Sezen Sokakta (2019): Sokakta Hayat Var

Yönetmenliğini Bedran Güzel’in yaptığı, senaryosunu müzisyen Erkan Güleryüz’ün yazdığı Sezen Sokakta belgeseli Türkiye prömiyerini geçtiğimiz günlerde Malatya Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Mayart Prodüksiyon Eylül Gözde Toprak’ ın koordinatörlüğünde Türkiye’yi ve dünyanın çeşitli festivallerini gezen film, Sezen Aksu’nun şarkılarını seslendiren 8 grup ile 8 ayrı şehirde çekilmiş. Filmi Malatya Film Festivali sırasında izleme şansı yakaladım. Daha önce Antalya Film Festivali’nde lansmanı yapılan Sezen Sokakta başlı başına, kendi kulvarında mücadele eden farklı bir çalışma. Erkan Güleryüz’ ün arı gibi çalışan ruhu filmin oluşmasında çok büyük etken. Ayrıca film İngiltere The Lift Off Sessions Film Festivali’nde uluslararası ödülü de cebine koyarak Hollywood Film Festivali’nde yarışmaya hazırlanıyor.

Sezen Sokakta, Sezen Aksu şarkılarından seçilen şarkıların belli başlı müzisyenler tarafından sokakta söylenmesinden oluşuyor. Ateşband, Kuan, Alper Kargın Flamenko Dörtlüsü, Vapurdaki Kadın, Metrostring, Elenore Fourniau, Gencer Savaş Bandosu, Ayrık Otu, Demircan Demir ve Sercan Gider projede yer alan sanatçılar. Kimi zaman egzotik doğu mistisizmi eşliğinde, kimiz zaman da darbukanın tınılarında ortaya çıkan Sezen Aksu şarkıları, şimdiye dek duymadığınız ritimlerde beyazperdedeki yerini alıyor. Tüm bu müzisyenler ve şarkıcıların yanında duran Erkan Güleryüz aslında filmdeki ana toparlayıcı konumunda. Çoğu kez mikrofonu eline alan sanatçı, bir gün sokakta yürürken duyduğu Sezen Aksu şarkısından yola çıkarak böyle bir projeye girişmiş. Sanatçının inandığı bir yapım üzerine uğraşını zaten filmin tüm karelerinde hissediyoruz.

Filmin girişinde insan betimlemeleriyle başlayan ince bir felsefe mevcut. İnsan, epeyce geniş yelpazede söylenilen düşünce yoğunluğu karşısında bir an duraksıyor, ‘acaba filmle ilgili bağ nasıl kurulacak?’ sorusu akıllara geliyor. Erkan Güleryüz’ ün ince zekasıyla filmde duyduğumuz cümleler İstanbul sokaklarında gezerken birden Sezen Aksu şarkısının eşliğinde kendimizi Kadıköy rıhtımında buluyoruz. Karşımızda birbirinden muhteşem sesler var. Piyasa müzikleri yapan kişilerin saf dışı bırakıldığı filmde, Türkiye’de gerçek müzik yapan insanlar karşımıza geçiyor.

Popüler kültürün bilinçli biçimde filme dahil edilmemesi ortaya çıkan projenin kalitesini arttırmış. Sezen Aksu şarkılarından özellikle top dediklerimizin gidilen coğrafyaya özgü söylenmesi şarkılara ayrı bir anlam yüklemiş. Antalya, Mardin, İzmir, Ankara, İstanbul, Trabzon, Kapadokya ve Eskişehir şehirlerinde sanatçıların bulundukları şehrin dokusuna uygun seslendirdikleri şarkılar insanları başka rüzgarlara doğru götürüyor. Markalaşmış şarkıların o şehrin kültürel markası haline gelmesi ise Sezen Aksu’ nun büyüsünü farklı biçimlere sokuyor. Filme belgesel demek ne derece doğru, bilemedim? Aslında uzun metraj sinema filmi olarak çekilen yapımda, doğa görüntüleriyle muhteşem şekilde oluşturulan sinematografi var ki, insan beyazperdeye baktıkça bunu net olarak anlıyor. Filmin son sahnesinde Sezen Aksu’ nun çıkagelmesi, sokakta söylenilen şarkıya eşlik etmesi ise büyük sürpriz. Sezen Sokakta festivallerde eleştirmenlerden ve seyircilerden tam not alarak sinema yolculuğunu sürdürüyor. Kesinlikle bu çarpıcı projeyi izlemelisiniz!

yasam.kaya@gmail.com

Diğer yazıları Yaşam Kaya

The Circle (2017): Beynimize İşlenen Kanunsuzluk

Dave Eggers’ in 2013 yılında çıkardığı romanından James Ponsoldt tarafından aynı adla...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir