Eleştiri

Published on Aralık 22nd, 2017 | by Yaşam Kaya

0

Dönme Dolap – Wonder Wheel (2017)

Share Button

İngiliz The Guardian Gazetesi, dünyanın en ünlü tiyatro ve sinema yazarı, yönetmen Woody Allen’ın son filmi Wonder Wheel için “gelmiş geçmiş en kötü Woody Allen senaryosu ve filmi” demiş. Bu yorumu yapan gazete yazarına/editörüne şunları sormam lazım; mesela hayatı boyunca bir Yunan tragedyası okuyamayan insan nasıl sinema kritiği yazabilir? Eugene O’Neill ya da Arthur Miller kitaplarını ömründe eline almamış birisi Amerika’nın dönemsel karakter tahlillerini nasıl analiz edebilir? İşte Woody Allen yeni filminde bizlere dört kişi arasından sıyrılıp çıkan 1950’li yıllarının saf, berrak, duru New York’unda benzersiz eğlence sahili olan Coney İsland plajını o dönemki tüm dinamizmiyle karşımıza getiriyor. Dönemsel anların insan belleğinde bıraktığı duygusal etkiyi, çeşitli şekillerde kullandığı muhteşem sinematografi ile veren Allen, 2016’da yaptığı Cafe Society filminden sonra yine bir dönemsel çalışma ile karşımıza geçmiş. Oscar 2018’de kesinlikle ödül alacağına inandığım görüntü yönetmeni Vittorio Storaro’nun görüntü yönetiminde insanı cezbeden usta yönetmen; Kate Winslet, Jim Belushi, Justin Timberlake ve Juno Temple gibi on numara oyuncularla istediği başarıya ulaşıyor.

Şimdi filmde konuyu iki noktada irdelemeliyiz. Hayattan bıkmış, kocasından gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddetten kaçan Ginny çareyi alkolik bir adamın yanına sığınmakta bulur. Sahildeki dönme dolabı işleten Humpty ise karısını yitirmiş, kızı Caroline 20 yaşında iken evi terkedip mafyanın peşinden gitmiş mutsuz bir adamdır. Carolina birden çıkıp gelir ve peşinde katil sürüsü kocasının adamları olduğu halde mutsuz yaşantısını terk eder. Bu arada Ginny plajın cankurtaranı Mickey’le tanışıyor ve aralarında aşkın büyüsü başlıyor. Bunlar olayların birinci planı. İkinci plan ise Woody Allen’ nin zekasında gizli. Yönetmen bu karmaşık döngüde, nesnelere, objelere yüklediği duygu anlamlarıyla filmdeki karakterleri aynı pota içinde eritiyor. İşte sinematografi bu esnada devreye giriyor. Mesela dönme dolap metaforu bize şunu açıkça söylüyor; yaşam var olan ayrıntıların birbiri şekilde tekrarından oluşmakta! Konunun cazibesinden çok biz burada olayların nasıl işlendiğine bakmalıyız. İngiliz eleştirmenlerle bizdeki bazı eleştiri yazarları teatral bilgiden, kültürden yoksun oldukları için Allen’ un dünyasına girmekte zorlanıyorlar. Ben tamamen bir tiyatro sahnesindeki gibi izledim beyazperdede olanları. Zaten bu filmin senaryosundan muhteşem bir dönem tiyatrosunun çıkması pekala mümkün. Teatral Sinematografi tarzında sınıflandıracağımız filmin en büyük cazibesi, şimdiye dek sinema tarihinde ilk kez bu akımın kullanıyor oluşu diyebiliriz.

Woody Allen Sineması’nı ‘yaşlı’ diye tabir etmemiz çok doğru olmaz. Wonder Wheel (Dönem Dolap), sahne geçişlerinde yarattığı sekanslarla, görüntü kalitesini belleğimizin en derinine kadar işledi. Evlilik, aldatma ve kıskançlık ekseninde lunaparkın gölgesinde cereyan eden konu örgüsü sizi sıcacık bir atmosferin gergin atmosferine sürüklüyor. Hollywood’da oyunculuk yapmış, ama istediği kariyeri elde edememiş Ginny (Kate Winslet), Ginny’nin lunapark işletmecisi kocası Humpty (Jim Belushi), Humpty’nin mafyadan gizlediği kızı Carolina (Juno Temple), yazar olmak isteyen ama bunun yerine cankurtaran olarak çalışan genç ve yakışıklı Mickey (Justin Timberlake) alakasız hayatların nasıl aynı potada kesiştiğini farklı boyutlarda gösteriyor. Aşkın büyüsünden ölümün çaresizliğine, alkole bağımlılıktan kaçışlarda yatan mutsuzluğa film insanın tüm psikolojik boyutunu keskin karelerle irdeliyor. Allen; tutku, şiddet ve aşk üçgenini öylesine net aktarmış ki, siz olaylar içinde empati duygusunu damarlarınıza kadar yaşıyorsunuz. Kritiğin başında belirttiğim gibi, Amerika’ nın dönemsel belleğini, o dönemi anlatan isimlerin dünyasından yola çıkarak aktarmak her yönetmenin yapabileceği bir olay değil. Yani her açıdan mutsuzluk üstüne kurgulu karakter çözümlemesi, teatral tragedyaların çarpık düzlemde sinemayla buluşmasını sağlıyor. Kate Winslet, öylesine harika bir oyuncu ki, Cate Blachett gibi muhteşem yeteneğe sahip. Justin Timberlake’ in çoğu sahnede yetersiz kalışını kapatan Winslet, filmi adeta tek başına sırtında sürüklüyor. Yönetmenin önceki filmlerinde olduğu gibi kadınların üstlerine yüklenen roller her zaman usta yönetmenin baş mimarı oluyor. Görüntü kalitesindeki olağanüstü atmosfer aşkın saf halini suratımıza çarpıp, Juno Temple ile Caroline’de kaçışları, mafyatik hesaplaşmaları görüyoruz. Gerilimin doğuşundan aşkın en güzel görüntüsüne kadar Wonder Wheel (Dönem Dolap) dört dörtlük bir yapım!

yasam.kaya@gmail.com


Yazar Hakkında

1999 yılından bu yana sinema, tiyatro, jazz, blues ve arkeoloji üzerine yazılar yazmaktadır. 2 YIL Taraf Gazetesi, 4 yıl BirGün Gazetesi, 2 sene İstanbul Art News, 3 yıl Turkish Review' da yazılar yazdı. Şu anda Sinematopya, Life Art Sanat, Tiyatronline, Tiyatro Gazetesi'nde, Artful Living'de köşe yazarıdır. Ntv Radyo'da sanat eleştirileri konuşmaktadır. UK Leeds'te Psikoloji eğitimi aldı.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑