Eleştiri Rogue One: A Star Wars Story..Jyn Erso (Felicity Jones)..Ph: Jonathan Olley..© 2016 Lucasfilm Ltd. All Rights Reserved.

Published on Aralık 16th, 2016 | by Yaşam Kaya

Disney’in Başarısız Epik Uzay Operası: Rogue One (2016)

Share Button

Disney’in Star Wars’un yayın haklarını aldığı andan itibaren tüm sinema kitlesinde derin heyecanlar oluşmuş, The Force Awakens filmi ile işin ciddiyetini derinden hissetmiştik. 1970’lerin sonundan başlayıp günümüze kadar gelen serilerde George Lucas ismi bizim için en önemli parça olurken, J.J.Abrams’ ın reji koltuğuna geçtikten sonra yaptıklarına tanık olduğumuzda serinin gidişatının epeyce değişeceğini anladık. Disney’in marka takıntısını filmin her karesinde hissettiğimiz için belki, eskiden günümüze uzanan karakterlerle yeniden buluşma anımız her açıdan hepimizi heyecanlandırdı. Hatta o heyecanı üzerimize üzerimize gelen yeni serilerde de yaşayacağımızdan o kadar emindik ki, merakla beklenen Star Wars macerası Rogue One filmine adeta koşarak gittik. Peki film beklentimizi, heyecanımızı karşıladı mı peki? Sorunun cevabını net olarak vereyim; kesinlikle hayır! Disney ilk kez çektiği The Force Awakens bölümünün gişe başarısından o kadar etkilenmiş ki, aceleye getirdiği perguel seri diyebileceğimiz ara bölümle gişesine yeni dolarlar kazandırmayı kendisine hedef yapmış.

Rogue One: A Star Wars Story..Chirrut (Donnie Yen)..Photo credit: Lucasfilm/ILM..©2016 Lucasfilm Ltd. All Rights Reserved.

Gareth Edwards’ın yönetmen koltuğuna oturduğu Rogue One’da, ki ben yönetmen koltuğuna oturduğuna gerçekten inanmıyorum, bilindik öykünün içine yeni gezegenler, karakterler, silahlar eklenmiş, kahramanlık olgusu abartıldıkça abartılmış. Disney’in filmin birçok karesine müdahale ettiğini, yönetmenin kendi aksı içinde ele aldığı düşünsel görüntüleri değiştirdiğini film çekilirken öğrendik. Gişede daha fazla heyecan uyandırmak için yapılan müdahaleler maalesef filmi üçüncü sınıf aksiyon konusuna sürüklemiş, hiç ölmeyecek olan karakterlerin saçma savaş sahnelerine boğmuş. Jedha şehrinden sıyrılıp akan ve de kısmen sürükleyici boyuta ulaşan film, Rogue One gemisiyle olmadık bir göreve çıkan isyancı pilotun söylemleriyle azıcık merak uyandırıyor. Jyn Erso (Felicity Jones) ve bir grup isyancı, imkansız gibi görünen Ölüm Yıldızı’nın planlarını çalabilmek için güçbirliği yapmak zorunda. İmparatorluğun yepyeni kitle imha silahının inşasını durdurmak, Erso’nun tahmin ettiğinden zor bir göreve dönüşür. Derken konuya dahil olan sıradışı karakterlerle birlikte “birlikten güç doğar” gibi basit mantık çerçevesinde çatışmalar yaşanır. Enteresan olan şudur ki, daha filmin başında hiçbir karakterin ölmeyeceğini gün gibi görüyoruz, tertemiz bir suya bakar gibi anlıyoruz. Seyirciyi, sözüm meclisten içeri, ‘salak’ yerine koyan bu mantık çerçevesinde, Rogue One ortaokul ve lise çağındaki çocukları etkilemek için mi çekilmiş? Anlamak istemiyorum!

Star Wars serilerindeki en etkin olgu müziğin insan üzerinde bıraktığı etki. Disney şirketi ne alakadır bilinmez ama müziklerde John Williams ile çalışmak yerine Michael Giacchino ile başarısız bir işe girişmiş. Basit senaryonun hayal kırıklığına alakasız müziklerin saçma tınıları eklenince film tam anlamıyla kabusa dönüştü. Star Wars serilerinin ‘Uzay Operası’ diye adlandırılmasının en büyük nedeni, film örgüsünün ilk sahnesinden son sahnesine kadar duyduğumuz muhteşem müziklerdir! Eğer siz gişe kaygısıyla kaliteyi düşürüp, bu tarz bir yapımda müzikleri ikinci sınıfa atarsanız sonuçta elinizde bomboş bir uzay macerasından başka bir şey kalmaz!

Rogue One: A Star Wars Story..Rebel Base L to R: Mon Mothma, Cassian Andor, General Draven and Dodanna)..Photo credit: Lucasfilm/ILM..©2016 Lucasfilm Ltd. All Rights Reserved.

Jyn Erso’yu canlandıran Felicity Jones’un yaşlı görüntüsü nasıl olurda yönetmenin gözünden kaçar, hayret ettim! Filmde genç birisi olması gereken Erso, Felicity Jones gibi orta yaşta birisine teslim edilince başkarakterin komik görüntüsü filmin sonuna kadar uzandı. Chirrut Îmwe (Donnie Yen), Baze Malbus (Wen Jiang) ve K-2SO (Alan Tudyk) yine heyecana içinde gözümüzün önünde duran ölüm yıldızı korkusuna saldırıp duruyor. Yani söylemeyecektim ama madem bu kadar yetenekli ve de kıl payı herşeyden kurtulan bir ekip var konuda, o halde neden bu işi sonlandırmak uzadıkça uzuyor? Kalitesiz senaryoda Chris Weitz, Disney şirketinin emrettiklerini harfiyen yerine getiriyor.

Eleştirimin sonuna gelirken, filmde yönetmen Gareth Edwards bazı noktalara müdahale etmeyi başarmış diyeyim. Orjinal Star Wars üçlemesine yapılan göndermeler olaylar içinde ileriye dönük ilgi toplamış. X-Wingler, yeni lazerli silahlar, patlamalar, çatışmalar sizi az biraz memnun edecek gözüküyor. Bunun yanında seriye dahil edilen yepyeni karakterler (yan) hani ilerleyen zamanlarda, eskiden sıkılan bir kuşağa umut teşkil edebilecek nitelikte. Ara yapımın ana yapıma bulaşma ihtimalini hiç unutmadan, Disney’ in başarısız Star Wars denemesi Rogue One’ın izlenmeye değer bir yapım olmadığını söyleyerek kritiğe noktayı koyuyorum.


Yazar Hakkında

1999 yılından bu yana sinema, tiyatro, jazz, blues ve arkeoloji üzerine yazılar yazmaktadır. 2 YIL Taraf Gazetesi, 4 yıl BirGün Gazetesi, 2 sene İstanbul Art News, 3 yıl Turkish Review' da yazılar yazdı. Şu anda Sinematopya, Life Art Sanat, Tiyatronline, Tiyatro Gazetesi'nde, Artful Living'de köşe yazarıdır. Ntv Radyo'da sanat eleştirileri konuşmaktadır. UK Leeds'te Psikoloji eğitimi aldı.



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑