Eleştiri siyah-kargaamibbf_hleirdmnd5h44ja

Published on Aralık 23rd, 2016 | by Yaşam Kaya

Sınırda Kaçış Hikayesi: Siyah Karga (2016)

Share Button

Belgesel ve kurmaca alanında gidip gelen yapısıyla 35. İstanbul Film Festivalinde seyircisi ile buluşan Siyah Karga sinemalarda vizyona girerken; film, İran İslam Devrimi ile kendi ülkesinden kaçıp yabancı ülkelere sığınan bir oyuncunun yeniden ülkesine dönüşünü konu ediniyor. Tabii bu dönüş bildiğimiz, sıradan dönüşlerden değil. Türkiye’nin doğusundaki en uç sınır bölgesinden İran topraklarına uzanan öykü, Avrupa’nın göbeği Fransa’dan başlayıp sınırda süren kovalamacalara kadar uzanmış. M.Tayfur Aydın’ın yönetmen koltuğuna oturduğu filmin çarpıcı genç oyuncu kadrosu, ülke sinemasının geleceği için umut vaat ediyor. 53. Antalya Film Festivalinden ve Boğaziçi Film Festivalinden “En İyi Görüntü Yönetmeni” ödülüyle ayrılan Siyah Karga, ilk kez TRT TV Filmleri projesi kapsamında beyazperdeyle buluştu. Şebnem Hassanisougi, Aziz Çapkurt, Aydın Orak ve Murat Toprak filmdeki başrolleri paylaşan oyuncular.

Siyah Karga efsanesi ile etkili giriş yapıp, filmin sonunda yine ilk sahneye göndermeler yapan konu, Kürt coğrafyasının etkin halk kültürü yapısını seyirciye gösterip, doğu ile batı arasında sıkışan kültürlerin hikayelerini gözler önüne seriyor. Sara’nın İran yönetimi ile yaşadığı sorunlar yüzünden ülkesini terk edişi, akabinde babasına ulaşmak için erkeklerle dolu bir coğrafyada zorlu şartlar altında seyahat edişi karşımızda iken, aslında Türkiye’de katırlar üzerinde sınırda hayatına devam etmek zorunda kalan insanların dramı beyazperdeye yansıyor. Kaçakçılıkla hayatlarını devam ettiren insanlar, coğrafyanın kaderinden kaynaklı, hiç de istemedikleri kötü olayları yaşayıp, aç kalmamak adına güvenlik görevlilerinden kaçışı inanılmaz atmosferi içimize işliyor. Ülkenin zorlu kış şartlarını ya da dağlık arazi yapısını bilenler tahmin edecekler, insanlar hayatta kalabilmek için kaçakçıkla yaşamlarını devam ettirmek zorunda. Zaten bu gerçekle filmde defalarca kez karşılaştık.

siyah-karga

Sara’nın babasının köyüne ulaşmak için yasak yollarla girişi etkili gerçeklilikle anlatılmış. Katırcılarla, İran yönetiminin dışladığı oyuncu kadın ile kaçakçıların kaderini aynı potada eriten filmde güncellik ön planda iken, bazı sahnelerde yaşanılan tekrarlar belgesel yapının ana unsur olmasına neden olmuş. Yönetmen Aydın, nedensellik içinde karakterlerin niçinlerini sorgulayıp hayatlarına ışık tutuyor. Sonuçta ulaşılan noktada hepimiz kendi kaderinin çizgisini kabullenen bireyler oluyoruz. Anlatıcı unsurunun kullanımı ile konudaki gerçekliliğin içine halk kültüründen gelen ögeleri ekleyen yönetmenin çabası her alanda takdire değer. Çekimlerdeki görüntü yapısını zorlu şartlarda gerçekleştiren film ekibi bu durumdan harikulade başarıyla çıkmış. Özellikle oyuncuların keskin bakışları içinde, Kürtçe, Türkçe diyaloglarda karakterlerin amaca ulaşma gayretini takip ediyoruz.

Sara rolünde karşımıza çıkan Şebnem Hassanisoughi ile kaçakçı rolünde izlediğimiz Aydın Orak filmdeki etkin oyuncular konumunda. Doğu-batı arasında sıkışıp keskin yol hikayesi ile bizleri sıradışı bir coğrafyanın çarpık kanunlarına sürükleyen iki karakter, diğer rollerdeki ana unsurlarla filmdeki nirengi nokta olmuş. Orak, Kürtçe konuşarak bölgenin özünü anlamamızı kolaylaştırıp kendisini belli bir amaca adayan bireylerin dilini sunuyor. İki ülke askerlerinden kaçıp, babasının izinde oradan oraya savrulan Sara’nın her kaçış noktasını eksiksiz hissediyorsak bunda Hassanisoughi ayrıcalığının payı çok büyük!

Siyah Karga’da görüntü kalitesindeki mükemmellik filmin en güzel bölümü. Kargaların sesinde ve de izinde sürüklenen hikaye, mistik alıntıların kullanımı ile epeyce ön planda. Film ile ilgili spoiler veriyorum, bu konuya dikkat ederek okursanız sevinirim. Babasının mezarına ulaşan Sara ve yanındaki iki adam duygunun en son patladığı noktada çaresizliğin fotoğrafını çekmişler adeta. Yönetmenin belgesel-kurmaca alanında yarattığı eşsiz deneyim şimdiye dek gördüğünüz doğu hikayelerinden çok farklı. Dönemsel biçemi düşündüğümüzde Siyah Karga’nın kısmen politik göndermelerle iyi bir proje olduğunu söyleyebilirim.


Yazar Hakkında

1999 yılından bu yana sinema, tiyatro, jazz, blues ve arkeoloji üzerine yazılar yazmaktadır. 2 YIL Taraf Gazetesi, 4 yıl BirGün Gazetesi, 2 sene İstanbul Art News, 3 yıl Turkish Review' da yazılar yazdı. Şu anda Sinematopya, Life Art Sanat, Tiyatronline, Tiyatro Gazetesi'nde, Artful Living'de köşe yazarıdır. Ntv Radyo'da sanat eleştirileri konuşmaktadır. UK Leeds'te Psikoloji eğitimi aldı.



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑