Çeviri Yapısalcı/Materyalist Filmin Teorisi ve Tanımı

Published on Mart 15th, 2018 | by Hasan Cem Çal

0

Yapısalcı/Materyalist Filmin Teorisi ve Tanımı

Share Button

1978 yılında Peter Gidal’ın derlediği Structural Film Anthology adlı kitabın Gidal tarafından yazılmış ”Theory and Definition of Structural/Materialist Film” adlı bölümünün giriş kısmının çevirisidir. Başlıktaki görsel, Paul Sharits’in 1968 yılında çektiği T,O,U,C,H,I,N,G adlı filmdendir.

Yapısalcı/Materyalist film illüzyon yaratmamak ister. Filmin yapım süreci, açımlanmaya çalışılan malzemelerle veya kendisinin açımlanma girişimiyle uğraşır. Ama bu ”uğraşma” hâliyle ”temsil etme” durumunu kastetmiyorum. Başka bir deyişle, bu tarz filmler çeşitli film yapım tarzlarını, prosedürlerini baz almaz; bu onları açık bir şekilde bir hikâyenin, bir aksiyonlar toplamının, vs.’nin olduğu filmlerle aynı kategoriye sokmakla sonuçlanırdı. Dokümantasyon, film mecrasının ta kendisinin açık, görünmez bir şekilde kullanımı, kayda alınan şey ”gerçek bir olay”, bir ”film prosedürü”, bir ”hikâye”, vs. olsa da tamamen benzerdir. Etkili bir materyalizmin ve materyalist işlevin baskın olduğu bir anlayışla tanımlanan bir avant-garde film, bir şeyi ne temsil eder, ne de belgeler. Film, belirli parçalar arasında; kameranın doğrultulduğu şey ve ”imajın” sunumu arasında ilişkiler üretir. Filmin diyalektiği; tam da bu gergin alanda, materyalist düzlemselliğin, greynin (grain), ışığın, hareketin ve sözde temsil edilen gerçekliğin arasında kurulur. Dolayısıyla, illüzyonu yok etmeye yönelik devamlı girişim bir gerekliliktir. Yapısalcı/Materyalist filmde, içerisi/film (dışarısı/çerçeve) ve film/izleyici cinsi malzeme ilişkileri, ve de filmin yapısının kurduğu ilişkiler, temsili baz alan her türlü içerik için aslidir. Yapılandırıcı veçheler, yapıyı çözmeye yönelik girişimler ve de bu yapıyı sezdirmek/doğrulamak, belirli bir andaki belirli bir imajın yapım-sürecini analiz etmek ve berraklaştırmak, Yapısalcı/Materyalist filmin kökündeki eğilimlerdir. Her filmin kendisine özgü yapısı bu noktayla ilişkili değildir; kişi; yapının, biçimin, anlatıya dayanan filmin içindeki ”hikâyenin” yerini alıp almadığına dikkat etmelidir. Eğer öyle olursa, kişi; aynı sistemin, geleneksel açıdan içerik olarak adlandırılan bir formalizmin dahilinde ancak bir hiyerarşiyi bir diğeriyle değiştirmiş olur. Bu, kesinlikle çok önemli bir noktadır.

Çeviri: Hasan Cem Çal

Tags: , ,


Yazar Hakkında

27 Haziran 1994’te, İstanbul’da doğdu. Liseyi 50. Yıl Tahran Anadolu Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Sinema ve Televizyon okumaktadır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑