Belgesel

Published on Nisan 13th, 2017 | by Hasan Cem Çal

No Quarto da Vanda: Kurgul Belgesel

Share Button

Pedro Costa’nın No Quarto da Vanda‘sı (In Vanda’s Room) üzerinden, bir not edâsıyla, sunacağım birkaç düşünce var: Costa’yı bilenler doğrulayacaktır ki Costa, hiçbir işinde kurgusal ve/veya belgesel adı altında bir yapılandırmaya, bir imaj sunumuna, ya da, daha doğrusu, bir düzenlemeye gitmez. Ama onun yerine, zaten hâlihazırda pratik ediyor olduğu işin, imaj üretiminin, gerçekliği nasıl kurduğunu, ve tekrardan kurduğunu araştırır. Bu, bir türle, bir sektörle, ya da benzeri bir başka şeyle ilgili değildir; ama direkt olarak pratiğin kendisi ile ilgilidir. Öyle ki, Costa, sanki elindeki aygıtın, düşünülenin aksine, gerçeklik değil, ama yanılsama ürettiğini düşünmektedir. Ve Costa’da gördüğüm; bu yanılsama aracılığıyla, ve bu yanılsamaya maruz kalarak, eğer mümkünse, tedarik edilebilecek bir gerçeğin imkânlı olma koşullarıdır. Yani, bir ekleme değil, bir çıkarma; bir artırma değil, bir azaltma; bir katma değil, bir ayıklamadan söz ediyoruz. Peki, ayıklayarak gerçeğe varılabilir mi? Şöyle ki; buradaki gerçek, görüneni olduğu gibi göstermek değildir. Görünenin olduğu şeyin müphemliği sabitken, bir de onu göstermek, mümkün müdür? Gerçek, dendiğinde, genelde bütün anlaşılır. Ve gerçek, çerçevelenebilir midir? Ya da, zaten kayıt esnasında manipüle edilen bir görüntü, gerçeği ne kadar yansıtır? Tüm bunlar soruldu, sorulması da normal, ama bir o kadar da işlevsizdir. Kimse, gerçeğin iddiasıyla, ya da bütünün iddiasıyla işe başlamaz; ve daha da vahimi, başlayamaz. Hareketsizliğin ufkunda, bütün vardır.

Costa’nınsa, belki de bu parçalılığın, bu savrukluğun en farkında olan sinemacılardan biri olduğunu düşünüyorum. Costa’da, özellikle de erken dönem işlerinde, O Sangue‘de (Blood) ve Ossos‘da (Bones), aygıt vasıtasıyla, özneler ile kurulan garip bir bağ vardır. Öyle bir bağdır ki bu, size aygıtın, kameranın, varlığını unutturur. No Quarto da Vanda‘ysa, belki de bunun en yetkin örneğidir. Vanda’nın hayatını, ve koşut olarak mahallenin yıkımını, neredeyse kimliksiz bir gözün aracılığıyla izleriz. Costa’nın, Vanda’nın odasında olduğu anlarda dahi, varlığını sezmeyiz. Ama bu, statik bir imaj yaratıldığı için değildir. Eğer öyle olsaydı, Roy Andersson’un işleri için de aynı şeyi söylememiz gerekirdi. Hayır; Vanda’yla kurulamayan bağdır bu. Vanda’nın bir uyuşturucu bağımlısı olmasından dolayı, onla özdeşleşemediğimiz için değil; ama bağımlılığın yarattığı bir ilgisizliğin, kayıtsızlığın sonucu olarak, onla kurulamayan, kurulamamaya yazgılı bir bağdır bu. Ya da, ancak belirli bir mesafe de kurulabilen, diyelim. Costa’nın Vanda’yla kurduğu ilişkiyi izlediğimizi söylemek, biraz zorlama olacaktır. Ve Costa da, bilhassa bu nedenle, Vanda’yı kurgusal bir karaktere dönüştürme eğilimi göstermiştir. Böylelikle, daha temas edilebilir, daha kaygan bir zemine oturtur Vanda’yı. Ama Vanda’yı kurgusal bir karaktere dönüştürmek, yine onun hayatını karikatürize etmekten geçer. Ve Vanda’nın hayatının, çok da hikâyeleştirilebilecek bir tarafı yoktur. Costa’nın, bir belgeselden çok, bir kurgusal film yapmaya çalıştığı söylenebilirdi. Ama Costa, bunun yerine, No Quarto da Vanda‘yı, tam da bu ayrımın, bu eşiğin, bu sınırın yadsınmasına doğru evriltir. Ya da, evriltmek zorunda kalır.

Vanda’nın gerçeği, kurgulandığı zaman, sırıtır. Ama kurgulanmadığı zaman da, çürür. Aslında Costa’nın keşfi, Vanda’da saklı değildir; Vanda’ya uygulananda saklıdır. Costa, Vanda’yı, çevresindeki mahalle ile, gecekondu mahallesi ile, paralel olarak kurgular. Mahalle ise, gerçekten de yıkıma uğramaktadır. Bu yıkımın sonucu olarak yerinden edilenlerse, Costa’nın bir sonraki filminde, Juventude em Marcha‘da (Colossal Youth) işlenecektir. Ama bu yıkım, Vanda’dan olabildiğince bağımsız bir şekilde vuku bulur. Vanda’nın karakterizasyonunun nedeniyse, bu yıkımla bağlantılı olarak, ya da iki bağımsız anlatıyı uzlaştırarak, bir karşı-anlatı oluşturmak değildir. Ama anlatının kendisi, Vanda’nın hayatı ve çevresi bir karşı-anlatıdır. Görmeyi, hele ki bu şekilde görmeyi asla arzu etmeyeceğimiz bir yaşamdır Vanda’nınki. Ama bu, özdeşleşmesi imkânsız bir karakter olduğu için değil, ama, denildiği gibi, özdeşleşmek için gerekli koşullara sahip olamadığımızdandır. No Quarto da Vanda‘nın, neredeyse tamamı boyunca, durmaksızın gürültüye maruz kalırız; bu, ya Vanda’nın öksürüğüdür, ya inşaat makinelerinin sesidir, ya da televizyonun gürültüsüdür. Böylelikle, Costa, hem bir karakter kurar, hem de ona karşı mesafeli davranır, bizim adımıza da; çünkü No Quarto da Vanda, hem bir kayıt, hem de bir tanıklıktır. Tek bir işleve, tek bir sorumluluğa sahip değildir. Bazen, bir olguyu, bir durumu yansıtabilmek için, onu kurgulamak, parçalarına ayırmak; zamansallığından ve mekânsallığından koparmak gerekir. Costa’nın No Quarto da Vanda‘da yaptığı da budur: Mekânlar arasında bir köprü kurmak değil; ama bir iç mekânla, Vanda’nın odasıyla, bir dış mekânı, mahalleyi, soyutlanamayacak şekilde bir kılmaktır. Öyle ki, Vanda’nın evinin ne zaman yıkılacağına dair kaygı duyulur. İşte, Costa’da mekânı kurmak; entegrasyona değil, ama modülasyona işaret eder. Ve bazen, saf gerçekliğin, bütünün ulaşamadığı ikna gücüne, bir müdahaleler silsilesi ile varılır. Öyle ki, No Quarto da Vanda‘da bir başlangıç ve bir son yoktur; ama bir süreç vardır. Costa, bize bir geçmiş sunmaz, hâlihazırda çektiği geçmiştir, ama bize bir gelecek de vaat etmez. Onun yerine, mevcutu, şimdiyi mühürler; ve deneyim edilebilir hâle getirir.


Yazar Hakkında

1994’te, İstanbul’da doğdu. Liseyi, 50. Yıl Tahran Anadolu Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde, İletişim Fakültesi'nde, Sinema ve Televizyon’da okumaktadır. Çeşitli siteler, oluşumlar ve kurumlar için İngilizce’den Türkçe’ye metin çevirileri yapmakta, metin yazmakta ve düzenlemektedir. Serbest aralıklarla, belirli bir marka değeri taşıyan oluşumlar için, görsel-işitsel kurgu çalışmaları gerçekleştirmektedir. Edebî anlamda teorik ve pratik metinler kaleme almaktadır. Yarı profesyonel olarak davul çalmaktadır. FOL Sinema Topluluğu'nda yer almaktadır. Hâlâ doğduğu kent olan İstanbul’da yaşamaktadır.



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑