Analiz

Published on Temmuz 20th, 2018 | by Ozan Kaan Üreten

0

Donnie Brasco (1997) – İçteki Mücadele

Share Button

Yönetmenliğini İngiliz Mike Newell’in yaptığı gerçek olaylara dayanan Donnie Brasco, türdeşlerinin odaklandığı suç ve polisiyeden ziyade, daha çok bireyin kimlik sorunu ve onun sosyal ilişkileriyle yakından alakalı bir film. Belki de diğer mafya/suç filmleri kadar popüler ol(a)mama sebeplerinden biri de budur. FBI koruması altında mafyanın içine, bilgi sızdırması ve yapıyı adalete teslim etmesi için konulan köstebek Joe Pistone (Johnny Depp), zaman geçtikçe arkadaşı Lefty Ruggiero’ya (Al Pacino) ve mafyatik işlere bağlanarak bir kimlik bunalımının içine girer. Bu pis işten sadece kendini değil, çaresiz ve bir nevi zavallı Lefty’yi de kurtarmak isteyen Donnie (Joe’nun köstebek olarak ismi), aile yaşamını da iyiden iyiye unutmaya ve kimliğini kaybetmeye; işine dönüşmeye başlar.

“Homo homini lupus- İnsan insanın kurdudur”

“Donnie” ismini alan Joe Pistone, mafyaya sızmaya çalışmaktadır ve mafya jargonunu çok iyi bilen ve kurallara sadık kalmaya çalışan zavallı Lefty (Al Pacino), onun için biçilmiş kaftandır. Lefty için de Donnie aynı şekilde bir şanstır çünkü kimse tarafından iplenmeyen, gözden düşen; ve hatta borçlarının faizini bile ödeyemeyen Lefty, eğer mafyaya kendi güvenilir “wiseguy” adamını tanıttığı takdirde tekrardan gözlerine girebileceğini düşünmektedir. Lefty’nin mentorluğu ve koruması altında Donnie kısa sürede kendisini New York mafyasının bazı “caporegime”lerine sevdirir ve onların güvenini kazanır. Her şey FBI’ın istediği gibi gidiyor gözükürken hiç beklenmeyen bir durum ortaya çıkar: FBI ajanı Donnie, Lefty’yi gerçekten önemsemeye başlar.

“İnsan, kendisini oluşturduğundan başka bir şey değildir” Jean-Paul Sartre

Kimi yerlerde, şartların çok zor olduğu, emir-komuta zincirinin katı bir şekilde uygulandığı bazı mesleklerde, bireylerde olması gereken ahlaki ve erdemli davranışları; daha doğrusu insanın iyi bir birey olması için gerekli olan yetilerin insanın doğasında olması gerektiği kabul gören bir gerçektir. İnsan doğasına en çok kafa yoran kişilerden Jean-Jacques Rousseau’ya göre en başta insan doğasının iki temel niteliği vardır. Bunlardan biri varoluşunu korumak, diğeri de başka biriyle duygusal ilişki kurmak, bir nevi ona acımaktır. En ilkel durumumuzdayken biz insanlar iyi ve diğer insanlarla eşitizdir lakin daha sonra şartlar değiştikçe bozulur, kötüleşmişiriz. Rousseau’ya göre varoluşumuza veya özgürlüğümüze gelen saldırılar sonucu bozulmamış olsak; yaratılışımız gereği iyi olmak zorundayız. Donnie’yi bu şekilde incelemeye kalktığımızda ise insan doğasının iki temel niteliğine zıt hareket edip farklı sonuçlar aldığını ve bu şekilde sağlıklı inceleyemediğimizi davranışlarından fark ederiz. Bu nedenle insanın doğasının tümüyle reddedildiği varoluşçu akımla Donnie’yi incelemek daha mantıklı olacaktır. Sartre’ın varoluşçuluğuna göre; basitçe, insan önce var olur ve var olduktan sonra insan, doğasını veya özünü kendi belirler. İnsanlar doğuştan iyi veya kötü değildir. Donnie zamanla mafyanın ona verdiği görevler ile devletin ona verdiği görevler arasında özgür hissettiği ama suç teşkil eden işlere yönelimini artırır. Belirli bir süre sonra, ona öğretilmiş olan iş ahlakını ve erdemlerini; yakın dostunu bataklığa götüren bir engel olarak görmeye başlar ve zihninden atmaya çalışır ve aksiyonlarını değiştirir. Bu noktada Donnie’nin oluşmaya başladığı şey ise, bir mafya adamından başkası değildir. Hareketleri iyiden iyiye değişen, eşiyle dahi haberleşmesi azalan ve ona kötü davranmaya başlayan Donnie için bu noktada herhangi bir kişilik değişmesinden de söz etmemiz mümkün değildir. Donnie’nin değişen kişiliği değil, kimliğidir. Topluma karşı tutunduğumuz ve gösterdiğimiz tavır olan kimliğimiz, normlara göre zaman zaman değişebilme gücüne sahiptir. Filmde, Joe Pistone’nin Donnie kimliğini aldıktan sonraki kimlik değişimi, aslında Joe’nun gerçekten içindeki sosyal kimlik değiştirmesi ironisinin somut halidir.

Filmde başrol Johnny Depp’in oyunculuğundan ziyade ayrı bir paragraf açmamız gereken kişi Al Pacino’dur. Çoğu zaman sonuç odaklı ve başarılı karakterlere bürünen Al Pacino’nun karakteri olan Lefty, mafya dünyasına yıllarını vermiş ve hak ettiğini düşündüğü ödüllerin artık ona gelmesini beklemekten öteye geçmiş derecede sabırsız, dışlanmış ve küçümsenen bir kişidir. Arkadaşı Donnie’ye kefil olan ve gerçekten onu seven fakat en kötüsü de başarısız ve işe yaramaz olduğunu asla kendine itiraf edemeyen Lefty’nin puslu ve hüzünlü gözleri, filmin atmosferini her zaman duygusal bir havada tutmayı başarıyor.

“Eğer Donnie ararsa ona de ki, biri için olacaksa
bunun onun için olduğuna sevindim de, tamam mı? ”


Yazar Hakkında

Bir hayalim var ve her yeni günde onu korumam gerek.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑