Eleştiri

Published on Ağustos 7th, 2018 | by Konuk Yazar

0

The Florida Project – Amerikan Rüyası Kimin Rüyası?

Share Button

The Florida Project filmine bakmadan önce, yönetmen Sean Baker’in iphone 5s ile çektiği bir önceki filmi Tangerine’e bakmak gerekebilir. İki tane seks işçisi trans kadının, birinin kendisini aldattığını iddia ettiği erkek arkadaşını bulmaya giriştikleri, tek günü anlatan, Los Angeles’in “görünmeyen” yüzünü, “normal mi ne korkunç bir kelime!*” repliğini bize hatırlatırcasına, iki trans kadın karakter ile turlamıştık.

2 sene sonra American Honey’den (ki belki de Monee, Star’ın çocukluğudur) aldığı gerçekçilik , “Amerikan rüyası”nı eleştiren yapısı, kusursuz bir yapıt ile karşılıyor bizleri Sean Baker.

Film, Disneyland’ın (Disneyworld) hemen arkasında bir motelde, 6 yaşındaki Monee, (Brooklyn Prince) ve arkadaşları yaz tatilinde ufak yaramazlıkları, Annesi Halley’in (Bria Vinaite) kızı Monee ile yaşamasını, belli bir konuya bağlı olmadan, “yaramaz” çocukların, gidemedikleri, kimbilir haberi olmadıkları Disneyworld’ün kıyısında yetişkinlerin Amerikasında, mizahla yoğrulmuş gündelik hayat ritüellerini, tıpkı Tangerine’ deki marjinalize karakterleri gibi arsızlıklarını izlemekteyiz.

Tabii bu motelin işletme müdürü, sert olmak zorunda olan/ olamayan William Dafoe’nin döktürdüğü Bobby’de bu yaz tatili seremonisine, “Mahmut Hoca” misali dahil oluyor. Bobby, havuzda güneşlenmeye izin vermeme ile Halley’in kirasını geciktirdiği motelden, atmak zorunda kalıp bir başka motele kalması için ücret ödeyen “make amerika great again” adamı biraz da. Parkların bile güvenli olamadığı bir yerde özgürlük ile disiplin arasındaki denge Bobby.

Halley, aslında “sorumsuz” anne gibi yansıtılsa da, sona doğru, aldığı karar ile, kızı için her şeyi yapabilecek birine dönüşmesi bizi “ahlaki” sorgulamamıza izin verdirmiyor Sean Baker.

Monee ve arkadaşları yaramazlıklarının sınırını aşıp, birinin “yaktıkları iyi olmuş, orada uyuşturucu bağımlıları, fahişeler vardı” dediği, -bu replik yaşanılası bir Amerika inşası istendiğini belli eden, – bir evin yanmasında parmakları olduğunda, ekipten bir çocuğun annesi (ki Halley’in öğle yemekleri aldığı, lokantada çalışan en yakın arkadaşı aynı zamanda) “sosyal hizmetler” alır diye, Monee diye takılmasını istemez. Çünkü “Make Amerika great again”de sosyal hizmetler, korkutucudur.

Parantez açarak sosyal hizmetin ne olduğuna kısaca değinelim: Şenocak’a göre** ,” toplumun kendi ellerinde olmayan nedenlerle yoksul ve muhtaç duruma düşen, bedenen ve ruhen bir eksikliğe uğrayan bireylerine, ülkenin genel şartları çerçevesinde insana yaraşır, çevreleri ile uyumlu bir hayat sürdürebilmeleri için maddi ve manevi, ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik, devlet ve gönüllü kuruluşlar tarafından sağlanan hizmetlerdir.”

The Florida Project’de yukarıdaki tanımın aksine sosyal hizmetler, kapitalizmi doyurur değildir. Yanıbaşındaki Disney oyuncaklarını, ailelerini görmezden gelerek “orada çok oyuncaklar var, kaldığın aile sana çok iyi davranacak,” gibi Amerikan rüyası yalanı atar sosyal hizmet görevlileri.  Helikopter sesleri daha güçlü çıkar, soğuk sosyal hizmet görevlilerinden. Helikopterin sesi bir de, parklarda, çocuklara şehvet ile bakılan bu filmde,   denize giremeyen annenin escort siteleri için bikini özçekimleri yapmasından, turistik gezi için gelinen Disneyland’in arka bahçesinde, “bir vakitlik” seksten, 15 yaşında “çocuk doğurup anaanneye bırakılmasından”, lokantada artık öğle yemeklerinden, aynı anda yenen dondurmadan, mizah ve dramanın iç içe geçmesinden daha çok çıkar.

The Florida Project, İtalyan yeni gerçekçilik filmleri, “Life is beatifull”, Oz büyücüsü,  400 Blows gibi filmlerin anlatısını miras alarak, kişisel listemin zirvesi 2016 başyapıtı American Honey’e göz kırparak, bizi Make America great again kampanyasının arka bahçesine davet ediyor. Finalinde Monee’nin elinden tutup, sosyal hizmetler ve Disneyland arasında seçim yapıp, Disneyland’e yol alıyoruz beraber. Çünkü Disneyworld bütün çocuklarındı.

Kaynaklar

* Ferzan Özpetek, Mine Vaganti, 2010

** Hasan Şenocak, Sosyal Güvenlik Sistemini Oluşturan Bileşenlerin Tarihi Süreç Işığında Değerlendirilmesi, s.443

 Tarık ŞİMŞEK

 


Yazar Hakkında

Sinematopya'da değerlendirmeleri yayınlanan konuk yazarların hesabıdır.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑