Connect with us

Oscar 2010

Bu Sonuçlara Hazır Olun! – Bölüm 1

Yayın tarihi:

-

Oscar Ödülleri, her yıl en az bir iki kategoride beklenmeyen adaya oy vermesiyle ünlüdür. Teknik ve sanatsal kategoriler söz konusu olduğunda bu durum pek dikkat çekmez ve insanları şaşırtmazken ana kategorilerde beklenmeyene/hak etmeyene Oscar verilmesi, Akademi’ye olan saygının azalmasına yol açıyor. Altın Küre Ödülleri’nin “Oscar habercisi olması” sıfatından hoşnut olmayan Akademi, son yıllarda Hollywood yabancı basınından farklı karar vermek uğruna favoriler yerine diğer adayları ödüllendirmeye kadar gitti. Kısacası bazı zamanlar tek amacın “Biz farklıyız.” imajı vermek olduğu bir ödül töreninden bahsediyoruz “Oscar” derken. Ödül verilenler bir yana, aday gösterme konusundaki “farklılıkları”, Akademi’nin bu sene biraz abarttığı bir özelliği olarak göze çarpıyor: Christopher Nolan‘ın yönetmen, Andrew Garfield‘ın yardımcı erkek oyuncu, Waiting For the Superman‘in belgesel, Alice in Wonderland‘in makyaj, Inception‘ın kurgu, Black Swan‘ın senaryo kategorilerinde aday olamaması herkes için bir şaşkınlık sebebiydi.
Her sene olduğu gibi bu sene de eleştirmenlerden, birliklerden, Altın Küre ve BAFTA’lardan farklı karar verebilir 6000’den fazla Akademi üyesi. Şimdi Oscar gecesi yaşayabileceğimiz “şoklara” doğru  küçük bir gezintiye çıkalım:
1. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu 
Sezon başından beri favori gösterilen Christian Bale‘in aldığı ödüller sonrasında The Fighter’da canlandırdığı karakter ağzıyla ödül konuşması yapması Akademi üyelerinin gözüne batan ilk eksi puan olacaktır. Rush’ın önceden aldığı Oscar, kendisine bir eksi puan getirmeyecek halbuki. Başta Akademi olmak üzere herkes Geoffrey Rush‘ı seviyor ama Christian Bale için aynı sözü söylemek mümkün değil. 
Geoffrey Rush, The King’s Speech’te başrolü oynayan Colin Firth kadar göz önünde; öyle ki filmi izleyen herkes kendisinin başrolü paylaştığını düşünmekte. Christian Bale ise uyuşturucu bağımlısı, aileden kopuk, ukala; kısaca sevilmeyen bir karakteri canlandırıyor. En iyi film Oscarı’nın The King’s Speech’e gidebilme ihtimalinin The Fighter’dan çok daha yüksek olmasını da hesaba katarsak Geoffrey Rush’ın Oscar’ı ödül canavarı Christian Bale’in elinden alması pek de “anormal” kaçmayacak.
2. En İyi Kadın Oyuncu
Sene başından beri birkaç ödül dışında aday olduğu tüm kategorilerde onurlandırılan kara kuğumuz Natalie Portman‘ın Oscar zaferi o kadar da kesin değil. Black Swan setinde tanıştığı koreograf ile nişanlanması, bir de üstüne hamile kalması birkaç ay önce Oscar gündemine bomba gibi düşmüştü. Akademi’nin böyle olayları sevmediğini, tarih kanıtlar nitelikte. 
Öte yanda Oscar’a daha önce 3 kez aday olmuş ama kazanamamış Annette Bening de yarışta bulunmakta. Akademi üyeleri arasında pek çok arkadaşı bulunan ve topluluk tarafından oldukça sevilen Bening’in artık zamanı geldiğini düşünen kişi sayısı az değil. Oscar adayları için düzenlenen öğle yemeği sırasında en çok ilgi ve alkışı alan Bening, bir yandan da oldukça başarılı bir Oscar kampanyası sürdürmekte. 
Portman’ın Oscar kampanyasının vasat bulunduğunu da ekleyerek eğer 27 Şubat gecesi “And the Oscar goes to… Annette Bening” şeklinde bir cümle duyarsanız hiç şaşırmayın; hatta üzülmeyin diyorum.
3. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
En son SAG dahil bu sene onlarca komite tarafından ödüllendirilen Melissa Leo‘nun yüzü son günlerde pek gülmüyor. Sebebiyse ödülü rol arkadaşı Amy Adams ve True Grit’teki inanılmaz performansı ile Hailee Steinfeld’e kaptırma korkusu. 
Yürüttüğü kötü Oscar kampanyası yerden yere vurulan Melissa Leo, BAFTA ödüllerine aday bile olamamıştı. İlk defa 2 sene önce Oscar’a aday gösterilen Leo’nun artık yaşını başını da alması sebebiyle Oscar’ı kucaklayacağını düşünenler oldukça fazla. Ama kesin gözüyle bakan yok. Neden mi?
Sadece 14 yaşında olduğu halde herkesin ağzını bir karış açıkta bırakan olağanüstü performansı ile Hailee Steinfeld gibi bir rakibi var Leo’nun. Filmdeki “tek” kadın oyuncu olması ve filmin odak noktasında olup hikayenin ilerlemesinin sebebi olan Steinfeld’in neden yardımcı rol kategorisinde değerlendirildiğini önceden açıklamıştım. 
Steinfeld’in başrolde olduğunu düşünenlerin varlığına bir de Akademi’nin genç oyuncu aşkı eklenince gecenin galibinin kim olacağını tahmin etmek aslında pek zor değil. Leo’nun rol arkadaşı Adams’ın da  kazanma ihtimalinin zamanla arttığını göz önünde bulundurursak, Steinfeld’in Oscar’ı kucaklamasını garip karşılamamak en doğru olacaktır.
Sırada: Bu Sonuçlara Hazır Olun! – Bölüm 2 (En İyi Animasyon, En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Kostüm Tasarımı)
Okumaya Devam Edin

Oscar 2010

Oscar 2011 ve Twitter

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Oscar ödülleri sırasında pek çok insan bir yandan töreni izlerken diğer yandan internette, olanları tartışıyordu ve yorumlarını dile getiriyorlardı. 
Aşağıdaki iki görsel, Oscar töreni sırasında atılan tweet’lere dair istatistikler içermekte. Buna göre tören boyunca en çok tweet’in atıldığı an Oprah Winfrey’nin en iyi belgesel ödülünü sunduğu an, ikinci ise Melissa Leo’nun en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü kucakladığı an:

Diğer görselde ise tören boyunca Twitter’da bahsedilen ünlülere dair: En çok bahsedilen ünlü hem sunucu hem aday olan James Franco olurken, Franco’nun peşinden Natalie Portman geliyor.

Son görselimizde ise Oscar kazanan isimlerin yaptıkları konuşma sürelerine bakıyoruz. En uzun iki konuşmayı Colin Firth ve Melissa Leo yaparken bazı kazananlara konuşma sürelerinde getirilen kısıtlamalar da gözden kaçmıyor: 

Okumaya Devam Edin

Oscar 2010

83. Oscar Ödülleri İstatistikleri

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Oscar ödülleri dağıtılalı 1 hafta kadar oldu ama hala tören ve kazananlar hakkındaki muhabbetler bitmedi. Kim neyi hak etti, kim ne kazandı vb. bunlar bir kenarda dursun, şimdi 83. Akademi Ödülleri’nde göze çarpan 10 ilgi çekici (ve gereksiz) istatistiğe bakalım:
1. The King’s Speech, 1975 yılından beri teknik kategorilerde tek bir ödül dahi almadan en iyi film Oscarını kazanan 11. film oldu. Diğer 10 film ise One Flew Over the Cuckoo’s Nest, Annie Hall, Kramer vs. Kramer, Ordinary People, Terms of Endearment, Rain Man, The Silence of the Lambs, A Beautiful Mind, Million Dollar Baby ve No Country for Old Men.
2. True Grit, 10 dalda Oscar adayı olup hiçbirini kazanamayan filmler kervanına katıldı. Kervandaki diğer filmler ise 11 adaylıkla The Turning Point ve The Color Purple ile Martin Scorsese’nin 10 Oscar adayı filmi Gangs of New York. Ayrıca son iki yılda 10 en iyi film ödülü aday filmlerden dördü törenden hiçbir ödül alamadan geri döndü.

3. Inception, 33 yıldır dağıtılan en iyi görsel efekt, en iyi ses kurgusu ve en iyi ses miksajı ödüllerini kazanan 8. film oldu. Diğer filmler ise Raiders of the Lost Ark, E.T., Terminator 2, Jurassic Park, Titanic, The Matrix ve Peter Jackson’ın filmi King Kong.
4. Christian Bale ilk adaylığında Oscar kazandı. Colin Firth, Natalie Portman ve Melissa Leo ise ikinci adaylıklarında zafere ulaştı. Bu sene aday olan diğer iki önemli isim Amy Adams 3. adaylığında da sıfır çekerken Annette Bening 4. adaylığında da eve eli boş döndü. Dördüncü kez Oscar’a aday olan müzisyen Alexandre Desplat yine ödülü kazanamazken sinematograf Roger Deakins 9 kez Oscar adayı olup hiçbirini kazanamayarak yaşayan “en çok ve en az” onurlandırılan görüntü yönetmeni ünvanını aldı.
5. Oscar tarihinde 8. kez yardımcı oyuncu kategorilerindeki ödüller aynı filmden oyunculara gitti. Diğer filmler ise: A Streetcar Named Desire, From Here to Eternity, Sayonara, West Side Story, The Last Picture Show, Julia, Hannah & Her Sisters.
6. 1967 yılından beri iki ayrı kategori şeklinde verilen kostüm tasarımı ve sanat yönetimi ödülleri, 44 yılda 24 kez aynı filme gitti. Her iki ödülü de kazanan en son film 2005 yapımı Memoirs of a Geisha idi. Alice in Wonderland ile 3. kez Oscar kazanan Colleen Atwood‘un çalıştığı üç film de hem kostüm tasarımı hem de sanat yönetimi ödüllerini kazandı: Alice in Wonderland, Memoirs of a Geisha, Chicago.
7. 7 Oscar ödüllü Rick Baker, ilk Oscar zaferinin ardından 30. yılında The Wolfman ile en iyi makyaj ödülünü kazandı. Baker, ilk Oscar’ını ise An American Werewolf in London filmi ile almıştı.
8. The Social Network, en iyi kurgu ve en iyi senaryo ödüllerini alıp en iyi film ödülünü almayan 4. film olarak tarihe geçti. Diğer filmler A Place in the Sun, Witness ve Traffic idi.
9. Melissa Leo, aynı filmden aday olan başka bir oyuncuya karşı Oscar kazanan 16. isim oldu. En son Catherine Zeta-Jones’un Queen Latifah’yı alt ettiği yarış 2002 yılında yaşanmıştı.
10. 3 saat 15 dakika ile 83. Akademi Ödülleri, 1986 yılından beri en kısa süren 2. tören oldu. Tören, 2005 yılındaki Oscar ödüllerinden sadece 1 dakika daha uzun sürdü.
Okumaya Devam Edin

Oscar 2010

Oscar’ın Ardından: Kırmızı Halı ve Tören

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Ödül töreninden 2,5 saat önce başlayan ve bazı ünlülerin cidden 2,5 saat boyunca milim milim yürüdüğü kırmızı halı töreni bu sene ödül töreni gibi biraz soluk geçti. Aday olmayan Hollywood ünlülerinin bu halıdan neden geçirilmediğini hala anlayamamış olsam da orada bir Angelina Jolie, bir Jennifer Lopez, bir Meryl Streep, bir Brad Pitt eksikliği vardı. Aslında bu dört ismin kırmızı halıda olması pek çok adayı gölgede bırakacağından böyle bir seçim yapılıyor olabilir misal ama şu da bir gerçek ki kırmızı halının görkemli olmasının sebeplerinden biri bu yıldızların oraya ayak basmasıdır.
Annette Bening
Herkesin aksine Nicole Kidman’ın kıyafet seçimini ben oldukça beğendim. Modadan anlamayan biri olarak bunu düşünmem olağan karşılanabilir belki. Halının diğer ilgimi çeken isimleri Hailee Steinfeld, Jennifer Lawrence, Melissa Leo (yine pek çok kişi beğenmedi kendisini), Natalie Portman ve Cate Blanchett oldu. Annette Bening’in yaşına uygun, Oscarı kucaklamaya gelmişçesine giydiği kıyafeti göz kamaştırsa da Portman’ın kıyafetinin gölgesinde kaldığı aşikar idi.
Erkekler konusunda pek yorum yapmaya gerek yok sanırım zira kırmızı halıda gördüğüm en farklı erkek 2 sene önce Mickey Rourke idi. Haklılar tabii, giyecek pek fazla seçenekleri yok. Rengi de değiştiremiyorlar çünkü en resmi ve şık renk siyah. Bunlara rağmen kırmızı halıda görünce dikkatimi çeken isimler olmadı değil: Zachary Levi (saçları çok iyi olmuş böyle, uzatmasın), Colin Firth ve Gareth Unwin (soyadına rağmen ödülü kucakladı, eheh).
Yukarıda da belirttiğim gibi törenin kendisi de kırmızı halı kadar sıkıcıydı lakin bu yine de en çok güldüğüm Oscar törenlerinden biri olmadığı anlamına gelmiyordu. Aday filmlere göz kırpan muhteşem bir parodi ile açılan şov, Anne Hathaway ve James Franco’nun hafif komik şovuyla devam etti: Büyükanneler, akrabalar, çoluk çocuk… En çok The King’s Speech’e yapılan göndermeye bayıldığım parodiye tekrar göz atıp gülmek isteyenler için:
Franco ve Hathaway tören sırasında pek gözükmese de Franco’nun “bitse de gitsek” modundan bir türlü çıkamayışı, Hathaway fazla sevimli konuşmaları ve seyirciyi eğlendirmeye yönelik hareketlerinin yeterli miktarda olmayışı tarafımdan eksi not aldı. Kendilerine rağmen ödül sunan isimler oldukça başarılı bir seçimle ortaya çıkmış olacak ki Kirk Dougles, Steven Spielberg, Sandra Bullock gibi isimler beni fazlasıyla mutlu etti. 
Oyuncu kategorilerinde adayları geçmiş yıllardan seçilen 5 farklı yıldız oyuncunun tanıtması eyleminin son bulması ve sene içindeki farklı türlerden filmlerin kolaj halinde sunulması olaylarının çıkarılması törenin sıkıcılığını az da olsa gidermeye yetti. Scenic transition dedikleri Gone With the Wind, The Lord of the Rings, Chinese Theatre, ilk yayınlanan Oscar töreni gibi Hollywood tarihindeki önemli noktalara ayak basan görseller oldukça başarılıydı. Bunlardan en görkemlisi ise şüphesiz Cate Blanchett’ın en iyi kostüm tasarımı ödülünü vermek üzere sahneye çıkarken onlarca ekrandan Lord of the Rings parlaması ve arkada filmin jenerik müziği oldu. Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 1 ve The Social Network’ü de içeren rap/dance/club müzikali de izleyenleri memnun eden bir diğer ögeydi.
Teması scenic transition’lardan oluşan 83. Oscar Ödülleri, görsel anlamda şu ana kadar izlediğim en muhteşem tören oldu, umarım bu scenic transition olayını abartmadan arada bir önümüze koyarlar. 3’ü Oscar olmak üzere toplam 7 ödül töreninde bana eşlik eden sevgili Emre Eminoğlu ve Tom Hooper’ın yönetmen ödülünü kazanması durumunda kendisine yemek ısmarlayacağımı söyleyip şu an doyurmam gereken bir karna sahip olan Onur Adıgüzel’e gecemi ayrı bir koldan güzel kıldıkları için teşekkür ediyorum. 
84. Oscar Ödülleri’nde daha iyi sunucular ve görsellikle istikrar görmek umuduyla…
Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending