söyleyebiliriz!

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Şans Ayağıma Geldi (The Cobbler)

Hollywood’da komedi-dram alanında hangi filmi çekse, eleştirmenlerden ve seyircilerden hiçbir zaman tam...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir