Sinemanın Psikopat Çocukları

8- Trevor Reznik – The Machinist (2004)

Suçluluk duygusu, kişinin kendisini kendisine göre daha iyi bir insan yapması yolunda hissedebileceği en faydalı histir. Çünkü insanın kendi bildiği doğruları bile takip etmediği dönemlerde, onu bu uçsuz bucaksız yanlıştan döndürebilecek tek his suçluluk duygusudur. The Machinist, bir insanın suçluluk duygusunu hissetmede aşırıya kaçarak kendisini nereye kadar sürükleyebileceği hakkında çekilmiş en iyi filmlerden biridir. Çünkü herkesin bildiği gibi, her şeyin fazlası zarardır.

The Machinist, insanın kendisiyle ve geçmişiyle yüzleşmesinin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekerken aynı zamanda bu yüzleşme gerçekleşmediğinde ortaya çıkacak ölümcül sonuçları da gözler önüne seriyor. Christian Bale’in başarıyla canlandırdığı Trevor Reznik aşırı kilo kaybına uğramış bir fabrika işçisidir. Kendisine sürekli “O kadar zayıfsın ki biraz daha zayıflasan var olmazdın” denir. Bu cümle Trevor Reznik’in yaşadığı suçluluk duygusunu çok güzel bir şekilde özetler. Çünkü Reznik, kendisini o kadar suçlu hissetmektedir ki, aslında, hiç uyumayarak ve sürekli kilo kaybına uğrayarak kendisini yok etmeye çalışmaktadır.

Trever Reznik’in kendi benliğini yok etmek yolunda seçtiği meslek de önemlidir. Bir fabrikada işçi olarak çalışan Trevor, düşünmeden hep aynı işleri yapabileceği bir mesleği seçmiştir. Charlie Chaplin’in Modern Times filminde başarıyla resmettiği işçilerin mekanik hayatları, The Machinist filminde de suçluluk duygusundan kurtulmak yolunda benliğin yok edilmesi için kullanılmıştır. Trevor bu nedenle, kendisine ve çevresine yabancılaşmaktadır.

Filmde anlatılan karakter ve o karakterin iç dünyası adeta Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ındaki ya da Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli’ndeki karakterleri hatırlatır. Bu açıdan filmin suçluluk duygusu olan ana konusuna yalnızlık, bunalım, topluma karşı yabancılaşma, bireyin kirli iç dünyası gibi konular eklenir. Tüm bunlar düşünüldüğünde The Machinist’i sıkı bir bireysel psikolojik çözümleme olarak görmek mümkün olur.

Bazıları Trever Reznik’in bir psikopat olmadığını ve ona bu yazıda yer verilmemesi gerektiğini düşünebilir. Belirtmek gerekir ki psikopat olan Trevor Reznik değil onun bilinçaltının yarattığı Ivan karakteridir. Bu iki kişiliği birbirinden ayrı düşünmek imkânsız olduğundan ve Ivan’ın aslında Reznik’in benliklerinden birinden ibaret olduğu düşünüldüğünde Trevor Reznik bu yazıya değer görülebilecektir.

Trevor Reznik: “Küçük bir suçluluk duygusu uzun bir yol alabilir.

Diğer yazıları İsmail Erk Deliormanlı

Blowup (1966): Mutluluğa Giden Yol

Michelangelo Antonioni’nin en popüler filmi olan Blowup, bir sanat filmi olmasına karşın...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir