Nanni Moretti ile Mia Madre (2015) Hakkında

 A.G.:Filmlerinizdeki karakterler, genellikle topluma karşı mücadeleleri ile ön plana çıkıyor. Neden böyle karakterlerle ilgileniyorsunuz?

N.M.: Filmlerimdeki karakterler çeşitli kriz dönemlerinden geçiyor. Gerçek hayatta olan herkes ve benzer şekilde film karakterleri, krizler yaşar. İnsanların gerçek karakteri gösterdikleri için bu anları anlatmakla ilgileniyorum; bir kriz sırasında hakikat ortaya çıkar. Margherita, filmi aracılığıyla gerçekliği tanımlamak istiyor, ancak başarılı olacağından emin değil.

A.G.: Amnezi, filmlerinizin tekrar eden bir özelliği ve Palombella Rossa’nın ana teması (Red Wood Pigeon, 1989). Amnezi Mia Madre’de tekrar ortaya çıkıyor ve burada, anne öldükten sonra neler yaşanabileceği ile ilgili tarihsel süreklilik üzerinde çok fazla stres var. Bu, sizin yakanızı bırakmayan ve sizi eski zamanlara döndüren bir tema anlaşılan.

N.M.: Bunlar farklı konular. Palombella Rossa’da ana tema, İtalyan Solunun unutkanlığı ve genel olarak İtalyan toplumunun daha fazlasıydı. İtalya’da hafıza konusunda biraz dayanıksızızdır. Ama Mia Madre bu konuda farklı, çünkü bu dünyadan ayrılmış insanları, geride bıraktıklarını, miraslarından geriye kalanları anlatıyor. Latin dilini anlatıyor. Hepsi bu. Palombella Rossa’daki amnezi farklı. Öldüğünde geride kalanlarla ilgili.

MV5BMTY5MTI3NzQzNF5BMl5BanBnXkFtZTgwMDgxODc2NTE@._V1_SX1777_CR0,0,1777,999_AL_

A.G.: Bu filmin, yine yas konusuna değindiğiniz La Stanza del Figlio filminden (The Son’s Room) farkı ne?

N.M.: La Stanza del Figlio’da korkuyu yansıtıyorum, ancak Mia Madre’de birçok kişinin paylaştığı bir deneyim olan annenin ölümüne özel dikkat gösterdim. Bu durum, hayattaki çok önemli bir geçiş dönemi ve bunu gereksiz sert bir şekilde anlatmak istemedim.

A.G.: Bazen eserinizde rüya ve gerçek arasında ayrım yapmak zor oluyor.

N.M.: Aslında, seyircilerin bir rüyadan veya gerçekten bir parça görüp görmediğini kolayca anlayamadıkları anları çok seviyorum. Margherita’nın karakteri için ikisi aynı anda oluyor, çünkü kritik bir dönemde. Bu durum, filmde bu yüzden daha önemli. Burada hikaye, Margherita’nın çeşitli duygusal durumlarıyla karışıyor ve her şey aynı aciliyetle aynı anda gerçekleşiyor.

A.G.: Annenin ölümü, Margherita’nın yapmış olduğu filmin bitişiyle çakışıyor. Bu ikisi arasında neden bağlantı kurmaya çalıştınız? Margherita’nın filmini başarısız bir proje olarak mı görüyorsunuz?

N.M.: Margherita’nın çektiği film başarısız değil. Margherita’nın karışık ve duygusal hayatının aksine, çok sağlam ve iddialı. Film, bir yanda işletme sahipleri, diğeri ise işçilerle çok net bir şekilde kendini belli ediyor. Yaptığı film ile geçtiği kritik dönem arasında bir tutarsızlık yaratmayı amaçladım.

A.G.: Margherita’nın filmi fabrikadaki mücadeleyi komik bir şekilde ele alıyor. Bunu tasvir etmek için neden alaycı görüntüler kullandınız? Günümüz çağdaş toplumunda fabrika temelli veya işçi sınıfı filmlerin mümkün olmadığını ve yalnızca alay konusu bir direniş biçimi olarak kullanılabileceğini söylemeye mi çalışıyordunuz?

N.M.: Margherita’nın filminin komik olması gerekmiyor. Hayır, farklı bir şey var. Margherita’nın film setinde komikMV5BMTA5MTc4MDE5OTdeQTJeQWpwZ15BbWU4MDg3MTg3NjUx._V1_SY1000_SX750_AL_ şeyler olabiliyor, fakat ana konu bu değil. Gerçekten çok ciddi bir konuyla ilgilenen filminin asıl noktası, işçilerin fabrika sahiplerine karşı mücadelesidir. Tabii ki, kapitalizm hakkında ciddi bir film yapmak mümkün. Sorun şu: Margherita filmde çok keskin bir şekilde durumu anlatabiliyorken; şüpheleri, nüansları ve karmaşıklıklarıyla daha geniş olan gerçekliği anlamayı başaracağından kesinlikle emin değil. Aslında, film boyunca ekran dışı bir ses olarak duyulan basın toplantısı sırasında bunu kendine söylüyor.

A.G.: Filmin sonunda yer alan sahnelerden birinde John Turturro ve protestocuların lideri pazarlık yapıyor ve Margherita, kendi hayatı bu adamların yaptıklarından daha önemli olduğunu düşünür gibi çerçeveye oturtuluyor. Bununla birlikte, sinema tarihinin en büyük sonlarından biri olduğuna inandığım son sahnede, anne yarınla ilgili bir şeyler söylüyor. Anne “İtalya” mı?

N.M.: Her açıklamanın ardında siyasi bir şey buluyorsun gibi görünüyor! Bu film aracılığıyla, bir filmin piyasaya sürülmesinin ardından, filmin artık tamamen size ait olmadığını öğrendim. İzleyici onu görür ve değiştirir. Filmin bazı yönlerine dikkat etmeyebilirsiniz; halk bunu fark eder ve onlara ışık tutar. Eğer gerçekten istiyorsanız, anneyi İtalya’nın sembolü olarak görebilirsiniz, fakat benim amacım bu değil! Filmimi insan doğası ve insan duyguları üzerine bir film olarak görmeyi tercih ederim. Filmimi tam olarak bu şekilde yorumlayabilirim.

A.G.: Margherita’ya, filmi için düzenlediği basın toplantısında bir gazeteci, “Toplum için böylesine hassas bir dönemde, filminizin ülke bilincinin dikkatini çekmede başarılı olacağını düşünüyor musunuz?” diye soruyor. Aynı soruyu sormak istiyorum.

N.M.: Filmin, ülkenin ortak bilincine hitap etmesi gerekmiyor. Sadece izleyiciler ile bireysel olarak iletişim kurmak istiyorum. Bu, insanlık hakkında, bireysel olarak insanlar hakkında bir film. Ben bütün bir ülke ile değil, her bireyle birebir konuşuyorum. Benim umurumda olanlar bunlar.

 

Kaynak: http://brightlightsfilm.com/talking-nanni-moretti-interview-mother-mia-madre-2015/#.WHp-L_mLTIV

  

Diğer yazıları Merve Düzelten

Andrei Tarkovsky Röportajları

(Sondan 3 röportaj)   1.Röportaj Bir biyografik film mi? Hayır, bu film,...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir