Hollywood’un Mitolojik Çöküşü: Karayip Korsanları Salazar’ın İntikamı

Yönetmenliğini Joachim Ronning ve Espen Sandberg’in üstlendiği ve senaryosunu Jeff Nathanson’un yazdığı “Karayip Korsanları” serisinin beşinci filmi olan “Salazar’ın İntikamı” geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Diğer öykülerin aksine bu yapımda direkt Yunan mitolojisine girişen film ekibi, klişe diyebileceğimiz korsan öyküsüne renk katmak için konuyu dallandırıp genişletmiş. Mitoloji ile süslenmiş öykünün yanında, geçtiğimiz serilerden alıştığımız sempatik “korsan” figürindeki Johnny Depp, yan karakter olup karşımıza çıkınca filme şöyle bir durup bakmak gerektiğini anladım. Kendisinden olmayan kültürel yaklaşımı senaryoyla birleştirmeye çalışan Nathanson, mitolojiyi ya tam olarak bilmiyor, ya da okuduklarını tamamen yanlış yorumlamış. Mitolojinin ortasına getirip Yahudilik figürü ekleyen senarist, hem olayları tamamen çarpıtıyor hem de Depp ile birleşen “Karayip Korsanları” serisine kötü bir darbe indiriyor. Yan rolde karşımıza çıkan filmin ana karakteri konudaki sürükleyiciliği sağlayan kişi iken bu bölümde maalesef sıradanlaşmış Jack Sparrow karakteri, konudaki kaliteyi aşağıya çektikçe çekmiş. Filmin yapımcısı diğer dört filmde olduğu gibi Jerry Bruckheimer üstlenirken, karakter oyuncuların artışı film için artı bir puan diyebiliriz.

Kritiğin başında söylediğim üzere mitolojik öyküye dayandırılan “Karayip Korsanları”nda Henry Turner (Brenton Thwaites), bir lanet yüzünden denizin dibinde yaşamak zorunda kalan babası Will’i (Orlando Bloom) kurtarmak için Poseidon’un üçlü mızrağını bulmak zorundadır. Cadı diye suçlanan seksi ve güzel Carina Smyth (Kaya Scodelario) ise babasından kalma yıldızlar kitabındaki bilimsel teorileri kanıtlayabilmek için mızrağın peşindedir. Kaptan Barbarosa (Geoffrey Rush) ise denizlere hükmetmek için mızrağı bulmak istemektedir. Bunların yanında Kaptan Salazar (Javier Bardem), şeytan üçgeni denilen bölgede kendisini lanete uğratan Jack Sparrow’u (Johnny Depp) öldürmek için denizlere yelken açıyor. Ölüler denizlerin hakimi olurken, Sparrow kendisini kurtarmak için ister istemez maceraya dalıyor. Poseidon, şeytan üçgeni, Musa figürü, cadılık kavramı, Pis İngilizler algısı… derken film düğün çorbasına dönüşüp, neresinden neyi tutacağımızı bilmediğimiz olaylara sürüklüyor bizleri. Bir filmin içinde her şeyi anlatma çabası “Karayip Korsanları”nı kötü bir sona, hızlıca geçiştirilen saçma öykülerin içine çekmiş.

Denizler, atlar ve depremler tanrısı olarak bilinen Poseidon Yunan mitolojisinde Zeus ve Hades’in kardeşidir. Bir yanı iyi bir yanı da hırsına yenik kötü bir karakter olan Poseidon, elindeki üçlü mızrağı ile depremler yaratmakta, denizlerde fırtınalar oluşturmakta, dünyanın en güçlü atını oluşturmaktadır. Filmde bu mızrağın peşine düşen karakterler, senaristin anlaşılmaz konu bütünlüğüne yenik düşüp saçmaladıkça saçmalıyor. Yıldız haritasını çözüp, mızrağın yerini keşfeden Carina, adaya çıktıktan sonra denizin ortadan ikiye ayrılmasına tanık oluyor. Sparrow ve Henry denizin ikiye bölünmüş boşluğunda yürüyüp mızrağı gördüğünde “bak Poseidon’un mezarı orada” diye abuk bir cümle kurunca, insan oturduğu koltukta şaşırıyor. Birincisi mitolojide Tanrılar ölmez, bulundukları yerleri terk edip inzivaya çekilirler. İkincisi mızrağın yerini bulan karakterlerin Musa öyküsünde olduğu gibi denizin ortadan ikiye bölünmesiyle mızrağa ulaşmaları tamamen saçmalık. İlla ki olayın içine din figürü eklemek isteyen film ekibi böylesi ucuz bir propagandaya girdiğinde filmdeki gerçeküstülük sona eriyor. Yani her şeyden bir parça ekleyip filmi büyüleyici atmosfere sokma fikri nereden çıkmış, cidden merak içindeyim? Ayrıca Poseidon’un mızrağının kırılmasıyla lanete uğrayan ölülerin dirilme sahnesi ise tam bir felaket. Mızrağa elindeki aletle vuran karakter, sanki tahta kırarcasına mızrağı ortadan ikiye ayırıyor ve ölüler hayata yeniden dönüyor. Bir defa Poseidon’un tanrısal olarak böyle bir yeteneği de yok. Ayrıca o mızrağın mitolojideki anlamı bambaşka. Senaristin ve yönetmenin insanları şaşırtmak için kurguladığı üçlü mızrak metaforu Yunan mitini bilmeyen ekinin elinde can çekişmiş. Hadi mitolojiyi çözümleyemediniz, hadi Poseidon’u tanımıyorsunuz diyelim peki Tanrı’yı öldürme fikrine ne demeli? Ayrıca konuyla ne ilgisi var Poseidon’un mızrağının? Salazar’ın Sparrow’u öldürmek için denizlere açılması esas konu olması gerekirken, iki kişinin Poseidon’un mızrağını bulma hikayesi ana hikayeye dönüştürülmüş, ki bu film için tam anlamıyla rezillik. Johnny Depp, Javier Bardem, Geoffrey Rush ve Orlando Bloom isimlerini filmin içinde adeta yok etmiş.

Filmde sözde başrol oynayan Branton Thwaites ve Kaya Scodelario rol becerilerindeki yeteneksizliklerini filmini içine kusup, sadece tekdüze yüz ifadesiyle iki saati aşkın süre bizleri bezdirdi. Özellikle senaristin ve yönetmenin uzun uzadıya işledikleri gereksiz detaylı sahneler yüzünden, bir son sahne var ki, her iki genç oyuncu denizden çıkma sahnesinde ve sonrasında tel tel dökülüyor. Bardem’in muhteşem karakter oyunculuk yeteneği bu filmin en büyük artısı. Johnny Depp çoğu sahnede görünmüyor, Geoffrey Rush ise adeta filmin içinde kaybolmuş, Orlando Bloom sadece isim olarak yer almış, kendisini filmin içinde hiç görmedik dersek doğru tanımlamış oluruz. Hollywood’un mitoloji ile başarısız imtihanı “Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı” filmi ile doruk noktasına çıktı ve serinin beşinci filmi başarısız senaryosuyla tarihteki yerini aldı.

yasam.kaya@gmail.com

Diğer yazıları Yaşam Kaya

Moonlight – Ay Işığı (2016): Aşkın Hiçsizlik Hali

89. Oscar Ödülleri’nde 8 dalda aday olup, geçtiğimiz yıllarda “Oscar Çok Beyaz”...
Devamı

1 Comment

  • vay canına çok etkilendiğimi belirtmek istiyorum. filmi ilk izlediğimde hayran kalmıştım ama izlerken bazı şeyleri kaçırdığımın farkına vardım. denizin ikiye yarılması Poseidon un mezara sahip olması ve mızrağın ölüleri diriltmesi gibi hatalara yalnızca ‘olağanüstü’ diye düşünüp geçmeme şaşırdım. yazınız sayesinde artık filmleri izlerken ‘olağanüstü’ demeden önce etraflıca izleyeceğim . teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir