Connect with us

34. İFF Günlükleri #3: P’tit Quinquin, The Goob & Hippocrate

Yayın tarihi:

-

Hippocrate (Hipokrat)

Diplomasını almaya yalnızca birkaç hafta kalmış bir hekim (adayı) olarak Hippocrate’i oldukça merak ediyordum açıkçası. Belki bizimki gibi çoğu yönüyle korkutucu bir sağlık sistemine sahip olmayan Fransa’da geçiyor fakat bizden bir şeyler olacağını adım gibi biliyordum. Tahminlerimde yanılmadım gerçi; Thomas Lilti’nin ikinci uzun metrajında yeni yetme bir asistanın yeni görev yerinde yaşadıklarına şahitlik ediyoruz lakin sağlık personelinin dertleri her yerde aynı (hasta ve hasta yakınlarının barbarlıkları hariç).

hippocrate sinematopya

Benjamin’in çalışmaya başladığı hastanede kendisi için faydalı gibi gözüken bir durum olduğunu fark ederek başlıyoruz Hippocrate’e: Genç doktorun babası da aynı hastanede kıdemli bir hekim. Filmin başlarında bu durumun, Benjamin’in başına gelebilecek her türlü olayda etkili olup olmayacağı konusunda tahminler yürütmeye başlıyoruz ve çok geçmeden ilk kriz de patlak veriyor. Benjamin’in nöbetinde bir hasta hayatını kaybediyor lakin sağlık personeli bir şeyleri atlamış durumda. Bu olayın üstünün örtülüp örtülmeyeceğini filmi seyredenlerin heyecanını kaçırmamak için bırakalım. Bir yandan mülteci diyebileceğimiz Dr. Abdel’in problemleri üzerine yoğunlaşıyoruz. Filmin bütününü düşündüğümüzde, Hippocrate’in herhangi bir sağlık personeli üzerine değil de, sağlık sistemini eleştirmek üzerine kurgulanmış bir belgesel olduğunu fark ediyoruz.

Pek çok açıdan baktığımızda, bu sektörde yer almayan seyirci için Lilti’nin filmi ülkemizde yayın hayatını bir türlü sona erdiremeyen Doktorlar dizisinin daha az romantik ve sansasyonel hali. Dürüst olmak gerekirse Hippocrate de fazlasıyla sansasyonel fakat çok daha farklı bir açıdan. Bu topraklarda sadece hekim platformlarında dillendirilebilen, bugüne kadar ne bir televizyon programında, ne bir dizide, ne bir sinema filminde, ne de haber bültenlerinde sözü edilmiş sıkıntıları (bizim için) en hafif halleriyle bahis konusu yapıyor. Gün be gün artan sıkıntılar, bürokratik engeller, yöneticilerin sağlığı adeta parmaklarında oynatışı, hastane yönetimlerinin hobi olarak bir şeyleri yalaması ve daha pek çok sorun; bir Avrupa ülkesinde ne kadar basit olabilirse o denli basitlikte ele alınıyor. Sağlık sektörü için her gün yaşadıklarının perdeye yansımış haliyken, sektör dışındakilere (en azından bizim ülkemizdekilere) “bilmiyorsan ve öğrenmemek konusunda ısrarcıysan, kendini geri çek” mesajı veriyor. Sinematografik açıdan öyle çok da özellikli bir film olduğunu söylemek ise hayli iddialı olur.

Sayfalar: 1 2 3

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüya gibi filmler Kundura Sinema’da!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama‘nın yeni seçkisi “Rüyanın Öte Yakası” yayında! 

New York merkezli bağımsız ve deneysel film platformu Kinescope’un kurucusu ve sinema yazarı Pawel Wieszczecinski’nin küratörlüğünde hazırlanan seçkide, izleyicinin hafızasını, zihnini ve duygularını harekete geçirmeye hazır ikisi kısa 3 film gösterilecek.

İngiliz sanatçı ve yönetmen ikili Daniel & Clara’nın 2019 yapımı belgeselleri “Notes From A Journey / Bir Yolculuktan Notlar” yalnızca görsel değil işitsel olarak da duyularımızı açmaya davet ederken; Berlin ve Cannes festivallerinin geleceğin yönetmenleri arasında gösterip desteklediği Hindistanlı genç yönetmen Payal Kapadia’nın rüyalardan ve efsanelerden beslenen ödüllü kısa filmleri de izleyiciyi geçmiş zaman masallarını andıran ruhani bir dünyanın içine çekecek.

“Rüyanın Öte Yakası” seçkisi 19 Temmuz’a dek Kundurama‘da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izlenebilecek.

 

Okumaya Devam Edin

“Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” Desteğinizi Bekliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Prodüksiyonunu Kinema Film’in, senaristliğini ve yönetmenliğini Nihan Belgin’in üstlendiği “Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” adlı dokü-dramanın önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanması planlanıyor. Ön hazırlık çalışmaları yaklaşık 2 yıldır devam eden proje, Dünya’da çekilen ilk fotoğrafın izini sürerek fotoğrafın icadı ve günümüzdeki fotoğraf çılgınlığını farklı perspektiflerden anlatacak sinematografik bir anlatı olacak. Tarihteki ilk fotoğrafın çekilme anı gibi sahnelerle tarihi atmosferi yeniden canlandıracak belgesel filmde ayrıca İstanbul ve Doğu’ya dair onlarca arşiv fotoğrafı yer alacak. Filmin dış ses anlatımı ise Türkiye’nin en özel seslerinden aktör Metin Belgin yapacak.

Proje ekibi, Fongogo’da oluşturduğu kampanya sayfasıyla da izleyicilerini projenin bir parçası olmaya davet ediyor. Bütçesinin bir kısmını kitlesel fonlama yöntemiyle elde etmeyi planlayan proje, verilen destekler karşılığında destekçilerine çeşitli ödüller de sunuyor. Bağımsız sinemanın yanında olan sanatseverlerin desteğiyle hayat bulacak projenin kampanya sayfası 60 gün boyunca desteklere açık olacak.

Projeyle ilgili tüm detayların yer aldığı Fongogo kampanya sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://fongogo.com/Project/karanlik-kutunun-dogu-seruveni

KÜNYE
Senarist-Yönetmen: Nihan Belgin
Yapımcı: Umut Beşkırma
Görüntü Yönetmeni: Hakan Körezli
Dış Ses: Metin Belgin

www.kinemafilm.com.tr

Okumaya Devam Edin

53. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2020 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, salgın koşullarında çevrimiçi yapılan ve oyuncu Tuğrul Tülek’in sunuculuğunda gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız, En İyi Film Ödülü dahil toplam beş ödül kazandı. Nasipse Adayız’ı dört ödülle Nuh Tepesi, üç ödülle Bina ve bir ödülle Kronoloji izlediler.

Bu yılki SİYAD Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncu Nur Sürer ve belgesel sinemacı Can Candan, Emek Ödülü’nün sahibi ise emektar sinema makinisti Ali Koçoğlu oldu.

 

53. SİYAD Ödülleri’nin sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Nasipse Adayız

En İyi İlk Film: Nuh Tepesi

En İyi Yönetim: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Senaryo: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Cemre Ebüzziya / Kronoloji

En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Ali Atay / Nuh Tepesi

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Selin Yeninci / Nasipse Adayız

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: İnanç Konukçu / Nasipse Adayız 

En İyi Görüntü Yönetimi: Federico Cesca / Nuh Tepesi

En İyi Müzik: Can Demirci / Bina

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis / Nuh Tepesi

En İyi Sanat Yönetimi: Ufuk Bildibay / Bina

En İyi Fantastik Film: Bina

En İyi Orta-Uzun Metraj Belgesel: Mimaroğlu

En İyi Kısa Metraj Belgesel: Silivri’den Mektuplar (Letters from Silivri)

En İyi Kısa Film: Büyük İstanbul Depresyonu

Onur Ödülleri: Nur Sürer, Can Candan

Emek Ödülü: Ali Koçoğlu

En İyi Yabancı Film: Boyalı Kuş-The Painted Bird / Bir Film (ithalatçı)

Çevrimiçi En İyi Film: Mank / Netflix (çevrimiçi platform)

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending