Ankara’da festival heyecanı Perşembe günü başlıyor!

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle ve Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 31. Ankara Uluslararası Film Festivali, 3-11 Eylül 2020 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek. 13 ülke ve 59 yönetmenden toplamda 56 filmin gösterileceği festivalin gösterimleri Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda yapılacak. 3 Eylül’de CER Modern’de düzenlenecek Açılış Töreni‘nde Şerif Sezer, Tamer Levent ve Başka Sinema’ya Onur Ödülleri verilirken, aynı gece Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışması’nın kazananı da açıklanacak. Detaylar filmfestankara.org.tr‘de, biletler biletinial.com’da!

Onur Ödülleri Şerif Sezer, Tamer Levent ve Başka Sinema'ya 31. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin Onur Ödülleri bu yıl, Aziz Nesin Emek Ödülü oyuncu Şerif Sezer’e, Sanat Çınarı Ödülü oyuncu, yönetmen ve yazar Tamer Levent’e ve Kitle İletişim Ödülü de bağımsız film dağıtım ağı Başka Sinema’ya verilecek. Onur Ödülleri 3 Eylül’de festivalin Açılış Töreni’nde sahiplerini bulacak.

Jüri başkanı Yeşim Ustaoğlu

Festivalin ulusal yarışmaları uzun, belgesel ve kısa film dalında gerçekleşecek ve yarışacak tüm filmler, Ankara’da ilk kez ve sinema salonlarında seyirciyle buluşacak. Ulusal Uzun Film Yarışması’nda bu yıl; Cihan Sağlam’ın “Uzun Zaman Önce”, Erkan Yazıcı’nın “Uzak Ülke”, Eylem Kaftan’ın “Kovan”, Faysal Soysal’ın “Ceviz Ağacı”, Leyla Yılmaz’ın “Bilmemek”, Maryna Er Gorbach ve Mehmet Bahadır Er’in “Omar ve Biz”, Mehmet Emin Yıldırım’ın “Şair”, Onur Ünlü’nün “Topal Şükran’ın Maceraları” ve Ümit Ünal’ın “Aşk, Büyü vs.” adlı filmleri yarışacak.

Başkanlığını yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun yapacağı ve kurgucu Aylin Zoi Tinel, oyuncu Berkay Ateş, oyuncu Tuğçe Altuğ ve sinema yazarı Uğur Vardan’dan oluşan Ulusal Uzun Film Yarışması Jürisi, 12 kategoride ödül dağıtacak. En İyi Film Ödülü’nü alan film 50 bin TL değerinde para ödülünün sahibi olurken, ilk filmlerin değerlendirildiği Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü’nü kazanan filme de 10 bin TL verilecek.

Festivalin belgeselleri

11 filmin yarışacağı Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda ise, Ali İhtiyar’ın “Sessizliğin Gözyaşları”, Ayşegül Selenga Taşkent’in “Ovacık”, Ayten Başer Yetimoğlu’nun “İçimdeki Küller”, Gökçin Dokumacı’nın “Kuyudaki Taş”, Hakan Aytekin’in “Enstantane”, Hasan Söylemez’in “Tenere”, Şirin Bahar Demirel’in “Kadınlar Ülkesi”, Onur Erkin’in “Ege'nin Son Baharı”, Turgay Kural’ın “Ada’m”, Yağmur Kartal’ın “Oyuncakçı Saklı Yadigarlar” ve Yasin Semiz’in “Asfaltın Altında Dereler Var!” adlı filmleri gösterilecek. Akademisyen Nihan Gider Işıkman, yönetmen, senarist ve yapımcı Rena Lusin Bitmez ile yönetmen ve belgesel yapımcısı Zeynep Gülru Keçeciler oluşan Ulusal Belgesel Film Yarışması Jürisi, bir filme 20 bin TL değerinde En İyi Belgesel Film Ödülü’nü verecek.

14 kısa film yarışıyor

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda bu yıl; Anıl Kaya ve Özgür Önurme’nin birlikte yönettiği “Akvaryum”, Ayçıl Yeltan’ın “Topanga”, Büşra Bülbül’ün “Çamaşırsuyu”, Erinç Durlanık’ın “Yasemin Adında Bir Salon Bitkisi”, Murat Emir Eren’in “Evde Yok”, Mustafa Gürbüz’ün “Meryem Ana”, Nursel Doğan’ın “Huşbe! (Sus!)”, Ragıp Türk’ün “Tor”, Ramazan Kılıç’ın “Servis”, Selman Deniz’in “Veger (Dönüş)”, Yasemin Demirci’nin “İklim Değişimi”, Yavuz Akyıldız’ın “Yağmur, Şnorkel ve Taze Fasulye”, Yeşim Tonbaz Güler’in “Münhasır” ve Yılmaz Özdil’in “Barê Giran (Ağır Yük)” adlı filmleri yarışacak. Akademisyen Andreas Treske, yapımcı Bulut Reyhanoğlu ve oyuncu Şenay Gürler’den oluşan Ulusal Kısa Film Yarışması Jürisi, bir filme 10 bin TL değerinde En İyi Kısa Film Ödülü’nü verecek.

Festivale yeni ödül Ankara Uluslararası Film Festivali’nin Ankara temalı kısa ve belgesel film üretimini teşvik etmek amacıyla verilecek VEKAM Özel Ödülü bu yıl ilk kez verilecek. Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) ile ortaklaşa düzenlenen ve yılın başında “Ankara Hikâyesini Bekliyor” çağrısıyla başlatılan yarışmanın sonucu 10 Eylül’de yapılacak Kapanış Töreni’nde belli olacak. Akademisyen İpek A. Çelik Rappas, belgesel yönetmeni Kerime Senyücel ile akademisyen Seçil Büker’in jüriliğinde yapılan değerlendirme sonucunda bir filme 10 bin TL değerinde VEKAM Özel Ödülü verilecek. Kazanan film ayrıca, VEKAM Kütüphanesi ve Arşivi’ne girecek ve akademik araştırmalara açılacak.

Yerli ve genç sinemaya destek Ankara Uluslararası Film Festivali’nin Türkiye sinemasının yeni yaratıcılarına ve yenilikçi projelerine destek olmak amacıyla 3 yıl önce başlattığı Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışması’nda 10 proje yarışacak. İlk ya da ikinci filmini çekecek sinemacılara maddi destek sağlayan ve AB Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle yapılacak yarışmada bu yıl; Abdullah Harun İlhan’ın “Seni Ben Unutmak İstemedim ki”, Burçak Açık’ın “Hava'nın Tohumu”, Duygu Karanlık Ebeoğlu’nun “Kafes”, Merve Kuş Mataracı’nın “KİM-LİK”, Murat Uğurlu’nun “Hak Edilmiş Bir Öpücük”, Nuri Cihan Özdoğan’ın “Maskeler”, Umut Evirgen’in “Annesinin Kuzusu”, Ümran Safter’in “Son Celse”, Vuslat Saraçoğlu’nun “Bildiğin Gibi Değil” ve Zeynep Köprülü’nün “Denizde” adlı projeleri, yönetmen Ceylan Özgün Özçelik, yapımcı Suzan Güverte ile senarist ve sinema yazarı Uygar Şirin’den oluşan jüri tarafından değerlendirilecek ve 1 filme 30 bin TL tutarında para desteği sağlanacak.

Ödüllü filmler Türkiye’de ilk kez festivalde

Festivalin dünyadan yeni ve klasik filmleri buluşturan Dünya Sineması’nın seçkileri de heyecan uyandırıyor. Berlin, San Sebastián, Stockholm gibi dünya festivallerinden ödüllerle dönmüş filmleri buluşturan “Festivallerden” seçkisinde, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan toplam 6 film, Türkiye’de ilk kez Ankara’da seyirciyle buluşacak. “Madame X: An Absolute Ruler” (1978), Ticket of No Return” (1979), “Exil Shanghai” (1997) gibi sıradışı filmleriyle tanıdığımız Ulrike Ottinger’in dünya prömiyerini bu yıl Berlin Film Festivali’nde yapan otobiyografik belgeseli “Paris Calligrammes”; Christian Petzold’un romantik bir hayalet hikâyesi anlatan ve Berlin Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü ile En İyi Kadın Oyuncu dalında Gümüş Ayı Ödülü’nü kazanan son filmi “Undine”; Almanyalı aktris Ina Weisse’nin yönettiği ve başrolündeki usta oyuncu Nina Hoss’a San Sebastián ve Stockholm film festivallerinden ödüller getiren gerilim dozu yüksek dram “The Audition / Seçmeler”; bağımsız İtalyan sinemacı Danilo Caputo’nun dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde yapan ve etkileyici bir yeniden doğuş hikâyesini işleyen son filmi “Sow the Wind / Rüzgârı Eken”; Almanyalı yönetmen Arne Körner’in temposu yüksek komedisi “Gasmann” ve efsanevi İspanyol yönetmen Luis Buñuel’in kariyerindeki unutulmaz anlardan birini hayal gücüyle yeniden inşa eden Salvador Simo animasyonu “Buñuel in the Labyrinth of the Turtles / Buñuel Kaplumbağaların Labirentinde”, Türkiye’deki ilk gösterimlerini festivalde yapacak.

Fellini’nin ve Rohmer’in anısına

Dünya Sineması bölümünün “Anısına” seçkisi, doğumunun 100. yılında İtalyan yönetmen Federico Fellini ve Fransız yönetmen Éric Rohmer’i filmleriyle anıyor. Federico Fellini’nin senaryosunu Ennio Flaiano ve Tullio Pinelli ile birlikte yazdığı 1953 yapımı komedisi “I Vitelloni / Aylaklar”, En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar’a aday olmuş, Venedik Film Festivali’nde de Gümüş Aslan Ödülü’nü kazanmıştı. 50’li yılların İtalyasındaki kasvetli sahil kasabalarında yazın gelişini bekleyen ve çalışmayı adeta tabu sayarak günlerini aylaklık ederek geçiren Fausto, Leopoldo, Alberto, Riccardo ve Moraldo adlı beş gencin öyküsünü anlatan film, hikâye anlatıcılığı konusunda Fellini'nin erken dönem dehasının kanıtı sayılıyor.

Éric Rohmer’in ahlâk hikayeleri serisinin beşinci filmi olan “Claire's Knee / Claire’in Dizi” ise, 30’larındaki Jerome’un evlilik hazırlıkları öncesi bir göl kenarında geçirdiği tatili sırasında tanıştığı Claire adlı genç kadına duyduğu tutkudan yola çıkıyor. Rohmer sinemasından aşina olduğumuz basit olay kurgusuyla ilerleyen ve Jerome’un bastırılmış arzusunu felsefi alt metinlerle yoruma açan film, gösterime girdiği 1970 yılında “Jane Austen’ın sinemadaki karşılığı” sözleriyle karşılanmıştı. Yabancı Dilde En İyi Film dalında Altın Küre’ye aday olan, San Sebastian Film Festivali’nde de Altın İstiridye Ödülü’nü kazanan “Claire’in Dizi”, efsanevi sinema yazarının söylediği gibi; “Hâlâ iyi romanlar okuyan, iyi filmlere önem veren ve bazen de, düşünen insanlar için bir film”. Vişegrad Dörtlüsü Ankara’da gülümseyecek Dünya Sineması bölümünün bir diğer seçkisi ise, Vişegrad Dörtlüsü (V4) ülkeleri Çekya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’dan komedi klasiklerini bir araya getiren “Vişegrad Gülümsüyor” olacak. Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Macaristan Büyükelçiliği, Polonya Büyükelçiliği ve Slovakya Büyükelçiliği’nin destekleriyle gerçekleşecek bu bölümde, usta Çekyalı yönetmen Jirí Menzel’in Bohumil Hrabal’ın hikâyesinden uyarladığı “The Snowdrop Festival / Kardelen Festivali”; Slovak yönetmen Frigyes Ban ve Çekyalı yönetmen Vladislav Pavlovic’in birlikte yönettiği 1958 yapımı “St Peter's Umbrella / Aziz Peter’in Şemsiyesi”; Polonyalı yönetmen Andrzej Munk’un ikinci filmi de olan ve adını Beethoven’ın 3. senfonisinden alan “Eroica” ve Macar sinemacı Zoltán Fábri’nin en meşhur filmlerinden “Profesör Hannibal” adlı filmleri sinema perdesinde seyirciyle buluşacak.

Festivalde kısaca insan hakları Festivalin bu yılki yeni seçkilerinden biri de, Avrupa Birliği 9. İnsan Hakları Kısa Film Yarışması’nın finalist filmleri olacak. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun “Kameralar insan hakları için çalışsın” çağrısıyla düzenlediği Avrupa Birliği 9. İnsan Hakları Kısa Film Yarışması’nın finaline kalan 10 film, Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında sinemaseverlerle buluşuyor. Seçkide, Mustafa Koç’un yarışmanın birincisi seçilen ve doğuştan kolları olmadan dünyaya gelmiş milli yüzücü Sümeyye Boyacı’nın 2018 Paralimpik Avrupa Şampiyonası’na uzanan ilhâm verici hikâyesini anlatan “Yes I Can” adlı filmin yanı sıra; Ozan Takış’ın yarışmada ikincilik ödülü alan “Fotoğraf”, Özkan Bal’ın yarışmanın üçüncüsü seçilen “Kıyı”, Abdullah Şahin’in “Artı Bir”, Kurtuluş Özgen’in “Göçün 8 Şiiri”, Fırat Erez’in “Hasankeyf’e Ağıt”, Ozan Sihay ve Tufan Şimşekcan’ın “Leke”, Rüzgar Asya Hızarcı’nın “Mavi”, Kader Eman’ın “Navber”, Mehmet İsmail Çeçen ve Ramazan Akkuş’un “Terazi” adlı filmleri de gösterilecek.

Belgesel sinemada insan hakları konuşulacak

7 Eylül Pazartesi günü Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek gösterimin ardından ayrıca, “İnsan Hakları ve Belgesel Sinema” adlı bir panel de düzenlenecek. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcisi ile filmlerin yönetmenlerinin katılacağı panelde, 90’ların başında başlayan belgesel sinema kariyerinde aralarında “Kurşun Kalem”, “Bölge”, Ankara’da da En İyi Belgesel seçilen “Ah” ve “Karabiga, Son Kıyı”nın da olduğu bir çok film yönetmiş Mustafa Ünlü, belgesel sinemacı ve Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nihan Gider Işıkman ve geçen yılın En İyi Belgesel Film Ödülü’nün sahibi “Tanrı Göçmen Çocukları Sever mi Anne?”nin yönetmeni, senarist, yapımcı ve fotoğrafçı Rena Lusin Bitmez de konuşmacı olacak. Panel, insan hakları temelli belgesel film çekme pratiklerini ve hikâye anlatma yöntemlerini tartışmaya açacak.

%50 kapasite gözetilecek

Haziran ayında düzenlenmesi planlanan ve küresel salgın nedeniyle ertelenen 31. Ankara Uluslararası Film Festivali, izleyicilerin kendilerini güvende hissedecekleri koşullarda ve Covid-19 tedbirlerinin alınacağı salonlarda yapılacak. Festival, seyircisine güvenli izleme alanları ve deneyimi yaratabilmek için uzmanlar eşliğinde çalışıyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esin Şenol’un bilimsel danışmanlığında ve vakıf yönetim kurulu üyesi psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar’ın eşliğinde T.C. Sağlık Bakanlığı'nın önlemlerini gözeten bir düzenleme hazırlayan festival, fiziksel mesafenin korunabildiği, güvenli ve etkili hijyen ve dezenfekte işlemlerinin sağlandığı bir ortam için gerekli düzenlemeleri belirlediler. Festival yönetimi yaptığı açıklamada “Kendimizi ve başkalarını gözeterek hayatı sürdürmenin yollarını bulmak zorunda olduğumuza inanıyoruz. 31. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında gerekli önlemler alınarak, COVID-19 pandemisinin engel olduğu bir aradalığın, kültürel paylaşımın ve hayatın sürmesinin mümkün olduğuna inanıyoruz. Sinema filmi sinemada seyredilir ve sinemada güvenli olarak film seyretmek mümkündür ilkesiyle hareket ediyoruz” dedi. Festivalin pandemi önlemleri sonucu belirlediği gösterim koşulları ise şöyle olacak:

Filmlerin gösterileceği Kızılay Büyülü Fener Sineması, müstakil bir bina ve havalandırma sistemi, dışardan temiz hava dolaşımı sağlıyor. Binanın giriş ve çıkış için ayrı kapıları var. Temassız ateş ölçer ile ateşleri ölçülerek binaya alınacak seyirciler için girişte temassız el hijyeni ve maske sağlanacak. Filmlerin gösterileceği üç salon, doğrudan dışarıya açılan kapılarıyla temiz hava dolaşımına sahip. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği %60 kapasite festivalde %50’ye indirildi. Seyircilerin oturacağı koltuklarda tek kullanımlık bariyer örtüler kullanılacak. Filmlerde ara verilmeyecek ve seans aralarında salonlar 1 saat ek havalandırma ve dezenfeksiyona tâbi tutulacak.

Diğer yazıları Editör

30 yıl Sonra Yine Walley World’de: Vacation

Her yaz olduğu gibi bu sene de sinemalar aksiyon ve komedi türü...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir